Erdem Abi Hakk'a Yürüdü
İbrahim Talha — Cts, 05/07/2008 - 20:35
Uzun süredir tedavisi süren Beyazıt evinde vefat etti.
Erdem Beyazıt'ın cenazesi Pazartesi günü İkindi namazına müteakip Eyüp Camii’nden kaldırılacak.
Erdem Beyazıt kimdir?
1939’da Maraş’ta doğdu. İlkokul ve Lise öğrenimini burada tamamladı. Yüksek öğrenimine 1959 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde başladı. Geçim zorluğu yüzünden 1961’de öğrenimini devam mecburiyeti olmayan Ankara Hukuk Fakültesine naklederek askere gitti.
Askerliğini yedek subay öğretmen olarak Burdur İli, Yeşilova İlçesi, Çuvallı köyünde yaptı. Askerlik dönüşü fakülte değiştirerek yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi DTCF Türk Dili ve Edebıyatı Bölümünde tamamladı. Edebiyat öğretmenliği, kütüphane müdürlüğü yaptı. İstanbul Türk Musikîsi Devlet Konservatuarı’nın kuruluşu sırasında genel sekreter olarak çalıştı. Daha sonra, Sanayi Bakanlığı İnsan Gücü Eğitim Dairesi Başkan Yardımcısı iken bu görevinden istifa suretiyle ayrılarak Akabe Yayınları’nın ve Mavera dergisinin yönetimini üstlendi.
1984’te Akabe A.Ş.’nin İstanbul’a taşınması kararı ile bu görevini devrederek yeniden memurluğa döndü. DPT’de sözleşmeli personel olarak çalışırken, 1987 Milletvekili seçimlerinde Anavatan Partisi’nden aday oldu. Kahramanmaraş’tan milletvekili seçildi. TBMM’nin 18. Dönem çalışmaları süresince Milli Eğitim ve Çevre Komisyonlarında görev aldı. 1991 seçimlerinde adaylığını koymadı, İstanbul’a yerleşti. Evli ve dört çocuk babasıydı.
Tok, kavgacı, destana yatkın bir üslûpta söylenmiş olan şiirlerinde ayrıca ince duyarlılıklar işlenmiştir. İslâmî ton bir “leit-motiv” halinde bütün şiirlerine yayılmıştır. Şiirleri Açı (K. Maraş), Çıkış (Ankara), Yeni İstiklâl, Büyük Doğu, Diriliş, Edebiyat, Mavera ve Yedi İklim dergilerinde yayınlanmıştır.
Aldığı Ödüller: Risaleler; Türkiye Yazarlar Birliği 1988 Şiir Ödülü. İpek Yolundan Afganistan’a; TYB 1983 Gazetecilik Ödülü.
ESERLERİ:
*Sebeb Ey İlk şiir kitabı 1972’de Edebiyat Dergisi Yayınları (2. baskısı Akabe Yayınları, 1979)
*Risaleler son şiirleri adı altında Akabe Yayınları arasında 1987 yılında çıktı (2. baskı 1989).
*Şiirler (Sebep Ey ve Risaleler iki kitap bir arada) İz Yayıncılık tarafından 1992 yılında basıldı (4. baskı 1998).
*İpek Yolundan Afganistan’a:1981’de İran, Pakistan, Afganistan ve Hindistan’ı içeren iki aylık gezi ile ilgili izlenimlerini kitaplaştırdı (Akabe Yayınları 1982).
- İbrahim Talha yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli




“Onlar gittiler / Giderken
asude zeynep toprak — Salı, 08/07/2008 - 13:09“Onlar gittiler / Giderken bir muştu gibiydiler”
inna lillahi inna ileyhi raciun...
üzüldüm yedi güzel adamdan biriydi, rabbim rahmet eylesin...
http://oykuzen.minare.net/
"Şairlerimden biri daha öldü"
Aynur Yavuz — Çar, 09/07/2008 - 19:46ERDEM Bayazıt’ı kaybettik...
