Güçer Kafa yazıları
Sevdânın Başşehrine Mersiye
Güçer Kafa — Paz, 27/07/2008 - 05:05
Gece… İki hece… Renginde, bir siyah aydınlığın, mehtâb ile devşirilmiş âhı saklıdır… Neylesem de; neylerin sarmaladığı gece yarılarının bağrında, gamzede perdelerin ardından doğacak güneşin muştuladığı nâr sabahı saklıdır! Örtücülüğüne güvenen gecenin sesini dinlemek için, kaldırımlara kulak vermek icab eder. Vaktiyle mest olunarak atılmış adımların hatırasını saklayan kaldırımlara… Unutmadan selam vermek de lazım! Eyüp Sultan şadırvanına dalıp gitmiş bir bulutun, yâr semalarına sebil ettiği cân yıldırımlarına…
Ah Min-el Aşk
Güçer Kafa — Çar, 09/07/2008 - 07:45
Seni seviyorum…
Dağların, göklere duyduğu hayranlığa eş bir mavilikte; pınarların ağlayışından ilhâm almış bir kavalın yanık sesiyle… Kim ne bilsin ki; bende Mecnûn istidâdı var… Ve kim ne bilsin ki; sen Leylâ soylu bir peri, yangın yerine dönen gönlümün mahşerisin… Gözlerinde kıvılcımlaşan hislerimin, kelâma dar gelişinin ispatıdır bu iki kelime…
Seni seviyorum…
Sitemkâr Güzellik
Güçer Kafa — Salı, 01/07/2008 - 07:31
Kusura bakma İstanbul… Seninle aramıza bir hicran girdi bundan sonra… Şaire zûl gelen hayaline, bir güzelin çehresi karıştı neyleyim ? Neyleyim… Sana sakladıklarımı bir eşkıya talan eyledi…! Gönül adımlarım, bir meçhule doğru usul usul ilerlerken; senden alınmamış muradımı, sana bırakıyorum… Biliyor musun İstanbul; her sigaramı gönül ateşimle yakıyorum…?
Son Kullanma Tarihi Geçmeyen Dostluklara
Güçer Kafa — Paz, 02/03/2008 - 22:29
“Dost bî-pervâ felek bî-rahm ü devran bî-sükûn
Derd çoh hem-derd yoh düşmen kavî tâli' zebûn”
Fuzuli Dedemin şikâyeti ne kadar yerinde ve ne kadar eskimez… İnsanın keyifsizliği evvela dostlarının dostluk mucibince hareket etmekten uzaklaşmasıyla başlıyor. Yalnızlığın ancak Yaradan’a has olduğu şu fani âlemde dostsuz kalanların vay haline!
Hemen yüzünüzü buruşturmayınız. Bu bir şikâyet yazısı değildir. İç içe büyüyen halkalar misali genişleyen zamanın uzağına düştüğümüz vakitlerin söylettiği bir şarkıdan birkaç mırıldanış o kadar!
Portreler (I)
Güçer Kafa — Cts, 02/02/2008 - 00:00
Kuytu endişelerin, kâbus tahterevallisinde sallanışını seyrediyor bir adam… Tıraşsız yanaklarından bir hırpanilik süzülüyor… Ağız tadıyla yenilmemiş bir lokma gibi hürriyeti ayaklarına dolanıyor. Asap bozan bir rüzgâr savuruyor paltosunun eteklerini… Kime niçin, neye ne sebeple ya da her şeye kızgındır bilinmez… Üzerine her düşen kar tanesini eriten bir buhranın avucunda olduğunu ağzından kaçırıyor yüz hatları… İlle de gamzelerin bir dem mesken tuttuğu yanakları…




Son yorumlar
8 sa. 57 dk. önce
9 sa. 8 dk. önce
9 sa. 17 dk. önce
9 sa. 21 dk. önce
9 sa. 28 dk. önce
9 sa. 39 dk. önce
9 sa. 40 dk. önce
9 sa. 50 dk. önce
9 sa. 59 dk. önce
10 sa. 8 dk. önce