Sayha Dergi

  • 100 türk büyüğü
  • kimdir, nicedir?
  • ara
  • İletişim
Ana sayfa › Bloglar › Editör yazıları

Okuduklarım - 5

Editör — Salı, 13/07/2004 - 23:00

Katı Olan Her Şey Buharlaşıyor
Marshall BERMAN
Çev:Ümit Altuğ-Bülent Peker, İletişim Yayınları, 1. Baskı, İstanbul, 1994

Modern olmak, paradoks ve çelişkilerle dolu bir hayat sürdürmek demektir. Çağdaşlık, ortak yaşamları kontrol etme ve çoğu zaman yok etme gücüne sahip devasa bürokratik örgütlerin gölgesi altında yaşamak, ama gene de bu güçlerin karşısına çıkmaktan, dünyayı değiştirmek ve bizim kılmak için savaşmaktan bir an olsun caymamak demektir.8

Modern olmak, bizlere serüven, güç, coşku, gelişme, kendimizi ve dünyayı dönüştürme olanakları vadeden, ama bir yandan da sahip olduğumuz her şeyi yok etmekle tehdit eden bir ortamda bulmaktır kendimizi. Modern ortamlar ve deneyimler coğrafi ve etnik, sınıfsal ve ulusal, dinsel ve ideolojik sınırların ötesine geçer; modernliğin bu anlamda insanlığı birleştirdiği söylenebilir. Ama paradoksal bir birliktir bu; bölünmüşlüğün birliğidir.11

Modern olmak, Mar’ın deyişiyle ‘katı olan her şeyin buharlaşıp gittiği’ bir evrenin parçası olmaktır.11

Modern hayatın girdabı pek çok kaynaktan beslenegelmiştir; fiziksel bilimlerde gerçekleşen, evrene ve onun içindeki yerimize dair düşüncelerimizi değiştiren büyük keşifler; bilimsel bilgiyi teknolojiye dönüştüren, yeni insan ortamları yaratıp eskilerini yokeden, hayatın tüm temposunu hızlandıran, yeni tekelci iktidar ve sınıf mücadelesi biçimleri yaratan sanayileşme; milyonlarca insanı atalarından kalma doğal çevrelerinden koparıp dünyanın bir başka ucuna yeni hayatlara sürükleyen muazzam demografik alt üst oluşlar; hızlı ve çoğu kez sarsıntılı kentleşme; dinamik bir gelişme içinde birbirinden çok farklı insanları ve toplumları birbirlerine bağlayan, kapsayan kitle iletişim sistemleri; yapı ve işleyiş açısından bürokratik diye tanımlanan, her an güçlerini daha da artırmak için çabalayan ve gitgide güçlenen ulus-devletler; siyasal ve ekonomik alandaki egemenlere karşı direnen, kendi hayatları üzerinde biraz olsun denetim sağlayabilmek için didinen insanların kitlesel toplumsal hareketleri; son olarak, keskin dalgalanmalar içindeki kapitalist dünya pazarı… Yirminci yüzyılda bu girdabı doğuran ve onu sürekli bir oluş halinde yaşatan süreçler ‘modernleşme’ diye adlandırılmıştır.12

İnsanlık doğaya hükmettikçe, insan öteki insanlara ya da kendi lanetine köle oluyor (Marx).s.17

Modern zamanlarda hiçbir toplumsal rol insana kalıp gibi uyamaz.21

Kültürümüz ve hayatlarımız arasındaki bağlantıyı kurma şansını ya yitirmişiz ya da bu bağı koparmışız.s23

Max Weber’e göre, çağdaşları, sadece ve sadece ‘ruhsuz uzmanlar, kalpsiz sezgicilerdir; bu hiçlik insanlığın daha önce erişemediği bir gelişme düzeyi elde ettiği gibi bir saplantıya kapılmıştır.’ Yani, modern toplum bir kafes olmakla kalmaz, içindeki insanlar da o kafesin parmaklıklarınca biçimlendirilir.29

