Siret-i Meryem (Cennet Kadınlarının Sultanı) / Sibel Eraslan
nur zelal — Cts, 24/01/2009 - 08:32
“Zeytine ve Tur dağına yemin eden Rabb,
Filistin’in kızlarına en çok yakışan giysi olarak
anneliği işaret ederdi.Zeytin ağacı kadar sabırlı
Ve zeytin ağacı kadar bereketin timsaliydi Filistinli kadınlar”
-ve hep öyle olmaya devam edeceklerdir-
Yetim bir seyyahtır Merzanguş. Görevi;şimdiye kadar el değmemiş,sırrının gölgesinde yitip gitmemek adına dile gelmemiş lâl bir hikayenin zor koridorlarında yol almaktır.Peşinen kabul etmiştir oysa, harflerinin “sevgili” olan Meryem’i anlatmakta kifayetsiz kalacağını.Peşinen boyun eğmiştir yazgısına: “Bu senin Meryem’indir. Göklerden inen değil…”
Filistin kadınlarının sırtını dayadığı,sabrının kaynak suyu,metanetinin anahtarıdır Hz.Meryem.Ki annesi Hanne gibi tüm Filistinli kadınlar yün eğirmekte ustadırlar. “Onların asırlık sabırlarının alınyazısı gibi”dir der yazar bu maharetin gizine göndermede bulunurken ve ekler “sabrın ipini bugün olmuş hala filistinli kadınlar eğiriyor.”
Uzun yıllar çocuk özlemlerini sabır ve şükürle yoğuran İmran ve Hanne’ye Yaradanın bir hediyesidir Meryem.Kısırlık dedikodularını halkın kulağına fısıldayan “Beyt-ül Mukaddes’in ulu pirleri”nin yüzlerine bir tokat gibidir Meryem’in müjdesi;dünya kadınlarının gözdesi ve önderinin gelişi.
Yazgısı baştan zorlu yazılmıştır Meryem’in,yürüyeceği yol bütün alışkanlıkları tersyüz edecek işaretlerle doludur.Beyt-ül Mukaddese adanan ilk kız çocuğu…Kınayıcıların kınamasına karşılık Meryem “adanan”dır.Ve O “hiçbir erkeğin yapamayacağı bir şey yapacaktı;bir çığır açacaktı,sonradan gelen tüm çilekeşlere nur olacaktı”karanlıktan aydınlığa çıkaran bir nur…Hep “yüzünün bir yanıyla gülerken,diğer yanıyla ağlıyor gibi” bakacaktı. Bir yanı umudun diğer yanı hüznün adresi olacaktı.
Onun adı Meryem’di: “İbadet eden,Allah’a kullukta ileri giden,gayretli kişi demekti Meryem.”Korunmuştu ve hep korunacak olandı.
Kitabın en sarsıcı yeri,kuşkusuz Hz.Meryem’in İnzivasına şahitlik eden yedi kapılı mihrabın hikayesidir.Anlatım öyle coşkulu ve sahicidir ki,sanki her bir kapı açıldığında adımlarınız yüreğinizin hızıyla yarışır,her vuslat bir uçurum kıyısından çekip çıkarır sizi. Dünyanın tüm dağdağasından öteye savuran ve dağıtan bir tablodur karşınızdaki.Hz. Meryem’in kadınlarından olmayı dilediğiniz müstesna bir diz çöküş ayinidir yedi kapılı mihrabın hikayesi.Son kapının, “SIRR”kapısının ardında kaybedersiniz benliğinizi ve “Sevgili” Meryem’inizi.
Mihrapta yeni bir mucize sizi kendinize getirir.Sonradan gelenin habercisi,bir nefes,bir ruh,kutsanmışın içinde büyüyen bir Peygamber : Hz.İsa….
Serüven en çetrefilli mecrasına doğru sürüklenrken “uzak”taki Meryem’in yaşadığı sınavı tek bir cümleyle beyninize nakşeder Eraslan : “Erlik bir sıfattır,öyle kadınlar vardır ki Er’dir dedirtecek bir sınavdı Meryem’in yaşadığı tarihi sınav.”
