İdeal mi Yenilik mi?
ismail okutan — Per, 14/08/2008 - 07:30
Bugün sihirli bir el gelecek de bütün isteklerimizi gerçekleştirecek sanmayın. Güneş de bugün farklı bir yerden doğacak sanmayın. Yine bildiğimiz bu aldatıcı ve yalan dünyadaki çılgınlıkları, beklentileri, istekleri, haksızlıkları, zulümleri düşünerek anlamlı bir hayat yürüyüşü gerçekleştirmek istiyor musunuz? O halde hayatın kaynağına doğru ilerlemelisiniz. Hayatın kaynağı her dönemde kitap olmuştur. Hayatı sulayan, onu yeşerten kitaptır. İnsanı ve hayatı sapkınlıklardan koruyup ona yeniden can veren yeniden yatağına döndüren de her zaman kitap olmuştur. İnsana her dönemde eşlik eden, onu yalnız bırakmayan de kitaptır. Kitap, insana içine düştüğü tüm çaresiz durumlarda, tüm badirelerde, tüm sapkınlıklarda rehberlik etmiştir. O yüzden insanın gerçek dostu kitaptır. İşte İnsan hep yeninin peşinden koşuyorsa önce hiç eskimeyen kitabı okumalıdır. Görünüşte hep yeniyi arar ve onun peşinden koşarsınız. Aslında hayatın yeniliği ve anlamı ancak kitaba bağlı kalarak elde edilir. O’na doğru olan yürüyüş esnasında tüm uzuvlarımız, beyin hücrelerimiz, kalp odacıklarımız, alyuvarlarımız, akyuvarlarımız ve düşünce sistemimiz yenilenir. Kitabı ve kutsal olanı ancak böyle bir yürüyüş sonucunda, bir arınma, bir silkiniş, bir temizlenme hareketinden sonra anlayabiliriz. Böyle bir yürüyüşün adı sanatlı bir yürüyüş olur. Ben hayata en azından böyle bir anlam yükledim. Fikir dünyasında gerçekleştirilen, albenili sırlarla dolu dolu olan bir eylem olarak değerlendiriyorum bunu. Bu sırları yeni sırlara abandırmak için ortaya yeni eylemler çıkar.
Yenilik bir değişim değil bir arınmadır. Hayatımızı, kalbimizi ve beynimizi tüm kirlenmelerden tüm yanlış düşünce ve tutumlardan, tüm eğrelti olan duruşlardan ve günahlardan temizleme operasyonudur. Yenilik dediğimiz şey bazen olumsuz bir yönde de gelişebilir. Bir durum ya da konu karşısında önceki durumumuza göre biraz daha geride kalmış olabiliriz, ya da olumsuz bir düşünce ve tavır geliştirmiş olabiliriz. Bunun adı yenilik değil geriye gidiştir. Değişim de olamaz. Geriye doğru gidiş değil, ancak ileriye doğru ve olumlu yönde olan bir değişimin adı yenilik olur. Çünkü aslolan gelişimdir. Olumsuz yönde seyreden böyle bir değişim insanı geliştirmediği gibi ideallerinden de uzaklaştırır. Yenilik bir ideoloji ya da bir ideal de değildir. Ancak bir ideal sahibi olarak elde edilmesi düşünülen sonuca götüren bir vasıtadır, bir envanterdir. Yenilik olumsuz yönde bir değişim değil, doğru olana ve güzel olana ulaşmak için bir silkiniştir. Kirlerden arınmayı hedefleyenler için bir çırpınıştır. Materyalist felsefeye göre bu gün sahip olduğun bir makamı kaybettiğinizde, ya da bir malınızı yitirdiğinizde zarar etmiş sayılırsınız. Oysaki maneviyatçı görüşe göre, makamınızı kaybetseniz de, bir malınızı yitirseniz de aslolan ahreti kazanmak olduğu için kaybetmiş değil kazanmış sayılırsınız. Yenilik de bu yöndeyse bir gelişim ya da bir kazançtır. Aksi takdirde ahiretten yani ebedi mutluluktan uzaklaştırıyorsa yeni bir durum yada bir kazanım içinde de olsanız aslında kaybetmiş oluyorsunuz. Bu da ancak bu ideale yani İslami düşünce sistemine sahip olmakla kazanılacak bir düşüncedir.