"Bu taraftakiler" pek tanımasa da şairdi Erdem Bayazıt... Hem de iyi şair...
Yeniyetmeliğim sırasında...
Onun şiirlerini okurken, yumruk yemiş gibi olurdum...
"İçinden mahpushane çeşmeleri akan delikanlılar" vardı onun şiirlerinde...
"İki büklüm çapa yapan evrensel kadınlar" vardı...
Ya da...
"Beton apartmanların sağır duvarlarını yumruklayanlar" vardı...
Bazı şiirlerinde bir tür "İslamcı Nazım" gibiydi...
Bir şiirinde geçen "Sabır / Savaş / Zafer... Adım: Müslüman" dizeleri, 12 Eylül öncesinin İslamcı mitinglerinde pankart yapılmıştı...
Tabiri caizse bu tarafın "İkinci Yeni" ekolünün babalarındandı... O tarafta Cemal Süreya varsa, bu tarafta Erdem Bayazıt vardı.
Bütün iyi şairler gibi o da Maraşlı idi... "7 Güzel Adam"dan biriydi...
Başbakan Tayyip Erdoğan, hapishaneye girmeden önce çıkardığı şiir kasetinde, onun şiirlerinden birini okumuştu...
Ardından ağıt yakılmasına gerek yok...
"Ölüm bize ne uzak, bize ne yakın ölüm / Ölümsüzlüğü tattık, bize ne yapsın ölüm" diyen bir şairin ardından ağıt yakılır mı hiç?
Ahmet Hakan
Hürriyet /07.07.2008.
Güzel insanların sonbaharına yetişmek düştü bizlere..
Rabbim, rahmetini esirgemesin onlardan...
.................?
ebu zer — Paz, 06/07/2008 - 19:37ben şimdi üstüne güneş doğmayan bir denizim
sen gelecek misin
kurtarmaya beni
sulardan günahlardan
ve uzun tırnaklardan...
........
diye tanıştık...
Erdem Beyazıt ile....
ve ben geldim Erdem Abi...
sen.......
gitmiştin........
ama...
Rabbim yanında olsun ve kurtarsın bu dileklerinden....AMİN..
başsağlığı
irmak — Pzt, 07/07/2008 - 13:53Çok değerli bir insandı...önce ailesini ve tümsanat camiasinin, devletimizin başı sağ olsun...
Birileri gelir ve bir şeyler bırakır gider. yatlar katlar gibi.. Şimdi anlıyorumki, yatların ve katların, bırakılan eserler kadar değerleri yokmuş, işte bizlere bırakılan bir sürü öğüt ve şiirleriyle makalelerle dolu bir sürü mana kazandıran altın değerler. teşekkürler ERDEM BEYAZIT. Tekrar ailene içtenlikle dilediğim sabır ve duarımla, ALLAH yerini cennet etsin..
Ölümün sesi,
Zehra Arslan — Paz, 06/07/2008 - 17:59Bir ihtimal daha var
Umuttan da öte ölümün sesi!
Rabbim mekanını cennet etsin...
gidişini başka türlü anlatamıyorum
Cesur Küçük — Paz, 06/07/2008 - 14:40Rabbim inşallah Cahit Zarifoğlu'nun yanına , güzel cennetlerine koyar.
Şahitlik ederiz ki güzel bir müslümandı.
Rasim Özdenören kaldı bir tek. Giderek silikleşiyor mu fotoğraf?
Ve edebiyat dünyasının başı sağ olsun..
mehsani — Paz, 06/07/2008 - 10:50Seksenli yıllara doğru, (Allah c.c. biliyor ya) bütün gidiş gelişlerimde, koltuğumda bir Yenidevir veya bir Mavera ile dolaştım.
Zihnimi, fikri tezahürleri ile süsleyen, o azim düşünce insanlarının inşa ettiği çeşmelerden suladım.