İlk olarak bir melek tarafından tebrik edilen bir annedir Meryem,yavrusunun üstüne titreyen tüm annelerin yüreklerinin attığı yerdir Meryem’in kalbi.
“Babasız bir çocuk…”Üstelik O bir Peygamber…
Kalpleri mühürlenmiş,hayatın cazibesine kapılmış Kudüs’ün ekabirlerine bundan daha ağır bir darbe olabilir mi? “Neden biz değil de O” enaniyetine kapılmış ulular bırakır mı yakasını Meryem’in ?Sonunda dile gelen bir çocuk bile kalplerdeki bukağıları sökmeye yetmez.
“Kelime”sini sımsıkı kucaklayan Meryem,bir daha dizinin dibinden hiç ayırmayacaktır oğlunu.Zira O, “insanlığın yakasına takılmış bir onur nişanıydı”der Eraslan.
Şimdiye kadar böyle derinlikli yazılmaya cesaret edilememiş,dile gelip te kalemin gölgesine düşmemiş bir hikaye daha güzel nasıl anlatılabilir ki?...
Bir yetim seyyahın gözlerinden yüreğe ıpılık akıveren,aktıkça coşturan,şaşırtırken ağlatan,umutlandıran,müjdeleyen ve asla yalnızlığı inanan yüreğe yakıştırmayan muhteşem bir başucu kitabıdır Siret-i Meryem ve yürekten bir teşekkürü hakeden dosdoğru bir kalemdir Sibel Eraslan.

filistinli kadınlara daha yakından bakmak isterseniz
Zenan Sude — Pzt, 09/02/2009 - 05:38Özellikle bu günlerde Filistin’in havasını ciğerlerinize çekmek, Filistinli kadınlara daha yakından bakmak isterseniz Siret-i Meryemle başlayabilirsiniz bu yolculuğa.
Kadınların ruh iklimini değiştirecek olağanüstü bir kitap olduğunu söyleyebilirim; eklemeden geçemeyeceğim bu kitaptan sonra idolünüz olan kadınlara veda edebilirsiniz.
Sevgili Nur Zelal belki de bu HARİKA tanıtıma ilk yorumu ben atmalıydım. Kitabı ilk çıktığında aldım ve okudum hatta Sayha’da tanıtmayı çok istedim ancak uzun bir yolculuğa çıktığım için bu fikri bir süre erteledim. Sandım ki kimse tanıtmaz bu kitabı ve anladım ki sanmak kocaman bir yanılgıymış. Benim çıkaracağımdan daha iyi bir iş çıkardığınızı kesinlikle söylemeliyim.
Bize bu eşsiz eseri armağan eden Sibel Eraslan’ın namı diğer Merzanguş’un bereket kaleminden hiç eksik olmasın.
Kaybolmayın yine de...
nur zelal — Pzt, 09/02/2009 - 16:14Sevgili Zenan,sizi ender olarak misafir ediyor olmak üzücü.-bu arada ev sahipliği vasfını kendime yakıştırmak cüretkârca oluyor ama-
İnzivanıza bizi de misafir ederseniz zenginleşeceğimize olan inancım tam.
Siret-i meryem'e aynı pencereden bakmışız sizinle.Direncin ve sabrın insanı ve özelde kadını anlamlandıran ve anlatımıyla gerçekten ufkumuzu derinleştiren bir mahiyeti olan bu özel esere sadece değinebildiğimi düşünüyorum ucundan kıyısından.Övgüleriniz için gerçekten minnettarım. Kitapların ruh dünyamızda estirdiği fırtınalara değmek için en çok,"Kitap Makamı" köşesini sabırsızlıkla bekliyor olacağım.
Sevgi ve dostlukla...
Küçük bir başlangıç...Üst
Halid Aslan — Pzt, 09/02/2009 - 18:26Küçük bir başlangıç...Üst menülerden sondan ikinciye bakınız... ya da direkt şu adresi tıklayınız:
http://www.sayhadergi.com/forumlar/kitap-makami
Şiir gibi bir tanıtım olmuş,
Gül Çiğdem — Paz, 08/02/2009 - 16:15Şiir gibi bir tanıtım olmuş, öncelikle bunu dile getireyim.
