Nasıl Bir Yargı
resul davutoğlu — Pzt, 17/03/2008 - 14:27
Ortalık toz duman. Belki dünya demokrasi tarihinde olmamış ve olmayacak bir şeyin şahidiyiz. Ülkeyi beş yıldır yöneten, girdiği son seçimde oylarını ciddi manada artıran ve neredeyse ülkedeki iki seçmenden birinin oyunu almış olan Ak Parti hakkında kapatılma davası açılmış durumda.
Bu her şeyden önce milletin tercihine bir ret. Onu beğenmediğini beyan.
İkincisi seçkinlerin gitmek istedikleri yolu ve halka yön vermek isteyenlerin hala ciddi konumları olduğunu gösteriyor.
En az bu kapatma davası kadar önemli bir konu da "yargının siyasallaşmış olması." Bu konuda kamuoyunda fikr-i sabit derecesinde bir kanaat oluşmuş. Siyasallaşma yargıya duyulan güvenin aynı oranda azalması demek. Yargının itibarı "hukuktan gelir." Bundan uzaklaşması siyasileşmesi demek. Siyasiler ise memleketimizde güven açısından pek de iş açıcı bir konumda değiller.
Ne yapılabilir?
Yargının üstündeki siyasileşme meselesi bir müdahaleyi farzlaştırıyor. Yapılacak şey Devlet Bahçeli'nin önerdiği. Anayasa'yı "partileri kapatmayı imkansızlaştıracak bir şekilde değiştirmek." Böylelikle hem siyasete bir güven gelir, ülkenin meseleleri daha rahat konuşulup hal olabilir. Hem de rejim, ülke ve millet üzerinde meşruiyeti tartışılır emelleri olan gizli odakların önlerine bir set çekilmiş olur.
Yargı ilginç bir hüviyet kazanmış durumda. Her ülkede sorunları çözen bu kurum bizde tam tersine sorun üretir ve işleri zorlaştırır bir pozisyona gelmiş. Burada Bahçeli'nin "bu davanın siyasi sonuçları çok ağır olacak" cümlesini hatıra getirmeli. Bu son derece doğru, ciddi ve üzerinde durulması gereken bir tespit.
Son davanın sonucunu ülke taşımayabilir.
Ne yazık ki kendi doğrularından başka doğru tanımayan, kendilerinden başkasına hak vermek istemeyen ve ülkenin dağlaşmış sorunlarına çok dar bir açıdan baktıklarından umursamaz davrananlar bunu önemsemiyorlar.
Siyaset dışarıdan çeki düzen kaldırmaz. Hiçbir kurum kaldırmaz. Ülkemizin bugün karşı karşıya olduğu durum bunun en güzel örneği. Nerdeyse bir asırlık dizayn çabaları bizi bir yere vardırmadığı gibi bir açmazın içine atmış durumda.
Dizaynlar hep çözme amacıyla gelmişler ama işleri daha da karmaşıklaştırmaktan korunamamışlar. Mecrası dışında hiçbir şey akmaz. Her müdahale beklenmedik ve çözümü zor sorunlara sebep olur.
Millet doğruyu biliyor.
CHP'li Mustafa Özyürek, Bahçeli'nin "anayasayı değiştirme teklifine" sözde hukuki(!) nedenlerle karşı çıkıp bunun yapılmasının "hukuka aykırı" olacağını ifade edince insanları acı acı gülümsemelerine sebep oluyor. Ve maalesef normal zaman ve devletlerde karşı çıkılmaması gereken önerisi sadece aksül amel alıyor.
Yargı ve özellikle Anayasa Mahkemesi bu olayın devamında sergileyeceği tavırla üzerindeki "siyasileşmiş" iddiasının sadece iddia olduğunu ispat etmeli. Ülkenin her şeyiyle böyle bir tavra ihtiyacı var. Hakemsizlik keşmekeşlik demek. Toplumlar ise keşmekeşliği kaldıramaz. Yargı adil hakem koltuğuna tekrar oturmalı.
Yaşanılan hengamede en büyük darbeyi yargı kendisinin aldığının farkına varmalı. Buna engel olmak onun aldırmazlık göstermeyeceği bir vazifesi.
Güvenilir ve siyasete karşı gerçekten bağımsız bir yargı istiyoruz. Kendimiz, devlet ve istikbalimiz için.
- resul davutoğlu yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli




Kapatmaya karşı 1 milyon dilekçe!
Kâni Çınar — Pzt, 17/03/2008 - 15:07Başsavcı Yalçınkaya’nın AKP’nin kapatılması için açtığı dava, hukuk çevresinde eleştirilirken, Taraf Gazetesi Yalçınkaya için suç duyurusunda bulunma çağrısı yaptı...
Detayı şua adreste:
TARAF-olma-kampanyasi.php
Sayın Bay savcı,
Halid Aslan — Pzt, 17/03/2008 - 15:02Sayın Bay savcı, iddianamesinde, başbakanın; ‘Mutlak yaratıcı Allah’tır!’ sözünü suç saymış, bununla da yetinmeyip, ‘İslâm’ın birleştirici unsur’ olduğu yönündeki yaklaşımını aynı kapsamda değerlendirmiş.
Hadise bu efendim. Karın ağrısı bu. Sıkıntı bu. Kıyl u kâldir gerisi. teferruattır. Alenen söyleyemediği için saymış da saymış maddeleri. Bir tek karnındakini söyleyememek neler söylemesine sebep olmuş. Hayret.
Anayasa fırlatıldı, dünya zarara uğradı insanımız. Hesap veren de alan da olmadı. Bu "dava" ile de görüyoruz, dibe vurdu ekonomi, dolar filan firladı. Durduk yere. Aceba birileri kalkıp da sebep olduğu bu yakışıksız durum için savcıdan hesap sorar mı?
Hak Belirdi
resul davutoğlu — Salı, 18/03/2008 - 14:19Yasakçılar öyle savrulmuşlar ki kendi topraklarının dedelerinin ve tarihlerinin değerlerinden onlardan en ufak bir şeye tahammül edemiyorlar. İslamiyet onlar için "yok" değil, düşman gibidir.
İslam için kapısızdırlar ama batının sömürgeci medeniyeti(!) karşısında köle.
Fakat yavaş yavaş güçleri budanıyor. İşgal ettikleri koltuklar bir birleri onları atıyor. Taşlar yerine oturuyor.
Hak belirdi ve böyle bir durumda batıla sadece "zeval" kalır.