Octavio Paz’a göre, modernlik, geçmişten öylesine koparılmış ve habire, öylesine baş döndürücü bir hızla koşuyordu ki, kök salamıyor; bir günden ertesine ayakta kalabilmekle yetiniyor; başlangıcına dönemiyor ve böylelikle yenilenme gücünü bulamıyor.41

Goethe’nin Faust’u tarihsel perspektif zenginliği ve derinliği, moral imgelem, politik bilgi, psikolojik duyarlık ve öngörü bakımlarından diğer tüm örnekleri geride bırakır. Faust mitosunun araştırageldiği, yeni yeni beliren modern özbilincin yepyeni boyutlarını ortaya çıkarmaktır.47

Modern insanın kendisini dönüştürmesinin tek yolu, Faust’la birlikte öğreneceğimiz gibi, içinde yaşadığı bütün fiziksel, toplumsal ve ahlaki dünyayı bütünüyle kökten dönüştürmektir. Goethe’nin kahramanı sadece kendininkini değil, ulaştığı herkes ve sonuçta onu çevreleyen tüm dünyadaki bastırılmış, muazzam insani enerjileri özgürleştirdiği için tam bir kahramandır.49

Oluşan her şey, yok olmayı hak eder.59 (fausttan)

Cennete giden yol kötü niyetlerle döşelidir.59 (Fausttan)

İnsanın tarih içindeki faustvari huzursuzluğu gösteriyor ki, insanlar bilinçli arzularının tatmin edilmesiyle tatmin olamazlar.99

Havada bir umutsuzluk hissi var diye yazıyordu Bernard James adlı bir kültürel antropolog 1973 yılında. Bir his ki… sanki insan bilim ve teknoloji tarafından dürtüklenerek yeni ve geçici bir çağa girmiş. 103

Modern hayatın en temel gerçeklerinden biri şu ki bugün hepimiz uzun saçlı bebeleriz.108

Faust, bir eleştiri olduğu kadar bir meydan okumadır da. Goethe’nin dünyasından daha fazla bizim dünyamıza bir meydan okumadır. İnsanın gelişme uğruna değil, gelişmelerin insan uğruna olacağı ve yeni modernlik tarzlarını tahayyül etmek ve yaratmak için bir çabadır.108

Katı olan her şey buharlaşıp havaya karışıyor, kutsal olan her şey dünyevileşiyor ve insanlar nihayet kendi gerçek yaşam koşulları ve diğer insanlarla ilişkileriyle yüzleşmeye zorlanıyorlar.111

Büyük, geniş manzaralar uçurumlara dönüşebilir her an.117

Goethe’nin Faust’u dünyada bir şeyleri değiştirebilmek için ‘kendini satmak’ zorunda olan entelektüelin arketipini sunar bize. Faust aynı zamanda entelektüellere mahsus ihtiyaçlar karmaşasını da cismanileştirir.149

Daniel Bell’e göre, modernizm baştan çıkarıcı haline geldi. Modern erkekleri ve kadınları (hatta çocukları) ahlaki, siyasal ve ekonomik görev ve sorumluluklarını terk etmeye yöneltti.155

İnsan yaratmayı, yollar inşa etmeyi sever, tartışma götürmez bu. Ama içgüdüsüyle hedefine erişmekten ve yapıyı tamamlamaktan korkuyor olmasın sakın? Nasıl bilebiliriz ki, belki de o yapıyı sadece uzaktan seviyordur; yakınına gitmeden belki de sadece inşa etmeyi seviyor ve içinde yaşamak istemiyor.(Dostoyevski).308