Sürekli kitapçılarda ikamet ettiğim için her daim karşıma çıkan ve cazibesi olan bir kitaptı.
Konu zaten muazzam. Ona laf etmeye ne hacet.
Ben kitap alma limitimi bir süreliğine doldurduğum için arkadaşım ben alayım kitabı benden oku demişti ve bu sebeble alamamıştım. İnşallah yakın bir zamanda okumaya başlıyacağım. Bir de bakarsınız ben de bir şeyler karalamış olurum kitap hakkında.
İşte o zaman bu kitapla ilgili daha derinlikli değerlendirme yapabiliriz sizinle karşılıklı Nur hanım.
Tanıtım için size müteşekkirim efendim...
Selametle.
d'li derviş
Kitabın hissettirdikleri...
nur zelal — Paz, 08/02/2009 - 16:43Teknik anlamda bir kitap nasıl tanıtılır?Bunun argümanlarına pek sahip değilim.Bu yüzden sadece kitabın yüreğimdeki yankısını kağıda dökmeye çalıştım.Teşekkür ederim öncelikle.Bu kitabı okuduktan sonra üzerinde konuşulacak o kadar çok satırbaşı oluştu ki zihnimde,bunları değerlendirebilmeyi ve belki kaçırdığım satıraralarında dolaşabilmeyi elbette isterim sizinle.Önemli bir başucu kitabı olduğu muhakkak.Bir dostumun bana çok çarpıcı gelen tespitini paylaşmak isterim bu arada.Hz.Meryem bize böyle derinlikli anlatılabilseydi belki özellikle büyüme evrelerimizde,kadınsı zaaflarımızın çok ötesinde hayatımıza daha farklı anlamlar yükleyebilirdik demişti.Çok önemli bir kilometre taşı,hayatımızda ve belleklerimizde fazlaca yer tutmadı oysa.Eraslan bu anlamda çok değerli bir misyon yüklenmiş ve bence bunun hakkını da vermiş.
O halde bir an önce okuyun bu kitabı Gül Çiğdem.Hatta Sayha takipçileri olarak bir köşe oluşturalım ve mutabık olduğumuz bir kitabı aynı anda okuyup sıcağı sıcağına bir değerlendirme yapalım karşılıklı.O zaman çok daha kalıcı bir zihin hareketliliği oluşuyor.
Sevgiler Gül Hanım...
Zaten bu tanıtımın yürek
Gül Çiğdem — Paz, 08/02/2009 - 16:49Zaten bu tanıtımın yürek derinliğin gelen samimi bir içeriği olduğu belliydi. O sebeble şiir gibi oldu dedim. Teknik olarak daha fazla içerik barındırması gerekirdi ama samimiyet ve hisler bizim için en azından benim için liste başıdır. Tekrar teşekkürler.
Bu arada fikrinizi çok sevdim ve benimsedim. Bir kitap kulübü tarzı bir bünye oluşturabilir. okunacak ve tartışması yapılacak kitap önceden belirtilip okumaya gücü yetenler okuyup kitapla ilgili satırbaşları tartışılabilir. İnanın çok besleyici olurdu bu durum.
Ben varım her daim:)
Konya'ya döneyim ilk işim Siret-i Meryem'i okumak olacak. Bu fikri ilk biz gerçekleştirelim Nur Hanım.
d'li derviş
Sayha, her imkanıyla hazır ve
Halid Aslan — Paz, 08/02/2009 - 18:52Sayha, her imkanıyla hazır ve nazırdır. Neyi, nasıl yapmak istediğinizi, ne olması gerektiğini beyan edip yola koyulun Sayha sizle inşaallah...
Mesela şöyle bir teklifle biz gelelim önce:
Forum bölümümüzde "Kitap Makamı" açalım... Alt başlık olarak okunacak kitabımızla ilgili "tanıtım" girelim. Yorumlarla okuduğumuz kitabın bize ne anlattığından, ne kaldığından, neyi nasıl aldığımızdan bahsedelim. Bir kritik olmasa da bir bakiye sorgusu yapalım...
Ne dersiniz Sayha ahalisi?
