Sayha Dergi

  • 100 türk büyüğü
  • kimdir, nicedir?
  • ara
  • İletişim
Ana sayfa › Forumlar › Hicret ve Şehirler

mekke hicret edilen şehir üzerine

gürbüz ünal — Cum, 01/08/2008 - 10:58

Hicret bir terk ediş,terk edilecek olanı terk ediş ve zamanı geldiğinde terk edileni fetih için bir dönüşün başlangıcı. Hicret Mekke’de başlar,zira terk edilecekler Mekke’de o kadar çok ki tam 10 koskoca yıl sürecek.Sonra Medine’ye gidilecek ve terk edilenler bir ,bir ikame edilecek.Yapmak yıkmaktan zor zira 13 yıl sürecek bu yeniden yapış.

10 yıl yalnız bir şeyin inşasına çalışılacak:La’yla başlayan akidenin anahtarının,zikriyse en çok yapılan sözün inşası :La ilahe illallah,zira kurtuluş(felah) ona iliştirilmiş.Allah yerine ikame edilmiş o kadar çok ilah var ki kurtuluşa giriş olumsuzluk takısıyla takılanmış ve bu ikame edilenler o kadar değersiz ki tikel olarak sadece ilah denmiş ilahlar değil.İnsanların iki şey hususunda zararda olduğunu beyan eden hadis –boş vakit ve sıhhat- bu olguyu daha bir inceden işliyor.Çünkü taptığını yaptırıp yedirten,olmadık yere kan döktüren,kendi sulbünden kız çocuklarını öldürten bir zihniyet ancak vaktinin boş olmasıyla anlaşılabilir.Bir başka açıdan gündemin yoksa gündemin oluşturulur.Önemsiz bir çok ilah olacak ve bu kadar çok olan aslında tek çatıda ve belirsiz bir yapıda toplanabilecek(el takısız ilah kelimesi,sevgiye ilintisi bir başka hadise).Bundan uygun bir zemin var mı ?Boş vakti çok olan sağlıksız insanların coğrafyasıydı Mekke.Sağlıksızdı zira akıl,kalp ve beden birbirinden kopartılmış bir hal üzerinde, olağanüstü hali de gerektirecek denli bir anarşi içerisinde bulunuyordu.Ümmi bir peygambere gelen ilk emir Oku olması düşmanın tek cepheli olması anlamını da içeriyordu ki düşman cehalet(yine sembol cehalet babası ebu cehil).İnsan –evren-Allah ilişkisinin kesildiği Mekke’de bağlantının sağlanması için çok alakalı bir alaka Alak süresi.Evet yok yere hercü merclerle boyanan kan,kabile kavgaları,kız çocuklarına yaşama hakkı vermeyen bir aile yapısı,taptığını yaptırıp yedirten bir din,kapitalizmin daniskasıyla şekillenen bir ekonomik yapı...Örtüsüne bürünüp yatanı RİCS’ten HİCRET emriyle kaldırtan diğer bir emir dolayısıyla hicreti Mekke’de başlatıyordu.Sağlık ve vakitte değersizleşen insanlardan ,sağlık ve vakitte(geniş anlamlarıyla) değersizken değerlendirilenleri hem kitaplarına isim olmakla furkanlamak gerekiyordu.Furkan hicretin diğer bir adı.

Asr Süresi yine Mekke.İnsanların hüsran zamanı reçetesiyle birlikte satılıyor.İnsana dört dörtlük olmanın donanımı öğretiliyor.İman birinci neden,uğraş ona zira insanın olmaz ise olmaz koşulu. Amelin salihiyle desteklenerek sabırla bilenip hakkı tavsiye edecek insanlara.Gediklerini bir bir terk edecek tüm olmak için insan.Mekke Asr süresinin mekanı şu an yaşadığımız kendi mekanımız gibi.Mekke’de inen her bir ayet ,süre bu gedikleri tamamlıyordu.