Modern olmak; kişisel ve toplumsal yaşamı bir girdap deneyimi gibi yaşamak, insanın kendini ve dünyasını sürekli bir çözülüş, yenilenme, sıkıntı, kaygı, belirsizlik ve çelişki içinde bulması demektir. Kısaca katı olan her şeyin eriyip havaya karıştığı bir evrenin parçaları olmak… Öte yandan bir modernist olmak, insanın kendini bu girdabın içinde bile bir şekilde evinde hissetmeyi başarması, bu girdabın ritimlerini özümsemesi; bu girdabın akıntıları arasında, mahvedici akışının ortaya çıkmasına izin verdiği gerçeklik, güzellik, özgürlük ve adalet biçimleri arasında olmak demektir.444

  • Tanıtılanlar
  • Editör yazıları
  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Kategorilerden

Söz Ola İçe Dönüş Gelişi Güzel Güncel Şiir Makamı Tefekkür Kişilere Dair Gülü Gülle Tartarlar Kimdir Nicedir Yürek Yarası Zamana Dair Haberdar Hakikat Hikayet Hay Sızı Kara Kalem Yazıları Berceste Ümidlere Dair Düş Vakitleri Ümmet Coğrafyası Hüzün Alanı Gül Kokusu Tanıtılanlar Hür Tefekkürün Kaleleri Reyhan Gonca
tamamı

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderiler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • İletişim
  • Kategoriler

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeniler
Şu an 0 üye ve 0 misafir çevrimiçi.
  • H.Hicran Kaya
  • mavro
  • yusuf özkara
  • fatih
  • Serâzad Oruç

Duyuru - Etkinlik

-Minare Dergi 2
  • - Az Edebiyat Dergisi'nin 2. Sayısı Çıktı
  • - Rihle Dergisi'nin 3. Sayısı
  • - Yirmiikinci Tasavvur!
  • - Zemheri Edebiyat 6. sayısıyla okurla buluştu!
  • - filbahar 7
  • - Sezai Karakoç Sempozyumu 15 Kasım 2008
  • - Terk Ettiğimiz Doğu'
  • -Temrin Kasım Sayısı
  • - Yankı Bir Dedi
  • ... Devamı
  • Kapı Komşusu

    Cemaat

    Anket

    Sayha'ya nasıl ulaştınız?:

    Son yorumlar

    • Kahve bir değerdir,
      11 sa. 34 dk. önce
    • Hoş bulduk
      11 sa. 45 dk. önce
    • Teşekkür ederim öncelikle.
      11 sa. 54 dk. önce
    • Kahvehaneler her ne kadar
      11 sa. 57 dk. önce
    • Teşekkür ederim. O nezih
      12 sa. 5 dk. önce
    • Düş Vakitleri hepimizin
      12 sa. 15 dk. önce
    • radyoda duydum.
      12 sa. 17 dk. önce
    • Matbu dergi olmasını
      12 sa. 26 dk. önce
    • Tarihçi Talat Beyin Gömleği
      12 sa. 36 dk. önce
    • Tesadüf
      12 sa. 45 dk. önce

    Dostlarımız

    • Dostlar
    • Bunlar da Dostlar

    Hakan Albayrak
    Tarık Tufan
    Cemaat
    Kurtuba
    Kâinata Mektup
    Pata-Gonya
    Minare Dergi
    Rûh-i Gusül...
    Arşivdesiniz
    Dünya Bizim

  • Kuşluk Vakti
  • Mecazz
  • Akabe
  • Sadık Yalsızuçanlar
  • Dergibi
  • Zemheri Edebiyat
  • Yenilgi
  • İsmet Özel
  • Gök Ekin
  • Edebistan
  • Yazıhane
  • İstisnai
  • Gözdeler

    Bugün:

    • Kara Tane
    • Bahane
    • Sayha'ya nasıl ulaştınız?

    Bilgi

    Kitap

    Bülent Akyürek - İçinizdeki Öküze Oha Deyin

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2008

    • 100 türk büyüğü
    • kimdir, nicedir?
    • ara
    • İletişim