Sayha Dergi

  • söz makamı
  • 100 türk büyüğü
  • kitap makamı
  • site haritası
  • ara
  • İletişim
Ana sayfa › Bloglar › Bilal Atış yazıları

Çağlayan Düşleri

Bilal Atış — Çar, 07/01/2009 - 14:22

Allah’a hamd olsun, soğuk ve yağışlı bir Pazar gününü evimde ailemle birlikte geçirmeyi nasip etmediği için. Az ötemizde Gazze’de üzerlerine bombalar düşen kardeşlerimizin kederine ortak olmak için Çağlayan Meydanındayım. Üzerime yağmur taneleri düşüyor. Beynimden çıkan öfke ateşini söndürmeye kifayet etmiyor yağmur taneleri. Yağmur altında sloganlar atılıyor. Elimde mazlum bir ulusun bayrağı var. Gururla sallıyorum. Acılarımı, öfkemi savuruyorum binlerce kardeşimle beraber Çağlayan Meydanına. Filistin bayrağıyla beraber gözyaşlarımı savuruyorum havaya, karışıyorlar yağmur damlalarına. Bütün meydan Filistin bayrağının renklerine bürünüyor, yağmur yağıyor üzerimize ıslanıyoruz. Bulunduğum yerde bacılar, kardeşler tek bir nefes tek bir ses; “Filistin bizim canımız, feda olsun kanımız”

Bir mitingi bile gölgelemeye çalışanlar geliyor aklıma. Kardeşlerimiz için bir “buradayız Gazze” mesajını gereksiz görenler var. İçimizdeler; müslümanlar(!) namazdalar(!) camideler(!), bir milyon değil on milyon kahrolsun dese İsrail kahrolmayacak diyorlar. Senelerdir bağırıp çağırıyoruz, ne oldu diyorlar. Aklıma geldikçe bu uyuyan müslümanlar daha bir hırsla bağırıyorum; “kahrolsun İsrail, kahrolsun İsrail”

Bizim bağırmamızla İsrail kahrolmuyor ama Çağlayan Gazze’ye umut oluyor, moral oluyor. Şeytan yine en mantıklı yollardan yaklaşıyor. “ Bu yağmurda gitsen ne olacak, sen gitmesen meydan boş mu kalacak?” şeytana inat Çağlayan’dayım, İsrail’e inat, içimizde barınan İsrailli işbirlikçilere inat, dostluk gurubu kurup ayeti kerimelerin hilafına yahudiyi dost tutanlara inat gittim. Hesabını verememekten korktum bir de, yarın yüce Mevla sormaz mı;“ailen vardı, borcun harcın vardı, anan vardı… hadi cepheye gidemedin. Birkaç saat benim rızam için Çağlayan’a neden gitmedin?” Bu sorunun cevabını asla veremezdim. Şimdi Çağlayan’dayım, binlerce yürek hep bir ağızdan haykırıyoruz öfkemizi;“Allahu Ekber, Allahu Ekber; Kahrolsun İsrail…”

Ellerimle oy verip Ankara’ya gönderdiğim insanlar geldi aklıma. İsrail ile dostluk dernekleri kuran, benim vergilerimle maaş alıp da İsrail’e ihaleler veren paşalar geldi. Daha bir öfkelendim. Etrafımda dolaşan kuklaların yerinde içimizde barınan hainleri tasavvur ettim bir ara. Allahu Ekber.

Başkalarından bir şeyler beklemek herhalde en kolayı. Neden Araplar uyuyor, neden İran vurmuyor, neden batılı güçler dur demiyor, neden neden… sonu gelmeyen nedenler girdabında boğulduğumu hissediyorum. Meydan daha bir kalabalıklaşıyor. Gazze’den gelen bir kardeşimizin hitabı tercümeye gerek kalmadan delip geçiyor yüreklerimizi. Nedenler girdabından kurtaramıyorum kendimi.

