Mahruti kavisler
mehsani — Cum, 29/02/2008 - 08:54
Gözlerimin içine bakarak konuşur
Ben beni anlayan hiç kimse yok! Derken.,
O benden akıllı, beni anlayan..,
Kanamalı yara olurum, devaya susamış
Acılarıma merhem sürülsün diye beklerken
Bir beyaz sayfa açılır, şemaili şerifi döktürür
Tevatürü menfiye çizer, kamış ve mürekkep
Şimdi boş bir bellekle, tek eldeyim tezat!
Hissediyorum, içimde bir şeyler var!
Fokur fokur kaynayan..,
Gözlerimin konduğu yerde., Parmak uçları
Yıldırım hızında çizgiler ve mahruti kavisler
Avucuna almış tutar gibi yıldızları, burçları
Şifacı, başını kaşımaya benden tırnak ister
Ve hala düşünüp dururken, nerem kaldı.,
Nerem kaldı diye yanmayan..,
Edibe laf kondururum,,
Acınmışlığımdan cesaretlenerek
Oysa baş okşayan el, kalem tutan el asıl mübarek
Öpüldüğünde., Taş kalpli vicdanlara bahar gelecek
Ve o zaman, âmâ goncayı güle açarken görecek
Ve o vakit, bakar mısın, var mı?
Yarası kanayan..,
İki sevgilinin buluştuğu an kutlu an
Güneş midir, ay mıdır, o an akıllarda tutulan
Geldiğinde, ateşe düşüp de yanmaktan kurtulan
İşte o an, bütün yüzlerin güldüğü, en mutlu an
Yetesiye., O kadar mukadderim ki.,
Varsa yoksa, halden anlayan...
...
- mehsani yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli




Son yorumlar
3 sa. 34 dk. önce
3 sa. 44 dk. önce
3 sa. 54 dk. önce
3 sa. 57 dk. önce
4 sa. 5 dk. önce
4 sa. 15 dk. önce
4 sa. 17 dk. önce
4 sa. 26 dk. önce
4 sa. 35 dk. önce
4 sa. 45 dk. önce