Devran Değişti
resul davutoğlu — Cum, 29/02/2008 - 11:34
YÖK Başkanı hedef. Bir kesim ona bilinçli bir şekilde yükleniyor. Yaptıkları kanunlara aykırıymış falan da filan.
Türkiye garip bir memleket oldu. Meclis kanun çıkarıyor. Bazıları uymuyor. Ya bu vatandaşa da sirayet ederse. Bir vatandaş kalkıp herhangi bir kanun için "bu eksik, beni bağlamaz, ayrıca yasayla tavzih edilmeli derse" ne olacak.
Garip vakaların şahidiyiz. Bir ses bandı ortalıkta dolanıyor. Eski bir YÖK Başkanına ait olduğu idida edilen kasette "Cumhurbaşkanına suikast iması ve Milli Eğitim Bakanı hakkında yakışıksız tabirler var." İşin ilginci Eski YÖK Başkanı çıkıp "o ben değilim" demiyor.
Son günlerde bu sabık başkanın yeni bir marifeti daha ortaya çıktı. Başörtüsüyle ilgili yasa çıktıktan sonra bütün rektörleri tek tek arayıp kanunu uygulamamalarını istemiş. Neye dayanarak böyle bir girişimde bulunmuş. Malum artık görevde değil. Sakın "biraderlik ilişkilerine dayanarak olmasın." Bu bazı üniversitelerdeki geri adımı da biraz açıklıyor. Biraderlerin "bu meşum yasağı kendilerine mesele yaptıkları, sürdürmek için ellerinden gelen çabayı sergiledikleri" iddiası var.
Gerçekten ilginç olaylar yaşıyoruz. Üniversiteler Arası Kurul toplandı. Beklenen kararı verdi. "Rektörlerden serbestiyet yasasını uygulamamalarını istedi." Bunun üzerine Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat bu kanuna açıkça karşı çıkan tavır hakkında savcıları göreve çağırdı. ÜAK Başkanı bu çağrıya ne cevap verse beğenirsiniz. Şöyle dedi. "Biz cumhuriyet rektörleriyiz. Onlar cumhuriyet savcıları. Görevimiz cumhuriyet korumak." Bu ülkede milyonlarca cumhuriyet vatandaşı da var. Bu mantığa göre cumhuriyete aidiyetini reddetmeyen hiçbir vatandaş hakkında cumhuriyet savcıları mahkeme açmamalı mı?
Kanunların üstünde kimse olamaz. Olmaya kalkışanlara kanun gereken cevabı vermelidir. Kendi başına buyrukluk sadece keşmekeş doğurur. İdare gerekirse elindeki yetkileri cesaretle kullanmaktan çekinmemelidir. Bu çağda yasalara karşı çıkmak büyük suçlardandır. Türkiye rektörler cumhuriyeti değil. İmtiyazları, Cumhuriyetin kendisi kaldırmış. Bu ülkede amir kuvvet biraderler de değil.
Bir komedi yaşanıyor. Dikkat çekici husus savcıların suskunluğu...
Türkiye üniter bir cumhuriyet. Eyaletleri yok. Milli Meclis'in çıkardığı kanunlar herkesi bağlar. Elitleri de, rektörleri de.
Rektörler yeni döneme alışmalılar. Eski derebeyi tarzıyla hareket etmek bitti. Millet tahtı vasilerden aldı. Kanunları kendilerine kılıç etme dönemi geride kaldı. Herkes artık sadece vatandaş…
Bu komedi son bulacak. Taşlar yerine oturacak. Hak sahipleri haklarına kavuşacaklar.
Kanunun uygulanmasını isteyen YÖK Başkanının kanuna aykırı davrandığı gibi akla ziyan suçlamalar milletin vicdanından gereken tepki ve tokadı aldığı gibi mahkemelerden de alacak.
Bu ülke artık fanatikler tarafından yönetilemez. Sekülerizmin fanatik müritleri şatolardan çıkıp gerçekleri görmek zorundalar.
Devran değişti.
- resul davutoğlu yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli




Devran...
Zehra Arslan — Cum, 29/02/2008 - 22:10Kapana kısılmış farenin feryadını herkes bilir....son çığlıklar, son akisler...zalimin devranı gün gelip elbette son bulacaktı ve de inşaallah öyle olacak...sabır ve dua...