Sayhasız bir gün
Zenan Sude — Pzt, 09/02/2009 - 06:19sayha'dan 1 gün ayrı kalabilme yeteneğine sahibim yönünde kullandım oyumu.
tv ve internetten, hatta insanlardan günlerce uzak kalabilme yeteneğine sahip olduğum için,
Üstad Cemil Meriç'in fethedilecek tek ülke vardır: kendin. Sözünü rehber edindiğim ve sıklıkla içsel yolculuklar yaptığım için,
günlerce sadece kitap okuduğum için ve "Sessiz kal ruhum, bırak yetinsinler göründüğün kadarıyla" sözünü hayata geçirebildiğim için ayrı kalabiliyorum Sayha'dan.
ANCAK Kitap Makamı ve okunacak kitaplarla ilgili beyin fırtınası beni bağımlı bir kişiliğe dönüştürebilir ve sessizliğimi bozabilir. Hayata geçtiği taktirde bunu
Sayha'nın muhteşem bir hediyesi olarak görüyorum ve şimdiden sonsuz teşekkürler diyorum.
Kitaplar kategorize edilebilir, örneğin bir hafta edebiyat, bir hafta sosyoloji, felsefe, psikoloji, siyaset şeklinde belirlenebilir kitaplar.
Böylece tek bir alana saplanıp kalmayız.
Eğer böyle bir şey
Aynur Yavuz — Paz, 08/02/2009 - 23:17Eğer böyle bir şey gerçekleşirse Sayhanın bizler için yapacağı en büyük fedakarlıklardan biri de bu olmuş olacaktır. Kendi adıma söyleyeyim özellikle şu son zamanlarda en büyük sıkıntılarımdan biri de okuduğum kitaplarda geçen kavramların ve düşüncelerin sınırlarımı epey bir aşması olmuştur. Çünkü kimi zaman bir kelimenin bir düşünce sisteminin anlamını bilmek hangi tarihi süreçlerden geçerek günümüze ulaştığını öğrenmek kafi olmuyor. Çok şiddetli bir şekilde farklı düşünce yapılarına sahip insanlarla fikir alışverişinde bulunma ihtiyacı hissediyorsunuz.. Ve bizim için sayha bunun en uygun mekanlarından biridir..
Velhasıl şayet böyle bir şey gerçekleşirse çokça memnun oluruz efendim.
Bu işe evvela şimdiye kadar sayhada tanıtımı yapılmış kitaplardan başlayalım yalnız, ki hem birikme olmasın hem de özümseyerek gidelim. Hangi kitap olacağına da sizin de belirttiğiniz gibi anketle karar veririz inşallah.
İlk aklıma gelen iki kitabı söyleyeyim mesela:
Edward Said, Şarkiyatçılık.
Mitat Enç, Uzun Çarşının Uluları.
Şu sıralar da Edward Said'i
Gül Çiğdem — Paz, 08/02/2009 - 23:18Şu sıralar da Edward Said'i inceliyordum
ne tevafuk Aynur Yavuz. Onunla ilgili bir yazı yazmak istiyordum.
d'li derviş
Aslında bizim tevafuklarımız
Aynur Yavuz — Paz, 08/02/2009 - 23:38Aslında bizim tevafuklarımız epey bir fazla oluyor Gül Çiğdem:) Bir ara ben de yazmak için uğraştım fakat olmadı. İnşallah sen başlar ve tamamlarsın. Biz de büyük bir keyifle okuruz :)
Ben yazayım bir kısmını,
Gül Çiğdem — Pzt, 09/02/2009 - 00:02Ben yazayım bir kısmını, gerisini de sen yaz Aynur Yavuz:) Hepsini bana yıkma lütfen olur mu :)))
d'li derviş
Belki bir anket
nur zelal — Paz, 08/02/2009 - 22:10Halid bey,teknik olarak bu hareketin nasıl olması ve eğilimlerin belirlenebilmesi,hatta ilgi alanlarına dair bir kategori oluşturulması açısından sanırım ilk desteği sizin vermeniz gerekecek.Belki bir anket formuyla bunu çözebiliriz.Genel bir fikir verebilir bu bize.Siteye daha da canlılık katacağına inanıyorum.Size ekstra bir yük ama ne yapalım,bir Sayha'mız var demirlediğimiz şu sanal boşlukta içe sine.