Her eylem yeni bir eylemin sancısıdır. Her fikir yeni bir hareketin annesidir. Bunları ancak ideal sahibi olanlar gerçekleştirebilir. Ancak iddia sahibi olanlar sonuçta bir mutluluğu elde ederler. Hayata dair, insana dair bir iddiası olmayanlar sonuçta kendilerini ancak bir serabın ortasında bulurlar. Bir dava sahibi olmayan ve sadece bedenin bir takım ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir çaba içinde olanlar ruhlarını doyurma şansından çok uzaktırlar. İşte bu yüzden ideal, hayattan daha önemlidir. Çünkü idealin sınırları belli değildir, bir hacmi yoktur, sonsuz ufuk gibidir, engin bir dünyadır, insana gökyüzünde yolculuk yaptırır, uzayın boşluklarında sonsuzluk duygusuna ulaştırır. İdeal sahibi olmak aslında yürekli insanların verdiği bir fazilet savaşımıdır. Ancak cesur ve yürekli insanlar bir ideal için mücadele ederler. Kendilerinde yerleşik bir sisteme karşı mücadele edecek cesareti ve gücü bulamayanlar bir ideal, bir dava sahibi olacak erdemden çok uzaktırlar. İdeal sahibi olmak her şeyden önce yürek teçhizatıyla ilgili bir şeydir. Yani yüreklerinde sevgi, haksızlıklarla mücadele etmek, güzel olana ulaşmak, yolun sonunu düşünmek, çirkinlikleri ortadan kaldırmaya çalışmak gibi malzemeleri bulunduranların, maneviyatçı felsefeye göre hayatı bir bütün olarak algılayıp yaşayanların sahip olabileceği bir erdemdir. Bencil, sadece kendini düşünen, etrafında olan bitenlerle ilgilenmeyen, haksızlıklar karşısında susanların, materyalist felsefeye göre günübirlik yaşayanların çok uzağında bulundukları bir erdemdir.
- ismail okutan yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli




..
canan — Pzt, 18/08/2008 - 20:11Güzel bir yazıydı..
Saygılar..
Kitabın ortasından
İbrahim Talha — Per, 14/08/2008 - 11:32Kitabın ortasından sunmuşsunuz bize hayatı... Yönler izafi de olsa, bakışlar şahsa özel de olsa "kitap" hakikatını asla değiştirmiyor...Hayatımızda var olan her bir yamukluğun sebebi O'ndan uzaklığımızdır.
yöne ait kavramlar
gürbüz ünal — Per, 14/08/2008 - 07:53yöne ait kavramlar izafidir,kişiye göre değişir.yüzümüz doğuyaysa önümüzdekiler bizden ileri,arkamızdakiler bizden geridedir,yüzümüz batıyaysa durum tam tersi.Diğer yandan eskilik yenilik de izafi,eski yeniden ileride olabileceği gibi yeni de eskiden ileri olabilir.İdeal,kemal gibi kavramlar ise dikeyseldir,derece ifade eder,üstünlük ifade eder.Kitap insanı doğruya ulaştırabileceği gibi saptırabilir de.Sivrisinek misali bu misalle allah kimilerine hidayet verir,kimilerini de saptırır...Asıl olan insan selam ile...
Asıl olan kitaptır, kitap da Kur'andır
ismail okutan — Cum, 15/08/2008 - 15:49Kitaptan bahsedreken kastımızın Kuran olduğunu sanırım söylemeye gerek yok. İnsanı mutluluğa götürücek biricik kitap Kurandır. Onun dışındaki kitaplar da onun anlamını iletebildiği ölçüde değerlidir. Kitabın amaçlarından biri de insanı mutlu etmektir. Asıl olan kitaptır. Yani Allahın bizden ne şekilde yaşamamızı istediğidir. Aslolan insan olsaydı bazen eşrefi mahlukat, bazen esfeli safilin olmazdı. Bizim kitabımız Kur'an insanı her zaman eşrefi mahlukat yapar. Ondan uzaklaşma olduğu zaman insan sapıtır. Yoksa Kur'anın kendisi haşa hiçkimseyi saptırmaz.. Tersine ebedi mutluluğa götürür.
kuran mı insana indi, insan
gürbüz ünal — Cum, 15/08/2008 - 16:33kuran mı insana indi, insan mı kurana?Vurgu bu yönlüydü asıl olan insan derken kasdettiğim.Köre zaten ışık bir şey ifade etmez.Bahsettiğim ifade yine kurandan değil mi? misalle allah (sivrisinek)dilediğini saptırır,dilediğini hiadayete erdirir.sapıtmk veya hidayete ermekte yine asıl olan insan,sivrisineğin sapıtması olmayacağı gibi kuranın da sapması söz konusu değil elbet.meramım anlaşılmıştır umarım saygıyla.
teşekkür
ismail okutan — Paz, 17/08/2008 - 17:41Meramınız elbette anlaşılmıştır.İlginize teşekkür ederim, sevgili gürbüz kardeşim. Allah bizi Kuranın dost ikliminden ayırmasın. Daha nice gürbüz yazılar bekliyorum sizden.