Neden İsrail ve yahudi menşeli mamulleri tüketmekten bir türlü vazgeçemiyoruz? Neden Siyonistlerin emrinde olan medyayı tepetaklak edemiyoruz? Neden ordumuz bir şeyler yapmıyor? İki savaş gemimiz Gazze açıklarında görünse İsrail kendisine çeki düzen verir diye düşünüyorum. Neden koca İstanbul’da bu mitinge üç beş milyon inanmış adam gelmez diye geçiyor aklımdan. Nedenlerin arkası gelecek gibi gözükmüyor. Suçu başkalarına atmak çok kolay gerçekten. Arapları ihanetle, uyuşuklukla suçlamak, Siyonist emelleri tesis etmek için kurulmuş BM den medet ummak, nerede abede, nerede Rusya demek gerçekten çok kolay. Sen nerede, ben neredeyim?

Gazze’de kan akarken, meydanlarda inanan insanlar feryat figan ederken televizyon ekranlarında şarkılar türküler gırla gidiyordu. Olaylara duyarlı dört ya da beş kanalın dışında onlarca kanalda saçma sapan yayınlar tüm bir akşam boyunca sürdü. Ve izledik bu kanalları, Gazze’de kardeşlerimizin üstüne bombalar yağarken, ölenle ölünmüyor mantığıyla evlerde vur patlasın çal oynasın, sonra mangalda kül bırakmayan ümmeti Muhammed.

Acılara merhem olmak, acıya zulme dur demek en güzelidir ama acıları paylaşmak geliyorsa elimizden bunu bari yapalım. “acı çekmek özgürlükse özgürüz ikimizde.” Güzel bir dizedir hep dolanır dilime. Acılarımızın, öfkelerimizin üzerine basarak bizimle dalga geçenlere artık yeter diyelim. Biz gözyaşlarımızı yüreklerimize akıtırken; şarkı türkü çalanlara, İsrail şöyle haklıdır, Hamas suçludur edebiyatı yapanlara, olaylara Türkiye’nin meselesi değildir zihniyetiyle yaklaşanlara yeter diyelim.

Soğuk ve yağmurlu bir pazar gününde Çağlayan Meydanı’nda on binlerce kardeşimin ve bacımın öfkesiyle ısındım, hiç üşümedim. Teşekkürler Çağlayan.
İstanbul, Saadet Partisi, Hilal TV., TV5,
Cansuyu, İHH, … teşekkürler.
Filistin’in, Gazze’nin ve tüm mustazafların acısını yüreklerinde duyanlara
Teşekkürler.

Bilal Atış
b.atis73@gmail.com

  • Ümidlere Dair
  • Bilal Atış yazıları
  • yazıcı sayfası
  • gönder
  • Rastgele Yazı

eylem

Janserey Tuana — Çar, 07/01/2009 - 19:59

Bismillahirrahmenirrahim
Eylemlerde çok sık bulunmuş biri olarak söylüyorum." Allahuekber, Lailahe illallah" diye haykırmakla bitmez bu iş! Bu onun görsel yanı.
Eylem sadece Çağlayan'a gitmek de değildir.

Bir müslümanın kendisini silkelemesi bile bir eylemdir.
Kendisine gelmesi bir eylemdir.
Kendisiyle yüzleşmesi bir eylemdir.
Kur'an'a daha sıkı yönelmesi bir eylemdir.
İnsanlara Filistin davasını anlatması bir eylemdir.
Eylem sadece meydanlara çıkmakla kısıtlanmamalı yani. O meydanlar... Meydanlarımız... bir uyanışa vesile olamıyorsa orda perişan edilmiştir 'zaman'... Umarım dirilişimiz "şimdi" olur.

Bu da güzel bir eylemdir

Halid Aslan — Per, 08/01/2009 - 15:00

Müslüman futbolcu Frederic Kanoute attığı golden sonra İsrail'i binlerce kişinin önünde protesto etti.