Selamlar ve kolaylıklar size...
Harika olur sayın Halid Aslan
Gül Çiğdem — Paz, 08/02/2009 - 20:29Harika olur sayın Halid Aslan.
Dediğiniz gibi önceden hangi kitap olduğunu bilelim ve herkes bu kitapla ilgili heybesine kattığını aktarsın ve kitap hakkında dediğiniz gibi bir bakiye sorgusu olsun.
İnanın ben çok memnun kaldım şimdiden.
Ve çok hareketli bir ''Kitap Makamı'' olacak, öyle hayal ediyorum.
d'li derviş
şimdiden
nur zelal — Pzt, 09/02/2009 - 00:15Bir sinerji ortamı oluştu bile,ne güzel.Yalnız biz taşra mağdurları kitapları teminde zorluklar çekiyoruz ama olsun.Zaman zaman gecikmeli de olsa bu harekete dahil olmanın yollarını arayacağız.Okuduklarımızı belki yeniden gözden geçirmek ve mutabık kaldığımız biri üzerinde konuşmak başlangıç için uygun gibi gözüküyor.Ne dersiniz?Bazen tek başınalık ayrıntılarda yakalanacak güzellikleri gölgeleyebiliyor.Bir fikir tabi,ustalar biz acemi ve heyecanlı yolculara yol gösterir belki
Din olmadan hiç bir şey olmaz
Münekkid — Cts, 24/01/2009 - 17:34Din olmadan hiç bir şey olmaz kardeşim... Dine dayanmayan bir şey, bir şey olamaz... Sairi angarya. Sibel ablamız, gazetede, dergide, tv. kısaca medyada aslanlar gibi yazıyor, konuşuyor, dik duruyor. Allah razı olsun. Son Filistin genelde özelde Gazze ile ilgili projeleri var. İnşaallah onları da hayata geçirir...
Üstad Sezai Karakoç amca ne buyuruyor:
Sonra Kur’ân okudular ayıldık
Öyle aydınlandık ki
Doğudan da batıdan da
Birden gün doğmuştu sanki
İki güneş dört aydede
Birden doğmuştu sanki
İşte o vakit kadınlar belirdi
Hepsinin adı Meryem’di
“Siret-i Meryem Cennet Kadınlarının Sultanı” adlı kitapla Allah’a adanmayı, adayışın timsali olan İmran ailesinin fedakârlıklarını, Hz. Zekeriya (a.s.)’ın katlandığı çileleri ve hakikati tebliğ etme çabalarını, Hanne’nin Allah’a adadığı kurbanı, yeryüzünde iffetin timsali Hz. Meryem’i, Hz. Meryem’in yeğeni Hz. Zekeriya (a.s)’ın oğlu Hz. Yahya (a.s.)’ın Şehadetini, Hz. İsa (a.s.)’ın sürgün hayatını böyle kutlu bir ayda dile getirmesi, ramazanın anlam ve önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Var mı ötesi?
Meryem'in yolunu tutanlara binlerce selam efendim... Nur Hanım selam efendim...
Ötesi hikaye...
nur zelal — Paz, 25/01/2009 - 00:36Hikayenin içe işlemesindeki sır,tam da yazarına dair vurguladığınız noktalarda saklı zaten.Evet eli kalem tutuyor olmak önemli bir haslet ve lütuf belki ama ya taşıyabilmek bunun ağırlığını ve onurunu?...
Sibel Eraslan,insani hasletlerini ve duruşunu takdirle takip ettiğim özel ve özellikli bir yazar.Yaşadığı şehrin hengamesine rağmen,duyarlılıklarını akıntıya salıvermeyen güçlü ve sevecen bir duruşu olduğunu biliyorum ve bu bilgi yazdıklarını benim için daha samimi ve değerli kılıyor.
Meryem'in yolunu tutabilmek çoğumuz için ütopik bir düş belki ama antenlerimizi ideal olana çevirmek bile önemli bir adım değil midir?
Selamlar...