Âh Filistin Vah Filistin!..
M.Nihat Malkoç — Çar, 31/12/2008 - 14:36
2008 yılını geride bırakmaya hazırlandığımız bugünlerde Filistin’de bir insanlık trajedisi yaşanıyor. Ölüm füzeleri Gazze’yi yine kan ve gözyaşı seline çevirdi. 19 Aralık’ta sona eren ateşkes sonrasında İsrailliler, Filistin’i ablukaya alarak üç yüzün üzerinde masum insanın ölümüne sebep oldu. 1967’deki meşhur Altı Gün Savaşlarından bu yana böyle ağır kayıplar doğuran bir saldırı gerçekleştirilmemişti. Binlerce Filistinli de bu saldırılarda yaralanmış durumda. İçlerinde çok ağır yaralılar da var. İsrail saldırıyı devam ettirme kararlılığında görülüyor. Zira yedek askerlerini de da savaşa çağırdılar. Buna bence savaş değil, ancak çirkin bir kuşatma veya saldırı denebilir. Çünkü İsrail’in karşısında donanımlı bir güç yok. Sapanla taş atan çocuklara sürekli modern toplarla karşılık veren İsrail askerlerinin çirkin yüzünü unutmadık. İsrail, bu bölgede barış istemiyor; kan ve gözyaşına doymuyor.
İsrail, sivil yerleşim yerlerini de bombalıyor. Masum, savunmasız insanları, çocukları, kadınları öldürüyorlar. Erkekçe değil, kalleşçe savaşıyorlar. Nefretin salyaları akıyor şom ağızlarından. Bir zamanlar Hitler tarafından soykırıma uğrayan İsrailliler, çektikleri acıları unutmuş gibi gözükerek bu sefer de kendileri Filistin kökenli Müslümanlara soykırım uyguluyorlar. Saldırganlıkta sınır tanımayarak adeta Hitler’e rahmet okutuyorlar. Bu davranışları Hz. Musa’nın öğretilerine uyuyor mu acaba? Tevrat’taki On Emir’i bile dikkate almıyorlar. Kendilerince kutsal sayılan Hanuka ve Şabat’ta bile ölüm mesaisine ara vermiyorlar. Demek ki lanetli İsraillilerin gözü, dinlerini bile görmeyecek kadar dönmüş.
Öte yandan bilindiği gibi İsrail kurulduğu günden beri ABD’nin küçük, şımarık çocuğu rolünü oynuyor. Sürekli ABD tarafından korunuyorlar. ABD her seferinde, İsrail’i kınıyor gibi görünse de gerçekte bu hainleri destekliyorlar. Özellikle Bush, İsrail’e büyük destek oluyor. Yakında Bush koltuğu Obama’ya devredecek. Onun için fırsat bu fırsat deyip Bush babaları gitmeden evvel bu kanlı saldırıyı gerçekleştirdiler. İsrail hükümetleri bugüne kadar, Filistin meselesini hep oylarını artırmak, halk nezdinde şirin görünmek için iç politika malzemesi olarak kullandılar. İsrail halkı da onları oyla ödüllendirdi. Ezilenler, horlananlar hep Filistinliler oldu. Acıyı onlar çekti, öz vatanlarında parya durumuna onlar düştü.
İsrail, Filistinlilere yönelik saldırılarını Hamas’ın taciz ateşleriyle ilişkilendiriyor. Bu gerçek dışı bir savunmadır, basit bir bahanedir. İsrailliler bu saldırılardan evvel de Gazze’ye yönelik büyük baskılar ve ambargolar uyguluyorlardı. Bugün Filistin’de sivil halk da öldürülüyor. Son saldırıların öğrencilerin okul çıkış saatlerinde başlatılması tesadüf değil. Fakat Hamas ve El Fetih’in de oturup mantıklı bir düşünmesi gerekiyor. Onlar da bin düşünüp bir hareket etmeliler. Zira bu bölge çok hassas bir bölge… Ateşle barut yan yana… En küçük bir tahrik hemen kıvılcıma dönüşerek bugünkü gibi acıklı ve berbat neticeler doğurabiliyor.
