Bir dergi çıkarmak, bir dua etmektir
Alexandre Bey — Çar, 31/12/2008 - 14:44
Bir dergi çıkarmak bir dua etmektir diye başlıyor Selman Maltaş Kurtuba’ya. Aslında iki kocaman yıldır çıkardığı e-derginin kağıda dökülmüş hali bu dergi. Derledikleriyle, yazdıklarıyla, konuştuklarıyla, görüştükleriyle, şahitlik ettikleriyle Kurtuba şehrinin canlı arşivini kağıda döktü kısacası. Çok çalıştı şüphesiz. Kurtuba’da yürüdü evvela, gezdi, düşündü ve harekete geçti. Zaten aklı fikri edebiyatta, harekette, özeleştirideydi. Mütevaziliği ve devrimciliği, aşkı ve inancını paylaşmak istediği için dergi çıkardığını anlıyoruz.
Cümlelerin büyük, keskin ve sert olduğu bir dergi Kurtuba. Kıpır kıpır heyecan dolu. Başka bir dünyaya özlemin, varolan dünyanın eleştirisini yapıyor Kurtuba. Sevdalarımızı kalbimizin en derinliklerine ulaştırıyor, inşirah üflüyor ruhumuza.
İlk sayısında, Kadir Metin Akbaş’ın “Gerçeğe Sadakat Şerefimizdir” başlıklı Gerçek Hayat dergisi hakkında oylumlu bir yazısı var. Bu bildiğim kadarıyla Gerçek Hayat dergisi hakkında yazılan geniş kapsamlı ilk yazı. Yusuf Armağan’la “İttihad- İslam” üzerine yapılmış bir söyleşi, Molla Kasım’ın Barak Obama Hüseyin başlıklı düşündürürken tebessüm ettiren yazısı, Selman Maltaş’ın “Rasim Özdenören ve Ruhun Dirilişi” yazısı, Barış Öztürk’ün Guantonamo’dan Şiirler adlı kitap üzerine yazısı, Nihat Nasır’ın Kurtuba algısı üzerine Bir Gün Geleceğiz Yine başlıklı yazısı dikkati çekmekte.
Kurtuba’yı aldık, öptük ve başımızın üzerine koyduk. Çok sevdik.
*
*
Not: Çocukluğumdan beri bir sürü arkadaşım oldu, büyük bir çoğunluğu ile hala görüşüyorum. İyi birer arkadaştırlar şüphesiz. Ancak nedense büyük bir çoğunluğunun okuma eylemine mesafeli durmasını anlayamamışımdır. Belki de çocukluk ya da okul arkadaşlarımızı seçememekten kaynaklanıyor bu. Ancak, farklı kültürel ortamlardan tanıştığım arkadaşlarımın büyük bir çoğunluğu okumaya aşık kişilerden oluşuyor. Hepsiyle gurur duyuyorum. Dergi çıkaran, kültür sanat faaliyetleri ile uğraşan, televizyon programı yapan, yazan-çizen… Çok mesudum böyle arkadaşlara sahip olduğum için. Selman, Savaş, Kâni, Cesur, Faruk, Ali, Serkan, Yusuf, Salih, Kadir ve adları aklıma gelmeyen arkadaşlarım. İyi ki varsınız.
- Alexandre Bey yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- Rastgele Yazı



sonunda başardım:)
asude zeynep toprak — Paz, 22/03/2009 - 01:50geçenlerde kurtuba aldım :) bu bi ilkti, yani kurtubamın başına gelmeyen kalmadı...
ilk aldığım kurtuba, yeni camiide ikindi namazı sonrası yağmurunda kalan babam tarafından şemsiye ilan edildi.
ikincisi(ki hala sadece selman'ın kelamına bakabilmişken), ismet özel seminerinde kapıda beklerken üzerine kahve döküldü. (kahveyi döken de sonradan öğrendim, ibrahim tenekecii ile teşrif eden nedüü belirsiz adamdı,kırmızı gömlekli olan,şair olmadığına eminim)
üçüncüsü arkadaşımın kitaplığından çaldığımdı. haram dergi diye okumadım... çaktırmadan geri koydum(bari okusaydım ya)...
son olarak geçenlerde arkadaşıma aldırdım. günün eşref saatini yakalayıp okudum.
yeni sayıyı aldığımda da üzerinde piknik yapıp tiraj patlaması yaşatmayı planlıyorum :)
güzel dergi, yola devam....
http://www.oykuzen.com/
Kurtuba Yeni Sayı
Sayha — Cts, 21/03/2009 - 15:54Hakan Albayrak'la alakalı yazılar ve özel fotograflarla dopdolu bir sayı ile Kurtuba'nın ikinci sayısı yayınlandı... Fatih Mutlu söyleşisi hoş durmuş. Okuyun.
