Çocukluğunuzu Yaşayabildiniz mi?
Kategorilerden
Söz Ola
Kişilere Dair
Hür Tefekkürün Kaleleri
Şiir Makamı
Düş Vakitleri
Gonca
Makamı-ı Dikkat
Hakikat Hikayet
Tanıtılanlar
Tefekkür
Hüzün Alanı
Ümmet Coğrafyası
Haberdar
Kimdir Nicedir
Gülü Gülle Tartarlar
Yürek Yarası
Hay Sızı
İçe Dönüş
Berceste
Kara Kalem Yazıları
Gelişi Güzel
Güncel
Ümidlere Dair
Zamana Dair
Reyhan




Cocukluk....
medine dogan — Çar, 13/08/2008 - 18:35Cocuklugumun en sevdigim donemleri yaz tatilinde koyde yasadiklarimdi.bebelerimizi kendimiz yapardik, camurdan, tahtadan,onlara elbileselr dikerdik, evdeki artik kumaslarla bazen eski yazmalar verilirdi bize,onlari kullanirdik bebelerimiz icin, tasdan evler insa ederdik. ekilen sebze bahcelerinin yanina evimizi insa ederdik.uzerimizde kocaman dut agaci.her yerde bereket yamardi karnimiz hic acikmazdi, bahceler,agaclar.acimiz tatli mi istedi. incir agcana tirmanmak bizim icin en buyuk zevk idi.annelerimiz icin zeytin agclarinida ziyaret ederdik,zayif cocuklar onun dallarin uzerine cikip cirpardi.alttan buyukce kilimler zeytini topardi.sonra oturup tek tek kirardik.hem eglenirdik hem ise yarardik.kayaliklarda isimlerimizi cagirir, tekrar yankilanirdi.gelincik ve papatyalarla evlerimizi susler, bayrak yapardik.....tum yerler bize aitti.aksam cobanlar evlerine donerken bizi eve girme saatimiz de gelirdi.
Bizde bir zamanlar cocuktuk iste,simdi cocuklarimiz bile buyudu....
Cocuklukta kalma birseyler tasirsak yanimizda...tesellimiz o olur galiba.
selam ve dua ile....
yaşanmamış çocukluk yok
gürbüz ünal — Çar, 13/08/2008 - 18:09yaşanmamış çocukluk yok büyüyenler için,küçükler içinse bir kısmı yaşıyor ve bir kısmı yaşayacak,yaşamayacak olanlar zaten yaşamayacak.Geçmiş olduğu gibi küçüklük(çocukluk) de sürekli yaşanır desem..?çok mu demiş olurum...büyüklerin de kimi zaman çocukluk ettikleri,etmek istedikleri olduğu sürece.bir adamı adam yapan üç önemli kesit ,üç gün hikayesi ömür değil mi zaten?
büyük olan çocuk,çocuk olan büyük olacak,yine olacak efendim.
Çocukluk:)
Zehra Arslan — Salı, 05/08/2008 - 20:25Bahçeli bir eviniz varsa dört tane de aynı yaştan arkadaşınız hangi güç size eve sokabilir ki... ta ki akşam ezanına dek.
çamurdan pastalar, lahana bebekler ve tepesine çıktığınız ağaçlar... Yıllar geçtikçe dünyanın farkındalıkları artıyor...En fenası da modern zamanın yılgınlığında çamurlar betona dönüşüyor... Büyüdüğümü düşündüğüm zamanların birinde bir yazı yazmıştım kendimce,
Paslı hayallerin uzaklığı
Mazinin firakında kayboluyorum tüm benliğimle,
Yazıp da gönderemediğim mektupların küf kokması ile
Nefes alışverişlerimde zorluk çekiyorum.
Fotoğraflarımdaki masumiyetimi bir daha bulamayacağım beni arıyorum...!
Dondurulmuş bir ben varım fotoğraf karelerinde...
Sınıf tahtasının önünde çekilen bol gülümsemeli fotoğraflar...
Tarif edemediğim bir düğüm oluşuyor boğazımda
Sadece derin bir nefes çekebiliyorum,
Geride bıraktığım mazi denilen dili geçmiş zamana...
Zaman ne karda çabuk geçmiş biz farkında olmadan tümcesi yankılanıyor beynimde,
Biz farkında değilsek kim olmalı bu farkındalıkların
Asılı kalsın hayat denilen buğusu bol olan hengame,
Nedendir hep geçmişle birlikte hüzün belirir
Giden zaman neden yaşartır gözyaşları...
Her gecen sene nedir bu hayatla olan tanışmamız...
Hayatın diğer yüzlerini de görmek korkusuyla yaşar olduk
Daha neler göreceğiz kim bilir suallerinden yorgun düşüyorum!!!
Artık insanların birbirlerine bütün zararları verebiliyor olması düşüncesi de çok ürkütür oldu..
"İnsanoğlu çiğ süt emmiştir" laflarının yankıları ile geçiştiriliyor hayat...
"Artık herkesten her şeyi beklemek" bilindik cümle kalıpları...
İnsanlar can yakmaları ile birbirlerinin imtihanı oldu adeta...
Sanki bir yarışa girildi...
Canlar yakılıyor,
Ama yarış bir türlü son bulmuyor
Birinci kim... kazanan kim...kaybeden kim...
Ortalığı adeta dinmek bilmeyen hırs kokuları esir almış,
Bu esaret hiç bitmeyecek umutlar yeşermeyecek gibi ilerliyor
Kaybettiğimiz bir şeyler var ama ney?
Topraktan pasta yapan ellerimi kaybettim
Bunu biliyorum.
Sabahtan akşama kadar sokaklarda evcilik oynayan bol hayalli düşüncelerimi de kaybettim
Bunu da biliyorum.
Ama daha önemli bir şey var kaybettiğim
Sanırım ben büyüdükçe dünyam küçülüyor.
Ve ben dünyamı yitiriyorum paslı hayallerimin uzaklığında...!
Bir varmış bir yokmuş çocuk
Abdullah Birokur — Çar, 06/08/2008 - 07:45Ne varsa çocukluk çağında var efendim, iyilikler-güzellikler yurdu.
Yoksulduk ama umurumuzda değildi. Oyunlarımız vardı. "Yitik çağ, yeşil çağ" diyen şairlerimiz çocukluk için güzellemeler yazdı. En dokunaklı mısralar o güzel günlerden kaynağını aldı. Hüzün makamında evet, acı ile akran... Cahit Sıtkı'nın "Çocukluk" şiirini paylaşmak isterim:
Affan Dede'ye para saydım,
Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var, ne adım;
Bilmiyorum kim olduğumu.
Hiçbir şey sorulmasın benden;
Haberim yok olan bitenden.
Bu bahar havası, bu bahçe;
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce,
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim;
Hiç bitmese horoz şekerim!
Şimdi büyüdük, dertlerimiz de büyüdü. Hayırlısı bakalım. Selam ile...
Keşke çocuk olsaydım ben de düşseydim
Nefi Selamoğlu — Salı, 12/08/2008 - 20:39Hakikat büyüdük ve çocuklar ve çocuklar olabildiğine uzağımızda bugün... Bir düğündeyim. Bir Hacı baba, ak sakallı, piri fani... Duvarın üzerinde oynayan çocuklara bakarak "düşersiniz... "diyor titrek sesiyle... Aradan dakika geçmeden çocuğun biri düşüyor yere...
Hacı baba: "Keşke çocuk olsaydım ben de düşseydim"
Hadise bu amma "keşke" işe yaramıyor maalesef...