Çıplak bir uyarıcı gerekliydi ve dağa çıkarak gerçek düşmanı yakından başlayarak uzaklara dek insanlarına bildirmeliydi.Çünkü peygamber uyarıcıydı,uyarmak yetmez , açıklamalıydı,açıklamak da yetmez korkutmalıydı,korkutmak da yetmez, müjdelemeliydi.... Boş vakitli sağlıksız insanın gündemiydi artık çıplak uyarıcı.Uyarıcıya ilişmeseler uyarıcı onlara ilişiyordu –ki malı Ebu Cehil’ce gasp edilen mazlumun sığınağı oydu-.Bir açıdan bakılınca ilk hicreti maddi anlamda diyorum yine Mekkeliler yapmıştı zira bu yeni uyarıcı ve berberindekileri kelimenin tam anlamıyla ambargoyla kuşatmıştılar,onları kendilerinden soyutlamak için ki kız,mal alış verişi [yanlış anlaşılmasın kız için de alış veriş tabiri kullanmam maksadı aşmasın (çünkü kız mal değil alınmaz satılmaz)] ve diğer insani ilişkiler bir anlaşma neticesi kesilmişti.Kendilerince haklı gerekçeleri vardı ki uyarıcıya sıfat olarak daha sonra yapıştırdılar Aileyi parçalayan ,evladı anne babadan ,ebeveyni evladından ,kardeşi kardeşten ayırandı bu uyarıcı ve bir an önce baş edilmesi gerekliydi.Her tür silah kullanılması gerekti,deli ,sihirbaz,okudukları eskilerin masalı olan,cinlenmiş vb kendilerinin dahi inanmadığı ve kendisini Emin diye isimlendirdikleri kişi baş edilmesi en gerekli olandı.Emin bir kişinin savunulacak en ufak bir açığı dahi yoktu ki böyle birine en kolay silah karalama.Hem sağlıksız hem vakitsiz bir silah.Evet hicret böyle tüm donanımını tamamlıyordu ,bu donanım sadece insan,adam gibi adam deriz ya işte O ADAM.Coğrafyanın önemi yok,tarihin önemi yok,alışkanlıkların önemi yok,ekonominin önemi yok,ırkın önemi yok,kuraklığın önemi ,yalnızlığın önemi yok...Yok da yok,her şey varda.

O adam ve beraberindekiler Kabe gibi bir yapıyı barındıran Mekke’de yalnızları oynuyor,diğerlerini oynuyor.Kendisine sığınanların sadece çocuklar,kadınlar,köleler, ezilmişler yaftasına Ebu Bekir,Osman,Ömer,Hamza..vb (RA) cevap vererek.Habeşistan açılımı bir kardeş ülke veriyor,Taif açılımı bir insan veriyor,sahipsizlerin sahibinin kimliğini somut olarak bir daha veriyor.Medineliler kurtuluşlarını bildikleri ortak paydalarını almak için –kabile savaşlarında bezgindir Medine- Akabe Beyatı Kurumunu kuruyor.İlk kurum olarak görüyorum Akabe Beyatını.Zira Mekke dönemi hep insanı oluşturmaya çalışmış.Medine dönemi ise dört dörtlük insana çalışma dönemi ,insan için ne yapılabilirin açılımı (kurumlar ordu,mescid,eğitim,zekat,adli işler,valilikler,üsler..vb denebilir).Evet Mekke Rics’ten hicretin,kurtulmanın adı.Yıkılması gerekenlerin (kurumlar) atıldığı ,bırakıldığı bir dönem ;Medine ise yıkılanların yerine ikame edilecek olan kurumların yapıldığı dönem.Mekke insanın inşası;Medine Ümmetin inşası.

Hicri Takvim ›
  • Hicret ve Şehirler
  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Medine hicret edilen şehir

