Çarşaf Kadar Fetvâ
Nefi Selamoğlu — Cts, 16/08/2008 - 10:30
Ne çok bekledik yolunu!
Kardeşinin aksine içki ve sefahatten hoşlanmayan sade bir insandı. Mertti, güçlüydü. Bileğinden yakaladı mı hasmını, sırtını yere getirmeden bırakmazdı. Herkesin taklitçiliğe varan aşırı yenilik düşkünlüğüne inat geleneklerine bağlı ve umuttu.
Ne de güzel başlamıştı!
Harem kurmayacaktı; yüksek maaş alıp hiçbir iş görmeyen lüzumsuz adamları defedecekti; israf etmeyecekti... Herkesin beklentisi idi O.
Tuttu Mısır'a gitti. Değişmeye başladı sonra. Arkasından bir ilke imza atarak İngiltere ve Fransa'ya ziyarette bulundu. Bu arada bir şeyler yapılmıyor değildi fakat masrafların ardı arkası kesilmez olmuştu. 200 milyon altını bulmuştu borçlar ve yılda ödenen borç ve faizi 14 milyon altındı. Ve şimdinin eski o zamanın yeni alışkanlığı hortladı: borcu borçla ödemek ve bütçe açığını yeni borçlarla kapatmak. Dışardan borç alma imkanı olmadığında Galata sarraflarından yüksek faizlerle borçlanma yoluna gidildi. İflastı yani.
Rus elçisinin gazı ile akıl yürüten sadrazamının engin fikirlerine itimadı sonunun başlangıcı oldu. Hem sadrazamlarının tavsiyelerini kabul etti hem de kabulün cezasını tek başına çekti. Velinimetinin imha planını memnuniyetle hazırlayan eski/yeni Sadrazamı, Seraskeri, diğer devlet ricali köpek kadar bile olamamıştı. Kara Halil Efendi'nin çarşaf kadar fetvası ile hal'ediliverdi hiçbir şeyden habersizken.
Aslını unutmakla hem tahtını hem canını berhava etti Sultan Abdülaziz. Alafrangalığı dinsizlik sayan iyi niyetli Sultan, dört milyon altına ve borçla yaptırdığı Çırağan Sarayı'nın bugün ne amaçlarla kullanıldığını görse iyi niyetin, her sabah Kur'an-ı Kerim okumanın, bestekarlığın başkalarının ağzına bakmakla uyuşmadığını anlardı.
İyi başlamıştı.
Kötü devam etti.
Hem kötü bitti, hem kötü bitirildi.
Abdülaziz'in bileklerinden akan kan, pıhtılaşmadan ekonomide, sefahatte, Mısır'da, saraylarda, köşklerde, Tünel'de hâlâ akmakta ve bir ibret nişânesi olarak karşımızda devasa durmaktadır.
- Nefi Selamoğlu yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli




Uyan Sultan Aziz..
Aynur Yavuz — Paz, 17/08/2008 - 08:3529 Mayıs’ı 30’una bağlayan gece sabaha karşı 04.30 civarında, 1876 Darbesi olarak tarihlere geçen eylem gerçekleştirilmiş ve 32. Osmanlı Padişahı olan Sultan Abdülaziz hal‘ edilmişti..( Bu eylemde kullanılan 300 Harbiye öğrencisi ve bir bölük Arap askerinin, sarayın etrafını padişaha karşı düzenlenecek bir suikast olasılığına karşı çevirdiklerini sanmaları bir nebze de olsa olayın boyutunu gözler önüne sermektedir.) Ardından da bir padişaha yakışmayacak surette Topkapı Sarayından Feriyye Sarayına ailesi ve cariyeleri ile birlikte nakl edilmiş ve 4 Haziran günü Sultan Aziz odasında bilek damarları kesili halde bulunmuştur.. O andan itibaren ise ölümünün nasıl gerçekleştiği konusunda yıllarca süregelen tartışmalar da başlamıştır. İntihar mı?...Katl mi?....
Altmış üç kişilik bir grup tarafından güya devlet ve millet adına ve güya meşrutiyeti getirmek amacıyla hazırlanan bu darbe; kişisel garezlerin neticesinde, bürokrasinin dizginlerini bir daha bırakmamacasına ele geçirmek hırsıyla oluşmuş, Abdülaziz Han‘ı da ölüme götürmüştür…
Son dönem Osmanlı Tarihi’nin en çok tartışılan vak’alarından birini teşkil eden bu konu üzerinde bir uzlaşmaya varılmamakla birlikte genel kanaat Abdülaziz’in katl edildiği yönündedir. Hayli ilginç ve üzüntü verici olan bu tartışmaların içine girmektense Sultan’a halk tarafından yazılan bir mersiyeyi zikr etmek daha doğru olur galiba…
„Seni tahttan indirdiler
Üç-çifteye bindirdiler
Uyan Sultan Aziz uyan
Kan ağlıyor bütün cihan“…
Tarihin karanlık sayfalarından birini teşkil eden bu hadiseyi 5 mart 2005 ve 16 Şubat 2007 tarihlerinde okuyucularına sunan zaman gazetesinin haberlerini ve Mustafa Armağan’ın mezkur konuyu aynı gazetedeki köşesinde farklı açılardan kaleme aldığı yazısını da zikr etmekde fayda var.
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=149486
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=501518
http://www.mustafaarmagan.com.tr/yaziGoster.php?yaziNO=1065
Tarihimizin en hüzünlü dönemlerinden birini resmeden bu tabloyu hafızalarımızda yer tutacak biçimde kısa ve öz olarak gayet güzel bir şekilde ifade etmişsiniz bizlere. .Sağolun..
İyi başlamak
hasanparlak — Cts, 16/08/2008 - 10:56İyi başlamanın sevinç ve umudunu, kötü akibete kurban etmenin etkilerini ve şimdiki durumla bağlantısını çok güzel ifadelendirmişsiniz. Yazınızı hüzünle okudum. İbret alınması gereken acı bir vakıa.