Devrim Nazlı Bir Gelindir
said ercan — Salı, 12/08/2008 - 06:01
Boyacı gecekondu çocukları,
Şimdi köşeden çıkacak,
ayakkabılarım nasırlı,
ben bunu düşlememiştim ki;
devrim nazlı bir gelindir bilirim,
duvağında kurşun kurşun kan lekesi,
adımı satılığa çıkarmışlar
ayet ayet iniyor bana sabır,
şimdi bir sapan kadar yakın özgürlük,
bir esemes kadar uzak,
beş yeteleye kurtulacakmış filistin,
şu adı vurdumduymazlık olan kahpe şey
sarıp sarmalamış ruhları,
dışarsı soğuk çıkma üşürsün ibrahim,
kapanını yanına al
cumaya giderken,
benim hiç kızım olmadı,
adı doğmadan konulan çocukları severim ben,
ama hepsi masum ve şirin,
devrim nazlı bir gelindir,
astılar onu gördüm,
devrimin babası osman amca,
köyde işci
tütün işcisi
demirele oy vermiş
devrimi dün astılar gelinliği kan bere içinde.
babasını gördüm bugün
sen ben gibi bir adem işte.
devrim nazlı bir gelindir
ha doğdu ha doğacak,
şimdi burada bu saniye
bir masum vurulacak,
ben devrim hiç gelin olmayan.
ben devrim adını bilmem kimin koyduğu,
ben faili meçhul,
reşadiyeli osmanın kızı,
pazartesi kadar başlangıç
ölüm kadar gerçek,
devrim bu ha geldi ha gelecek.
bugün cuma
ibrahim namaza gidecek
yollar açık olsa bari
daha şimdi bir tank geçti
başka bir ibrahim kışlaya gidecek,
ibrahimler birbirinden habersiz
devrim nazlı bir gelindir
acep hangi ibrahimle evlenecek?
ah devrim!
Tanrı aşkına çıkar şu gelinliği,
naz sana en çok anadan üryan yakışıyor.
- said ercan yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli




ne şehirler yakacaktık
Şahan Çoker — Çar, 13/08/2008 - 15:24ne şehirler yakacaktık yeryüzünden
eğer izin verseydi annemiz
beğenerek okudum.derdiniz derdimizdir
saygılarımla
www.sahancoker.com
eşiniz, çocuklarınız fesada uğramasından korktuğunuz mallar
said ercan — Çar, 13/08/2008 - 16:23Ayet ne diyor : eşiniz, çocuklarınız fesada uğramasından korktuğunuz mallar sizi Allah ve rasulunun yolundan alıkoymasın ama anneleri saymıyor
derdimizle dertlenenlere selam olsun
değerli yorumunuz için teşekkür ederim şahan bey.
zemheri
Son Ali
Nefi Selamoğlu — Salı, 12/08/2008 - 20:49Sağlam bir şiir... Bir mesnevi sanki, vurgulu bir hikaye, realite... Acı... Şiir şiiri getiriyor. Bu vesile ile ustaya da selam diyorum:
cenin mülteci kampında muhtemelen mevcut bir kalaycı dükkanındaki son ali
Kaş çatarım düşmanıma, tanklarına taş çakarım
Ustam beni eve yollar, küçük kızına bakarım
Adım Ali; Ramallah'tan.. Cenin kampına sürüldüm
İşe giderken canlıydım, dönüşte tel tel döküldüm
Bakırcının çırağıyım, yaşım oniki olmuştur
Anam beni bir güz günü hıçkırırken doğurmuştur
Göçmen kuş sürülerine ısmarlandı istikbalim
Serçe kuşun ölümünde vallahi yoktur vebalim
Durmadan askerler gelir, sefer tasımı ezerler
Cilalı postallarıyla göğsümüzde kol gezerler
Timsahları hiç görmedim, leş yiyen kuşu tanırım
Hahamlara küfretmedim, biliyor bunu da Tanrım.
Yusuf abimi öldüren kurşunu yerde bulmuştum
Her gün annemi ağlatan soğuk demirle konuştum
Yollarda oyalanırken, iskeletlere rastlarım
Abim aklıma gelince, annem görmeden ağlarım
Bizim zeytin bahçesinde alıştım silah sesine
Koşarım duvar dibinden gizlenirim öylesine
Offf!... Yine bir tank geliyor.. sarsıldı kablar, kacaklar
Korkuyorum elimde mi.. yine insan vuracaklar
Bu top sesi neyin nesi, gövdemi yere düşürdü
Eyvah! Bu halimi görse ustam beni öldürürdü
-Sana demiştim... Dikkat et! Bir gün sokakta ölürsün
Bak İşte çıktı dediğim, kızıl kan içinde yüzün
Sokak ortasında kaldım, tanklar yürüdü üstüme...
Ne çok uykum var Tanrım.. yorganımı ört üstüme.
Kaş çatarım düşmanıma, tanklarına taş çakarım...
Ustam beni eve yollar, küçük kızına bakarım...
Metin Önal Mengüşoğlu
"Ustam Beni Eve Yollar Küçük Kızına Bakarım"
said ercan — Çar, 13/08/2008 - 08:10"Ustam Beni Eve Yollar Küçük Kızına Bakarım" diyor Metin Önal Mengüşoğlu, asıl yapmamız gerekenlerden o kadar uzaklaştık ki
hani diyor ya ismet özel "bildim neymiş eşref-i mahlukat" ah bir bilsek neymiş esfel-i safilin neymiş eşref-i mahlukat,
taş atan çocuklara, kaş çatan adamlar yaşadıkça ...eve değil meydanlara gitmeli.
zemheri