Duyrulur...
Endülüs Kurtuba'yı
Kâni Çınar — Per, 05/02/2009 - 23:29Endülüs Kurtuba'yı çağrıştırır... Endülüs acıyı, terkedişi, ayrılığı... Kurtuba vesilesiyle ağlamakla hemhal olmuş yüreğimizde üç Kurtuba hatırası, Endülüsle Alaklalı Üç Anedot kalmış. Paylaşalım ki Kurtuba'nın Duasına can-ı gönülden amin diyelim:
Endülüse Giriş: Cebel-i tarık boğazından geçerek Avrupa'nın batı ucuna ayak basan Tarık b. Ziyat, gemileri geri dönüşü olmasın diye yaktıktan sonra askerlerine şöyle hitap eder: "Önünüzde deniz gibi düşman,arkanızda düşman gibi deniz. Ya Allah için savaşıp şehit olacaksınız yada bu ülkeyi fethederek imar edeceksiniz." der. İslam askerleri Allah'ın yardımı ile şu anda İspanya ve Portekiz'in bulunduğu yerleri fethederek bu bölgede yaklaşık beşyüz yıl hüküm sürerler ve medeniyetler kurarlar. Endülüs Emevi devletinin sonunu saraydaki taht kavgaları hazırlamıştır.
Halife II. Hişam'ın Oğlunun Evlilik Şartı: Emevi halifelerinden Halife II.Hişam oğlu, Kurtuba' nın yetişkin, Kur'an'ı ezber bilen kızlarından biri ile evlenmek istediğini söylüyor ve kendisi ile evlenmek isteyenlerin, işaret olarak akşam kapısının önüne denizci feneri takmasını istiyor. Akşam görevliler şehirde 750 fener sayıyorlar. Bu kadar aday arasından tercih yapmanın zor olduğunu gören halifenın oğlu, ikinci bir şart daha getiriyor:
Adaylar, Kur'an'ın yanında İmam Malik'in Muvatta isimli eserini de ezber bilmelidirler. Tekrar tespit yapılıyor. Bu defa fa 500 civarında fener sayılıyor.
Yorum: O günkü şartlarda Kurtuba'da yetişkin kızların adedi bin civarında olmalıdır. Bunlardan hepisi de Halifenin oğlu ile evlenmek istemeyebilir. İstekliler arasında bu kadar büyük bir rakamın çıkması kadın erkek herkesin eğitim seviyesinin çok yüksek olduğunu gösterir. İmam Malik'in Muvatta isimli eseri, Altı sahih hadis kitabından biri olup üçbinden fazla hadis ihtiva etmektedir.
Endülüsten Çıkış: Avrupalılar büyük bir taarruzla Endülüs Emevilerini Batı Avrupa bölgesinden çıkarırlar. Son Endülüs Halifesi Endülüs'ten ayrılırken hıçkırıklara boğulur ve ağlar. Annesi ise "Ağla ağla! Dün erkekler gibi savaşmayan bugün kadınlar gibi ağlar" der.
Dergi güzel olmuş, Selman
cihad meriç — Per, 01/01/2009 - 21:59Dergi güzel olmuş, Selman Maltaş ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. İnşallah ben de bir kaç satır yazacağım dergi üzerine, yazamasam da Alexsandre bey yazmış gerekeni. Matbu dergi de farklı oluyor, açıkçası bizi imrendirdi. Selman, askerliğini yapta gel tembihlerimizi tutmadı ve dergiyi çıkardı; dergiyi gördükten sonra iyi ki bizi dinlememiş dedik.
sade bir muhabbet
Hayırlı olsun inşallah
canan — Çar, 31/12/2008 - 19:44Yayın dünyasına hoşgeldin hoşluklar getirirsiniz.Emeği geçen herkesi kutluyorum.
Daim olsun...
Hoşgeldin Kurtuba
Halid Aslan — Çar, 31/12/2008 - 14:50Biz de sen gibi mümtaz arkadaşları tanıdığımız, ortak paydalarda yürüdüğümüz, birbirimizi anladığımız ve birbirimize şahidlik ettiğimiz için son derece memnunuz. Allah'a daim hamd ediyoruz... Kurtuba'ya da "hoşgeldin" (tabi matbu haline) diyoruz.