Tarihler Har
Zehra Arslan — Pzt, 11/02/2008 - 00:00
Dünyanın kuruntularından sıyrılıp alemleri seyreyliyorum
Bir yaşam kurulmuş bu sokakta,
Leyl ile Kays'ın aşk-ı muhabbeti sarmış tüm mahalleyi
Fuzuli üstad loş ışığın feryadında yazdıkça yazıyor, yandıkça yanıyor.
Mürekkep har...
Züleyha köşe başında aşk dileniyor
Yamalı elbisesi mağrurluğunun göstergesi...
Nefis, çalıyor kapıları tek tek.
Kapıyı açan yok!
Kapılar dar ömrüme denk.
Yokluk estanteneside varlıksızlığım.
Yusuf sokağın tüm kuyularını köreltmekle ayan
Dağ yok bu sokakta
Öyleyse Ferhat hangi dağdan almıştı namını?
Nam-ı Fasl, Aşk-ı Keder...
Şirinsizliğime tekabül ediyor, susuz kalmış yüreğim.
Bir su değse yüreğime ferahlıcaktım...
Dağlar aşılmıyor, yürek yıkanmıyor.
Şirinliğim devrana sarılıyor...
Yürek har...
Aşklar sokaklarda tıkanıyor, yürekler beşeriyetin gölgesinde yas tutuyor
Ağıtlar yakılıyor gidenlerin ardından...
Bu mevsime yakışmaz gitmeler
Gitme Kays, Yusuf kuyu kör, Ferhat engeller yüreği hara denk düşürtüyor...
Leyl gece gözlü yaren beden cılız, yürek tüm dünyayı sarıyor
Züleyha dilenme aşkı kapılardan , her kapı yorar, her kapı kapanır bir gün!
Kapı numarası: nefsin bedeli(yedi)
Şirinliğim ardımda kalan susuzluğumun yüreği
Bir dağ eriseydi bakışımla kavuşacaktım yare, kavuşamadım.
Tarihler karışmadı nezdimde
Geriye Dönüp baktığımda hepsi bir devir, hepsi aynı mekan , hepsi aynı an...
Tarihler har...
- Zehra Arslan yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli




Son yorumlar
15 sa. 31 dk. önce
15 sa. 59 dk. önce
16 sa. 10 dk. önce
16 sa. 17 dk. önce
16 sa. 21 dk. önce
18 sa. 39 dk. önce
1 gün 7 sa. önce
1 gün 20 sa. önce
1 gün 20 sa. önce
1 gün 20 sa. önce