Mümbit Bir Cevelanım: Yusuf Armağan
Molla Kasım — Pzt, 29/01/2007 - 00:00
Bendenizi yakinen tanıma saadeti erişmiş birkaç cevelanımdan. Pek severim kendisini. Bilirim, pek sever kendisi de şu biricik Mollanızı. Eeee hâl böyle olunca “100 Türk Büyüğü” çetelesine onu yazmak ve şerefyab etmek bendeniz Mollanıza vazife oluverdi sevgili vatandaşlarım.
Onu ilk defa denize nazır bir mekanda, denizin derinliklerinden aldığını vehmettiğim gözlerinin gülümsemesi ile gördüğümü hatırlıyorum. Yaşlanıyoruz artık cevelanlarım. Dünyanın mümbit topraklarından bozkırlarına, okyanuslarından dağların zirvelerine varıncaya değin her mekanda sevgili vatandaşlarım olunca artık hatırlamakta zorluk çekiyorum. Neyse efendim mevzû canınız, ciğerinin Molla Kasımınız olmadığından kısa geçelim buraları.
Biçimli, yeşilçam aktörlerini kıskandıracak saçlar. Şakaklara doğru henüz ağarmamış ama vakitsiz, mekansız ağaracağım hissini veren saç telleri. Yüksek bir alın. Kalın ve sert kaşları sizi aldatır. Sanırsınız ki o kaşların altında ciddi ve durgun bir karakter saklıdır. Göz bebeklerinden yayılan merhamet damarları sizi hemen uzaklaştırır bu düşüncenizden. Bu gözler, keskin bir zekanın, şen bir ruhun, tatlı bir tevekkülün aynasıdır. Hendesî, ağır bir tefekkürden haber veren kaşlardan sonra, bu gözler, silkeler, sizi kendinize getirir efendim.
Cevelanımın ağzındaki güzellik kadar ağzından yayılan kelimelerin latifliği ile de derbeyandır. Pek az insan ağzındaki gülüş ondaki kadar canlı, ondaki kadar ferahtır. Gülerken bütün vücuduyla güler sanki. Ortanın azıcık üzerinde boyu, geniş omuzları ve simasını tamamlayan gözlükleri ile coşkun ve heyecanlıdır. En küçük vesilelerle neş’esi parlayıverir. Pek nadir kızıverir, zaten koskocaman tebessüm etmek varken kızmanın kendisine yakışmadığını da bilir. Rind bir evladımdır netekim.
Bendeniz onu Cemaat’te tanıdım. Fedakâr, kadirşinas, gayretli ve ziyadesiyle çalışkan birisi olarak bilmekteyimdir. Ekseriya masa başı işlerle meşgul sanılırsa da bendeniz Mollanızdan gerekli müsaadeyi de alarak kâh bir yardım kuruluşu için dünyanın değişik mekanlarına kâh güzel Anadolumuzun farklı mekanlarını aşındırmaya koştuğunu görürsünüz. Şu sıralar biraz fazla medyatik olduğu kuşlar tarafından kulağımıza fısıldanıyor ve lakin “evladımıza yakışır” nakaratındayız. Hakikaten yakışıyor netekim Tv ekranını aslanlar gibi doldurup radyolardan değme sunucuları çatlatacak mikrofonik sesi ile yüreğimize akmasını biliyor. Gazetelerin kodaman köşe yazarları, bu yeni yetmenin yazdıkları karşısında edeple saygı makamına geçiyorlar. Cevelanım koçlar gibi yazıyor maşaallah.
Yusuf Armağan, mümbit bir toprak gibi bir yerine bin veriyor. Allah gücünü kuvvetini daim eylesin.
- Molla Kasım yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli




Yeryüzü notları almak
Cesur Küçük — Çar, 19/11/2008 - 21:44Yusuf Armağan.
Anlatmak için uzun uzun cümleler kurmaya gerek yok. Molla herşeyi anlatmış.
Yusuf Armağan. Abi işte. Bizim Yusuf abi. Abi lafının en çok yakıştığı adamlardan.
Yusuf Armağan
salih demirhan — Paz, 16/11/2008 - 22:16Yusuf abi o kadar çok işi layığıyla yapıyor ki takip etmekte güçlük çekiyoruz . Tv Net'te her pazar 21.30 da Yeryüzü Notları programını yapıyor. Gerçek Hayat'ta ve Düşünce Gündem dergisinde yazıyor. Nepal'e Kamboçya'ya selamımızı götürüyor. Maşalah diyelim. Allah nazardan saklar inşallah.