Parmağın Ayı İşaret Ettiği Mekan
Kâni Çınar — Cts, 08/03/2008 - 12:51
Hepimiz bir şeyin yerlisiyiz. Mekânlar bizle özdeşir; biz mekanlarla özdeşiriz. Dolmuş şoförü çalıştığı hattın yerlisidir; gazete bayii, büfesinin; ayyaş meyhanenin; çocuklar oyun alanlarının; virüsler bilgisayarın; işçi tezgâhının yerlisidir.
Bizi bir şehre yerli kılan, başka şehirlerdir. Toprak, hemşehri o zaman tedavüle çıkar. Gurbette iken şehrimizin plakasını taşıyan arabalar dahi sımsıcak gelir, bir sızı ile süzülüp gider yüreğimizin bir kenarından. Memleketimizin adı bir şekilde telaffuz edilse, sabun gibi kayıp gideriz mekanımızdan. Kâh sokaklarında gezer kâh bir tepeden nazar ederiz hatıralar arasında.
Bir de kendi şehrimizde bizi biz kılan mekânlarımız vardır. Orada bulunmak emniyet hissi verir; güvende buluruz kendimizi. Çınar gibi yaslanır, derya gibi açılırız. Tozu zorumuza gitmez; köpeği saldırmaz bize.
Yabancı ve kocaman dünyada "yabancı" ve "yaban" oluşumuz cingi bir dağ aslında. Halbuki geometrik şekillerin ruhumuzu istilâ ettiği mekandır şehir: Kare, dikdörtgen, üçgen...
Modern yaftalı şehirlerde caddeler birden tükenmez; çıkmaz sokaklar yoktur, toprak damlar, dutların döküldüğü avlular, sarnıçlar, buz gibi suları çekilen kuyular, bakır helkeler, güğümler...
Yine de alışıyoruz yaşadığımız mekanlara. Otobüs saatlerini şaşırmıyor, kaldırımlarında bir önceki günden kalan ayak izlerimizi aramıyoruz.
Yerlileşiyor muyuz? Ehlileşiyor muyuz?
Şehrin biraz dışına çıkalım:
Mimarsinan, Kayseri'nin civar köylerinden. Kayseri ovasının etrafındaki sıradağlar, bir çok yerleşim birimine sahip. Talas, Hisarcık, Hacılar, Erkilet ve Mimarsinan... Şehir merkezine daha uzak köylere bakarak Mimarsinan, şehrin bir mahallesi sayılır. Son zamanlarda İpek Yolu'nun etkisiyle, Mimarsinan ve Kayseri arasındaki geniş arazi, evlerle, yerleşim birimleriyle doluyor. Yakın bir gelecekte tamamen dolacağı görünen bir gerçek. Ne olursa olsun Kayseri'ye yani şehre nazaran Mimarsinan hâlâ bir köy. Köye ve köylüye has özelliklerini az da olsa muhafaza ediyor.
Mimarsinan’ın da bir nostaljik yönü var. Orası da tıpkı şehir gibi değişiyor; göğe saçma sapan uzanan vericileri barındırıyor artık, taş döşeli yolları 3. sınıf asfaltlarla kaplanıyor, toprak damlar hızla yerini çatılara bırakıyor… Eski Mimarsinan’a ait izlenimler “Yaya Köy Gezileri” tetkik notlarından şu şekilde yansıyor bizi de peşinden sürükleyerek tarih sayfalarına.
Köy Yolunda
15.11.1936 Pazar günü idi. Köy gezileri toplantı ve hareket yeri olan tan parkında bu sefer kadın, erkek kırk bir kişilik kalabalık bir kafile göze çarpıyor ve hareket saati olan dokuzu büyük bir sevinçle bekliyordu...
Şehirden çıkar çıkmaz halkevi bandosunun çaldığı milli havaların verdiği neş'e ile köme köme bulutlar arasından sızan sonbahar güneşi altında Sivas şosesini takiben ilerliyorduk. beş kilometrelik bir yol yüründükten sonra köye sapan yolun başlangıcına varıldı.
