Sayha Dergi

  • 100 türk büyüğü
  • kimdir, nicedir?
  • ara
  • İletişim
  • site haritası
Ana sayfa › Bloglar › Güçer Kafa yazıları

Son Kullanma Tarihi Geçmeyen Dostluklara

Güçer Kafa — Paz, 02/03/2008 - 22:29

“Dost bî-pervâ felek bî-rahm ü devran bî-sükûn
Derd çoh hem-derd yoh düşmen kavî tâli' zebûn”

Fuzuli Dedemin şikâyeti ne kadar yerinde ve ne kadar eskimez… İnsanın keyifsizliği evvela dostlarının dostluk mucibince hareket etmekten uzaklaşmasıyla başlıyor. Yalnızlığın ancak Yaradan’a has olduğu şu fani âlemde dostsuz kalanların vay haline!

Hemen yüzünüzü buruşturmayınız. Bu bir şikâyet yazısı değildir. İç içe büyüyen halkalar misali genişleyen zamanın uzağına düştüğümüz vakitlerin söylettiği bir şarkıdan birkaç mırıldanış o kadar!

Başucumdan ayrılmayan kitaplarım ve ihtiyar sazımın kıskanmasına sebep olsa da dost mevzu bir başka seyreder gönül hanesinde… Dost varsa dağlar yol olur yürüyene… Dost payesine layık gördüklerimiz bilip de bilmemezlikten gelseler de bu böyledir her daim… Kusurun kusur olmaktan çıktığı yerde başlar dostluklar… Ve itimadın zirvesine doğru kıvrılıp giden bir keçi yoludur dostluk…

Kimi zaman yolların çatallaştığı yerde bir ayrılık düşer hissemize… İrtibatın koptu sanıldığı lakin hakiki manada bağlılıkların demlenerek kıvam bulduğu bir süreçtir yudumladığımız. Mevsimlerin birbirine nöbet devredişi gibi her muhabbet, safha safha kıymetini ötelere taşımak adına bölünerek büyür gider. Tıpkı şahikadan yuvarlanan bir kartopunun düzlüğe varana dek bir çığ oluşturması gibi… Veya bir goncanın bağrını yırtarak gönle reha bırakan bir gülü azad etmesi gibi…

Çok defa sormuşumdur kendi kendime… Muhabbet divanında rüştünü ispat eyleyen dostlarım olmasa idi… Bu aziz ve çileli imtihanı veremeyenlerin haline bakıp da insanlardan sıdkımı sıyırmak zorunda kalmaz mıydım? Feleğin baş döndüren hızına inat ruhumun koordinatlarını sabitlediklerim olmasa… Herhalde dünya pek bir boş olurdu.

Rüştünü ispat etmek dedim. Bu hususu biraz açmalı… Gönül sarayımızın kabul salonunda bekleyen kalabalıkların uğultusu, kaygılarımızın mermer duvarında çınlarken… Zaman adlı ihtiyar mabeyinci, elinde ceviz asası ile ikrarın sisli kapısında belirdiğinde…
Kaderin sual edişi karşısında tutumlarını merak içerisinde beklediklerimiz… Dost rütbesine sahip olabilecek mi diye gri zeminlerde düşündüklerimiz… Hiç olmadık yerde olmadık bir tarz-ı hal ile bizleri hüsrana uğrattığında… Nasıl da içimiz burkulur değil mi?

Hani kimi filmlerde rast geldiğimiz bir sahne vardır. Filmin kahramanı büyük bir kaza geçirir ve yoğun bakıma alınır. Yakınları yoğun bakım odasının önünde kaygıyla bekleşirler. Sonra doktor sahneye çıkar ve hasta hakkında yakınlarını bilgilendirir. Şöyle der: “Tıbbi olarak elimizden gelen her şeyi yaptık. Hasta hayata dönmek istemezse yapacak bir şey yok.” İşte dost rütbesi almaya namzet arkadaşlarımızın hali de bu yoğun bakımdaki hastalara benzemekte… Dost payesi almayı arzulamak ve ona göre bir duruş sahibi olmak! İşte bütün mesele burada düğümleniyor. Fakat ne yazık ki pek çoğu rüştünü ispat edemeden kayıplar hanesinde yer alıyor.