Şahitliğim kabul olunursa, şahidim salihlerdendiler!
Allahın rahmeti üzerlerine, mekanları cennet olsun, niyaz ediyorum.
Ve edebiyat dünyasının başı sağ olsun..
İnna lillah ve inna ileyhi raciun.
Mehmet Sani Özel
Önden giden güzel insan...
mavi düşler — Paz, 06/07/2008 - 07:27Yine sessizlik… Sessizliğin barındırdığı acı çığlıklar. İnci inci dökülüyor gözyaşlar. Yalnızlık boy gösteriyor her yanda. Giden de yalnız kalanlar da. Allah gani gani rahmet eylesin önden giden güzel insana. Bu acı haberi duyunca soldu yüzümde tebessümler yine bir hüzün sardı yüreğimi. Şiirlerini büyük bir istifade ve beğeniyle okuduğum Erdem Beyazıt ustanın mürekkebinin izlerini özleyeceğiz, o duyguları hisseden güzel yüreğini özleyeceğiz. Rabbim kabrini pür nur, mekânını cennet eylesin ey güzel insan!..
inna lillahi ve inna ileyhi raciun
canan — Cts, 05/07/2008 - 23:58Bütün edebiyat severlerin başı sağ olsun.Allah yakınlarına ve sevenlerine sabır versin.Rahmetli Erdem Beyazıt'ın mekanı cennet olsun.
Rahmet'e yolcu var
sadi — Cts, 05/07/2008 - 23:08Yaşam prangasında kala kalmışlık
Feryadın ortasında çırıl çıplak yalnızlık
Destan düşmüş mısralara
Veda işlendi zıpkın gibi
Güneşin yanında mehtapda devrildi
Bir mısra bir ufuk
"Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm"
Esaretin çözüldü Rahmana var haydi GÜLÜM
Gönüllerimizin sesi Allah'ın Rahmetine uğurlayışımız olsun...
Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm
Halid Aslan — Cts, 05/07/2008 - 20:49Çağıltı kasetinde Taner Yüncüoğu ne güzel mırıldanırdı üstadın şiirlerini...Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm / Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm... İşte "Bulmak"... Ölümü en güzel anlatan bir ezgi ile... Allah rahmet eylesin.
BULMAK
Bir an kayboldun gibi! yaşadım kıyameti
Yoruldun ama buldun ey kalbim emaneti
Yeniden su yürüdü dalıma yaprağıma
Bir bakışın can verdi kurumuş toprağıma
Çiçeğe durdu kalbim içtim parmaklarından
Göz çeşmem suya erdi sevda kaynaklarından
Bir aydınlık denizin sonsuz derinliğinde
Yüzüyorum gözünün yeşil serinliğinde
Bir ışık bir kelebek biraz çiçek biraz kuş
Yeni bir ülke yüzün ellerimde kaybolmuş
Soluğum bir kuş gibi uçuyor ellerine
Kapılıp gidiyorum saçının sellerine
Gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar
Bir gülüşün içimde binlerce lamba yakar
Bir kurtuluştur o an çağrılsa senin adın
Sesin ne kadar sıcak sesin ne kadar yakın
Tabiat bir bembeyaz gelinlik giymiş gibi
Yüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibi
Sensiz geçen zamanı belli yaşamamışım
Sensizlik bir kuyuymuş onu aşamamışım
Bir yol buldum öteye geçerek gözlerinden
İşte yeni bir dünya peygamber sözlerinden
Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm
Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm
ölüm hâkmış hakikaten...
ahmed davut — Cts, 05/07/2008 - 21:46Bu şehirden gidiyorum
Gözleri kör olmuş kırlangıçlar gibi
Gururu yıkılmış soy atlar gibi
Bu şehirden gidiyorum
Soylu kişi gitti harbiden... Rabbim sevdiği kullardan eylesin...