gürbüz ünal — Salı, 12/08/2008 - 11:29

Medine hicret edilen şehir

Gelişi için iki biatla söz kesilen ömür adağının Yesrib’e girişinin gözlenmediği ev,ağaç yok gibi.İnsanlar gediğini arıyor ve bekliyor.
İlk gedik Yesrib’i Medine yapan:Belletmendir.Daha diriliş yoluna çıkılmadan ortam hazırlansın için görevlendirilmişti mus’ab’lar.Amacı mal veya şöhret olmayanın ektiği ilk tohum insana.Eğitim ilk inşa.
İkinci gedik;mescid, Kuba’da ilk Cuma namazı cemaatsiz kılınmaz bir namaz ve şehre ilk girişin kileri.Ortak zeminin ilki ve en geçer akçe.İnsanların bir birini görerek tanışıp, kaynaştığı ve ortak hareket ettiği bir mekan.Ötekisi olmayan yer.
Üçüncü gedik;Kardeşlik sözleşmesi.Terk edenler ile terk edenleri kabul edenler arasında yapılır.Varlı ile yoklu,zenginle fakir,topraklı ile topraksız,mukimle göçerin arasında yapılır bu sözleşme.Tarihte belki de türünde ilk yapılan bir sözleşme.Beraberinde ruha, kalbe nakışları kazınacak uygulamalar gelir.Bunlar öyle kolay unutulan cinsten değil.kolay yutulur cinsten hiç değil;Bana pazarın yerine gösterin diyerek yardım edene yardım edecek kadar büyük örnekler,yardım edenin iki hanımından birini boşayıp da teklif edecek kadar da gözü karalık,,üst kata taşınmasını kabul ettiremediği için onun başına gelecek tozdan rahatsız olan rikkatler....Kardeşlikten de öte bir kardeşlik...Ensara , Muhacire dizilecek onca övgü dolu ayetler insanların okuması için kıyamete dek Kuran’a bir bir işlenecek.Ölümü öldürmenin bir başka yolu işte.
Dördüncü gedik;Mescidi Nebevi’nin peygamber evi kenarlarına eklenerek inşası ve imamet.Mescid secde yapılan yer ama peygamber eviyle işli dışlı olmak zorunda,çünkü secdeye onsuz varılamıyor.Nedir mescid?
1-Namazgâh,ibadet mekanı
2-Ashab-ı suffeyle birlikte ilim mekanı;medrese-üniversite
3-Riyaset ve siyaset,isitişare makamı;meclis,kabine,yönetim,imece...vb
4-Adliye mekanı
5-Askeri işler mekanı
6-Hazine mekanı;beyt-ül mal
7-Duyuru ve ilanların mekanı;medya basın yayın.
8-bireysel yaşam ve numune tertemiz bir hayat-siyeri nebi;vefatına kadar ailevi işlerde başvurulan resül, vefatından sonra annelerimiz.
Ümmetle devlet ayırımına gitmeden söyleyecek olursak birey –birey ,birey-devlet,devlet –devlet ilişkilerinin görüldüğü mekan.İnsani ilişkilerin tüm künhü orda ele alınıyor.
Beşinci gedik;beytül malın inşası.Zekat ve ganimetler(infak dersek daha yerinde olacak) toplanması,tasnifi ve dağıtılması.
Altıncı gedik;müslüman –gayrı müslim ilişkileri,uluslar arası anlaşmalar ve harp hukuku.
Yedinci gedik ;cihad;ordunun teşkili,cihadın amacı,sebebi ve unsurları
Sekizinci gedik;hacc ve haccın fonksiyonları.
Dokuzuncu gedik;evlilik ve miras hukuku.
Onuncu gedik:oruç nefsle beraber bireysel eğitim,talim,terbiye...
On birinci gedik:fıkıh ve hadler
On ikinci gedik:istişare
Beş emniyetten bahsedilir insanoğlu için;Can,Mal,Irz,Akıl,Nesil emniyetleri.Medine bu emniyetlerin sağlandığı mekan ve dönem olarak da bu emniyetlerin sağlanması için gerekli teşkilatların kurulduğu dönemdir.
12 madde halinde tarif ettiğimiz yeniden inşa faaliyeti tek bir merkezden yürütülüyor ve yürütülen merkez de Mescid-i Nebevi.Tüm Medine’lilerin olduğu gibi Medine dışından gelenlerin de aklen,fikren ve bedenen yönlendiği yer artık Mekke değil Medine ve Medine’de de Mescid-i Nebi olmaktadır.Mescidin fonksiyonu vefatından sonra da Nebi(as)’ın devam edecektir.Evet yeni bir tanımlama mescid için;dünya ve ahiret işlerinin görüldüğü ayırımsız , sınıfsız bir birlikteliğin mekanıdır.Kabe etrafına kurulmuş bir şehir olan Mekke’den yapılan hicret Mescid-i Nebevi etrafına yeniden kurulacak olan Medine’ye yapılmıştır.Mescid , etrafında yeni bir şehri kuracaktır.Tin,Zeytin,Tur-i sina ve Beled-ül emin(eminin şehri) tamlaması da yerine bulmuş olacak artık.Şehrin ortasında bir mescid ve bu mescide yönelmiş olan ev ve evde yaşayan insanlar...Şehir mimarisi açısından önemi ve etkileri de elbet farklı olacaktır.Surlarla kapatılmadı belki ,yalnız hendek kazıldı diğer şehirlere nazaran etrafına.Hicret edilen şehir olduğu için ve kuruluşu hicretten sonra değiştiği için bunu söyleme gereksinimi duydum.Diğer kurulan şehirlerde doğu-batı fark etmeksizin böyle bir yapılanma yok.
Mekke kendisinden hicret edilen,Medine kendisine hicret edilen şehir.Zaman ve mekanın kesintisiz insan faktörüyle oluşturdukları bu iki şehir birinin kıble, diğerinin imam şehri olmasıyla müslümanlar açısından arz ettiği önem çağlar boyu eksilmeden artmıştır.