Bir de… Dostluklarının son kullanma tarihi çok kısa olanlar var. Pazara değil mezara kadar mantığıyla hem dem olmuş dostluk kavramının içinin boşaltıldığı bu tip vakıalarsa canımızı sıkmaya yetecek kadar kara! Dostluk mevzu kılıçtan keskin kıldan ince… Her neresine baksak bir ayrı yara…

Bu olumsuzlukları söyleştik diye canımızı sıkmayalım. Çok şükür ki candan özge bildiğimiz dostlarımız da var. Ama sayıları çok az diyebilirsiniz. Sayıca azlık kıymetin işareti değil de nedir efendim! Düşünsenize… Dünyanın en paha biçilmez eserleri tek ve bir daha yapılamaz olduğu için kıymetlidir. Az ama öz dostlarınızla övünün… Kardeş bilmenin töresince muhabbetinize muhabbet ekleyin… Çünkü devir öyle bir devir ki… Dosttan gayrı hem derd olacak kimse kalmamış…

Sözü şiirin diliyle bağlayalım…

Nice dostsuzlar gördüm gölgesiyle kavgalı…
Nice dostu yitirdim nefsi oyunlar içre…
İtimat yeli yoksa cümle umman dalgalı!
Bayâtîyem yürürüm yolum mayınlar içre…

Eklenme Tarihi: 09-01-2008

  • Kişilere Dair
  • Güçer Kafa yazıları
  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
  • Rastgele Yazı

bu dostluklar

Bilal Can — Pzt, 03/03/2008 - 12:46

bitmez elbette miladı dolmuş miad gülümselemer. Baki kalan hoş bir sadadır bu kubbede.

http://www.blogcu.com/suskunadam

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Benzer Yazılar

  • Sanatkârın Sanatı…
  • Yahya Kemal'de Hayâl
  • “Ârif Nihat Asya İhtişamı”
  • Trabzonlu Edebiyat Tarihçisi Nihat Sami Banarlı
  • Uzaklarda Bir Yerlerdeyim

Kategorilerden

Gonca Hür Tefekkürün Kaleleri Kişilere Dair Tanıtılanlar Gülü Gülle Tartarlar Hüzün Alanı Zamana Dair Hakikat Hikayet Kimdir Nicedir Haberdar Düş Vakitleri Yürek Yarası Şiir Makamı Makamı-ı Dikkat Söz Ola Berceste İçe Dönüş Ümidlere Dair Güncel Hay Sızı Ümmet Coğrafyası Tefekkür İz Bırakanlar Gelişi Güzel Kara Kalem Yazıları
tamamı

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderiler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • İletişim
  • Kategoriler

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeniler

Şu an 0 üye ve 3 misafir çevrimiçi.

Duyuru - Etkinlik

- 1 ocak temrin 2009
  • - Minare Dergi-3
  • - CAFCAF'ın konyaya bir jesti : Cafcaf Kitap Cafe
  • - İHH Gazze İçin Acil Yardım Kampanyası Başlattı
  • - Gazze yanıyor!..
  • ... Devamı
  • Kapı Komşusu

    Cemaat

    Anket

    Sayha'ya nasıl ulaştınız?:

    Son yorumlar

    • CafCaf'ın Konya'da açılan
      9 sa. 9 dk. önce
    • Akıl tutulması...
      12 sa. 4 dk. önce
    • ...
      12 sa. 16 dk. önce
    • son kez bak, ama bu defa
      14 sa. 44 dk. önce
    • Güzel bir eser, hoş bir
      14 sa. 56 dk. önce
    • Yaşanmış masallar da
      15 sa. 31 dk. önce
    • Savaşlar hep mazlumlar
      15 sa. 45 dk. önce
    • kerbela...
      17 sa. 37 dk. önce
    • çaylar şirketten sanıyordum
      1 gün 12 sa. önce
    • Muhabbetle...
      1 gün 13 sa. önce

    Dostlarımız

    • Dostlar
    • Bunlar da Dostlar

    Hakan Albayrak
    Tarık Tufan
    Cemaat
    Kurtuba
    Kâinata Mektup
    Pata-Gonya
    Minare Dergi
    Rûh-i Gusül...
    Arşivdesiniz
    Dünya Bizim

    Kocaman Yazarlar

    • Bekir Fuat
    • Muhteşem Mollamız

    Bekir Fuat her hafta bizimle... Bekir Fuat her hafta bizimle... İsterse olmasın... Kendi bilir, şapkasız resimleri var elimizde, hatta 48 numara çıplak ayakları ve daha neler, neler... Bilmeyiz yani.

    Gözdeler

    Bugün:

    • Manifesto (Filistin İçin)
    • Gazze yanıyor!..
    • CAFCAF'ın konyaya bir jesti : Cafcaf Kitap Cafe

    Son görüntülenme:

    • Ne Zaman Düşlere Dalsam...
    • Bir Damla Düşüyor
    • Dünya Evi Ve Esaslı Bir Bağ Olarak Yüzük

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2008

    • 100 türk büyüğü
    • kimdir, nicedir?
    • ara
    • İletişim
    • site haritası