Osmanlı Devleti döneminde Filistinliler en güzel günlerini yaşadılar. Ne zamanki Osmanlı o topraklardan çıktı, işte o zaman Filistin’de hayatın tadı tuzu kalmadı. Filistin toprakları 104 yıldan beri işgal altındadır. İsrail, Filistin’de devlet terörü uyguluyor. İsrail askerleri en gelişmiş silahlarla çocuk, kadın, yaşlı demeden önlerine gelenleri öldürüyorlar. Osmanlı’nın şefkatine bütün dünya muhtaç… Fakat ne yazık ki zamanında kıymeti bilinmedi.
İsrail’in kalleş saldırılarından sonra Gazze ve civarı ölüm tarlası görünümünde. Her taraf ölü ve yaralılarla dolu… Çaresizlik, acı ve gözyaşı seller gibi. Hastanelerin morgları cesetlerle dolmuş. Yaralıların tedavisi için hastanelerde yeterli ilaç ve yetişkin personel yok. Ambulansların acı sesleri kulakları sağır ediyor. Fakat kör İsrailliler görmüyor, sağır İsrailliler duymuyor. Sanki her biri göğüs boşluğunda vicdan yerine taş taşıyorlar. İsrail’i anladık da peki İslam dünyası nerede? Hani Müslümanlar bir vücudun azaları gibiydi. Biri rahatsız olunca bütün bünye rahatsız olurdu. Bunu bırakın; Mısır, Filistinlilere sınırını kapatmış. Onları bombaların insafına terk etmişler. ‘Ölün ama bizim sınırlarımızdan içeri girmeyin’ anlayışındalar. Allah İsraillilere insaf, Müslümanlara basiret, Filistinlilere kurtuluş nasip etsin.

Gazze için Konya’da
cihad meriç — Çar, 31/12/2008 - 20:02Gazze için Konya’da düzenlenecek programlar ve KONYA SULTAN SELİM CAMİİ’NDE TEHECCÜD NAMAZI:
1 Ocak 2009 Perşembe/ Kayalı Park alanı/duyarlılığı artırmak için fotoğraflar sergisi.
2 Ocak 2009 Cuma / Şerafeddin Camii / Gazze ve tüm şehitler için gıyabi cenaze namazı.
3 Ocak 2009 Cumartesi / saat: 13:00’t /Karatay Medresesi (Rektörlüğün karşısı.) Yanından hareket edecek kayalı parkta son bulacak yürüyüş.
3 Ocak Cuma’yı- Cumartesi’ye bağlayan gece saat 04:00’de
4 Ocak Cumartesi’yi – Pazar’a bağlayan gece saat 04:00’de
5 Ocak Pazar’ı – Pazartesi’ye bağlayan gece saat 04:00’de
TEHECCÜD NAMAZI KILIP ARDINDAN RABBİMİZE DUA EDELİM.
sade bir muhabbet
...
Gül Çiğdem — Cum, 02/01/2009 - 17:15kaldığımız yurda duyurulmuştur..hatta afiş yapıp astım bile.
inşallah dikkat edip duyarlılık kazanırız...
d'li derviş
cihad meriç'e
Gül Çiğdem — Çar, 31/12/2008 - 21:48Allah razı olsun sayın cihat meriç...
konyalılara bu durumu duyurduğunuz için..geçtiğimiz cuma da kayalı parkta basın bildirisi yapmıştık dolayısıyla yürüyememiştik...lakin 3 ocakta olan yürüyüş için belirli bir saat yok mu?
harekete kaçta geçilecek bunuda bilirsek daha iyi olacaktır...
bilgiler için teşekkürler...
d'li derviş
Sizden de Allah Razı olsun.
cihad meriç — Per, 01/01/2009 - 16:11Sizden de Allah Razı olsun. Kayalı parktan yürüyüş Saat: 13:00’te başlayacak . Saati yazıyı hazırlarken bulamadığım için yazmamıştım. Konya'da böyle bir iletişimsizlik var. Birileri program düzenliyor kimsenin haberi olmuyor, belki de sadece konya için değil diğer iller içinde geçerli aynı problem ciddi bir iletişim eksikliği var.
sade bir muhabbet
teşekkür ederim...ben
Gül Çiğdem — Per, 01/01/2009 - 17:27teşekkür ederim...ben arkadaşlarıma bildireceğim..en azından iletşimsizliğin bir parçasını kırıp atayım...
selametle...
d'li derviş