Erciyes'in kuzeye doğru uzanan kolunun garp sathı mailinde kurulan köy buradan görünüyordu. Germir köyünün güneyindeki dereden geçildikten sonra kafilemiz dik yokuşu tırmanmaya başladı.
Bu yokuş dik ve sarp olmakla beraber açılan geniş yol sarplığını ve dikliğini azaltıyordu.
Yokuşun sonunda köyün sınırına giriliyor, boz tarlalar arasından geçen dar, dönembeçli ve hafifi meyilli yol kafilemizi 1400 metre yüksekliğinde olan köye ulaştırmak için gittikçe kısalıyordu....
Köyün Coğrafi Durumu
Mimarsinan köyü, Erciyes Dağı'nın kuzey geçeye doğru uzattığı (Koramaz) dağlarının mültevi silsilelerini ana dağa birleştiren yassı tepelerin meydana getirdiği küçük ve dar bir vadinin kenarında kurulmuştur.
Vadinin iki tarafını dolduran meyve bahçeleri arasından görünen köyün manzarası şairanedir. Siyah renkli sert kayaların meydana getirdiği uçurumlu sırtların arasında kurulmuş binalar şen bir yuvayı andırıyor.
Vadinin ortasındaki yalçın kayaların üstünden küçük şelaleler halinde çağlayan tatlı su sesleri tabii nameler halinde devam etmektedir. Evlerin yapılış ve kuruluş tarzı ve mimari biçimlerinde diğer köylere nazaran oldukça bir hususiyet beliriyor.
Siyah sert kuvars taşlardan yapılmış kaldırımlarıyla merdiven basamakları gibi aşağıdan yukarıya doğru çıkıldıkça yükselen kıvrımlı bükümlü sokaklar sırtın üzerindeki geniş bir meydanlıkta nihayet bulmaktadır. 1400 metre irtifaında olan bu alan etrafını çeviren bir sıra kavak ağacı ile süslenmiştir.
Kayseri düzlüğüne hakim ve nazır olan durumu ile bu yer eski zamanlarda adeta Kayseri şehri için tabii bir rasathane olmak ödevini üzerine almış, yeni doğan ramazan ve bayram aylarını görmek için kim bilir nice gözler yıllarca bu alandan ufuklara bakmıştır.
Köyün ortasından geçen dere, vadinin iki geçesinde sıralanan köyün sokaklarını kuzey ve güney mahalle adıyla iki bölgeye ayırmış olduğu gibi sırtın üst geçesindeki yere de Harman Mahallesi denilmektedir....
Mimarsinan köyü rutubetsiz ve sağlam havası, en iyi suları, güzel manzarası, şirin bağ ve bahçeleri ile Kayseri'nin en güzel köylerinden sayılır.
En önemli nokta köy halkının sağlam vücutlu ve dinç olmasıdır. Kafilemizin doktoru Bay Behçet tarafından köydeki hastaları muayene etmek için sorduğu zaman bir tek hastanın mevcut olduğu söylenmiş ve onun da kötürüm olduğu anlaşılmıştır.
Köy halkının yüzlerinde, güneşle tunçlaşmış bir renk, lastik gibi katı birer adele vardır. İçinde tek bir zayıf ve sıskası yoktur.
Kaynak: Yaya Köy Gezileri Tetkik Notları, Seri: 3, Mimarsinan Köyü, 1937 Kayseri Vilayet Matbaası
Burada zikredilen izlenimlerin ne kadar bakiyesi kaldı bize? Kalmalı mıydı? Bir büyük muamma değil bu ve fakat özellikle yaşlılarımızda görülen geçmişe puslu gözlerle bakış benim de yakama yapıştığına göre yaş gruplandırmasında sınıf değiştirebilirim artık.
- Kâni Çınar yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli




Son yorumlar
7 sa. 54 dk. önce
8 sa. 5 dk. önce
8 sa. 14 dk. önce
8 sa. 18 dk. önce
8 sa. 25 dk. önce
8 sa. 36 dk. önce
8 sa. 37 dk. önce
8 sa. 47 dk. önce
8 sa. 56 dk. önce
9 sa. 5 dk. önce