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Kategorilerden

Kimdir Nicedir İçe Dönüş Düş Vakitleri Ümmet Coğrafyası Makamı-ı Dikkat Hakikat Hikayet Gelişi Güzel Tanıtılanlar Hür Tefekkürün Kaleleri Kara Kalem Yazıları Güncel Ümidlere Dair Gülü Gülle Tartarlar Haberdar Hüzün Alanı Reyhan Söz Ola Gonca Tefekkür Kişilere Dair Berceste Şiir Makamı Hay Sızı Zamana Dair Yürek Yarası
tamamı

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderiler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • İletişim
  • Kategoriler

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeniler
Şu an 0 üye ve 1 misafir çevrimiçi.
  • saliha desem
  • Aysen Erarslan
  • abdullah çal
  • şefika
  • sevgi özsarıoğlu

Duyuru - Etkinlik

-Minare Dergi 2
  • - Az Edebiyat Dergisi'nin 2. Sayısı Çıktı
  • - Rihle Dergisi'nin 3. Sayısı
  • - Yirmiikinci Tasavvur!
  • - Zemheri Edebiyat 6. sayısıyla okurla buluştu!
  • - filbahar 7
  • - Sezai Karakoç Sempozyumu 15 Kasım 2008
  • - Terk Ettiğimiz Doğu'
  • -Temrin Kasım Sayısı
  • - Yankı Bir Dedi
  • ... Devamı
  • Kapı Komşusu

    Cemaat

    Anket

    Ülkemizde sporun (özelde futbolun) dostluk, kardeşlik tesis ettiğine inanıyor musunuz?:

    Son yorumlar

    • hayrolsun...
      14 sa. 14 dk. önce
    • Bir şeyler yapalım ya hu.
      14 sa. 42 dk. önce
    • Dağişik tarzda yazıları
      14 sa. 53 dk. önce
    • İyilerden Allah razı olsun... Kötülerden de
      15 sa. 19 sn. önce
    • insanin gozlerini dolduran
      15 sa. 4 dk. önce
    • Her okulun nasibine bir tane
      17 sa. 22 dk. önce
    • hayrolsun
      1 gün 5 sa. önce
    • İşte şiir diyebileceğim bir
      1 gün 19 sa. önce
    • Yazınn içeriğinde var olan
      1 gün 19 sa. önce
    • Hocam şiiri hangi duygularla
      1 gün 19 sa. önce

    Dostlarımız

    • Dostlar
    • Bunlar da Dostlar

    Hakan Albayrak
    Tarık Tufan
    Cemaat
    Kurtuba
    Kâinata Mektup
    Pata-Gonya
    Minare Dergi
    Rûh-i Gusül...
    Arşivdesiniz
    Dünya Bizim

  • Kuşluk Vakti
  • Mecazz
  • Akabe
  • Sadık Yalsızuçanlar
  • Dergibi
  • Zemheri Edebiyat
  • Yenilgi
  • İsmet Özel
  • Gök Ekin
  • Edebistan
  • Yazıhane
  • İstisnai
  • Gözdeler

    Bugün:

    • Cahit Sıtkı Tarancı’nın Şiirlerinde İnsan ve İnsan Psikolojisi
    • Yazıyorsam, Ey Âh!..
    • Hatırlıyorum, Hiç Unutmadım ki...

    Bilgi

    Kitap

    Bülent Akyürek - İçinizdeki Öküze Oha Deyin

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2008

    • 100 türk büyüğü
    • kimdir, nicedir?
    • ara
    • İletişim