Kanoute, dün akşam oynanan İspanya Kral Kupası mücadelesinde Deportivo de La Coruna'ya gol attıktan sonra, formasının altında "Filistin" yazısı bulunan siyah tişörtünü seyircilere gösterdi.

en büyük eylem budur

ismail okutan — Per, 08/01/2009 - 10:53

Sevgili kardeşim tuana, meydanlarda yapılan eylemleri , mitingleri küçümsemeyelim lütfen, bu mekke ye dönen müslümanların halvele yapması gibidir, ilk müslümanların yeni inen ayetleri gidip kabenin önünde kafirlerin yüzüne karşı okumaları gibdir. Ben varım, buradayım, bu davayı, bu müslüman halkı destekliyorum, yanındayım, sonuna kadar da savunacağım demektir. Kendimizi silkeleme, kendimize gelme, kendimizle yüzleşme ancak bu ve benzeri eylemlerle olur. Oturduğumuz yerde nasıl silkeleyecez kendimizi. Ne yapacaz da kendimize gelecez.? Bu zaman da yani bu olay karşısında yapılacak en iyi eylemlerden biri sessiz kalmayıp tepkimizi ortaya koymaktır, değil mi? Ötesi de var, omalıdır ama şimdi yapabildiklerimizden birisi de budur. Allah zulüm karşısında direnen, dilsiz şeytan olmayan müslümanlardan eylesin bizi.

Baki selamlar,
İsmail Okutan-Samsun

.

Janserey Tuana — Paz, 11/01/2009 - 23:54

ismail bey, küçümseyen yok elbette. hele ki eylemlere katılan ve katılmayı teşvik eden biri olarak söylüyorum.
salt eylemlerle yetinmememiz gerektiğini vurguladım. böyle bir anlayış var malesef. " eylem" tabirini de genişletelim diyorum; hayattaki tatbikatımız açısından.

dua ile...

...

canan — Çar, 07/01/2009 - 19:53

Bu toplantıya katılan veya katılamayıp canu gönülden destek veren bütün mu'min ve mu'mine kardeşlerimizden Allah razı olsun.

Benzer Yazılar

  • Birileri olmalı hayatımızda
  • Bitmedi
  • Bize Biraz Cesaret Lazım
  • Takrir ve sükün
  • İbrahim Makamı

Gezinti

  • Son Gönderiler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • Komşularımız
  • Fotografhane
  • Kategoriler
  • İzlence

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Rastgele

  • İçerik
  • İzlence

  • Değirmen Dergisi 16. sayısı Kapak dosyası “Postmodernizm”
  • Genç Kardelen, Çanakkale !..
  • Doğumda Ölüm Kokusu
  • 7ediiklim Erdem Bayazıt Özel Sayısı
  • Hece'nin Mart sayısı
  • Şiirde Anlam Arayışları
  • Okumak Üzerine
  • Düşünmek onunla el ele yürümeyi denemek!
  • Toplum Mühendisleri Yine İşbaşında
  • Gelişine Pervane Yıldızlar

Fotografhane'den

Mescd-i Nebevi

Duyuru - Etkinlik

  • -"Biz İsrail’i suçlayanlar
  • -"Ne Bahar Kaldı, Ne Gül" Konuşma
  • - ''İkindi Yazıları yeniden tıpkıbasım olarak yayımlanacak''
  • ... Devamı
  • Gözdeler

    Bugün:

    • Nevbahar
    • 100 Türk Büyüğü
    • Dost'a Mektuplar

    Son görüntülenme:

    • Deliliğe Övgü
    • Rahmeti Gazabını Geçen Allah'ım
    • Yeni Şafak'ın bir çuval incirle imtihanı (Bilmemkaçıncı perde)

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2010
    Gizlilik ve kullanım şartları

    • söz makamı
    • 100 türk büyüğü
    • kitap makamı
    • site haritası
    • ara
    • İletişim

    @ İktibas - Yazılar için kaynak belirtirseniz acayip memnun oluruz.