M.Nuri Bingöl yazıları
Romancı'nın Vefatı ve Tedaileri
M.Nuri Bingöl — Cum, 12/09/2008 - 12:31
Şerif Benekçi’nin inceleyebildiğim tek eseri var: Şimdi Ağlamak Vakti. Romanın yanımdaki “ayrıcalıklı” yanı, ilk bölümlerinin Gediz’in köylerinde geçmesi. Vefatını, dostum M.Nuri Yardım’ın köşesinden okuyunca “ İnna lillah…” dedikten sonra, bahsettiğim romanın iklimini yeniden duyar gibi oldum.
Belki de muhterem okuyucu meraklanacaktır; neden “ağlamak vakti” romanı?.. Çünkü Mekan Gediz’di ve ilk vazife yıllarım da oradaydı. Gerçi merkezi değildi ama, merkeze yakın bir nahiyeydi: Şimdi ilçe olan Şaphane…
Bir Portre: Prof. Dr. Mehmet Kaplan
M.Nuri Bingöl — Cum, 15/08/2008 - 09:17
“O devre ait bütün vesikalar apaçık olarak gösterir ki İstiklâl Savaşı’nın kazanılmasında “ milli istiklâl” fikri kadar, dinin de büyük rolü olmuştur. Türk halkı bazı sathi aydınlara rağmen , bu gün de “ ŞEHADETLERİ DİNİN TEMELİ OLAN” ezanın ebedi olarak inlemesini candan istemektedir. Şundan hiç şüphe etmemek lazımdır: Türkiye’de dini yıkan Türk milletini de yıkar. Dini anlayan ve yücelten, onu - Türk milletini ve devletini- ebediyete kadar yaşatır.” “ Edebiyatın İçinden” adlı eserindeki İstiklâl Marşı’nı tahlil eden makalesinde Rahmetlik Prof. Dr. Mehmet KAPLAN bu ifadeleri kullanırken, hem gönlündeki değerler silsilesini açığa vuruyor, hem de “ BAZI SATHİ AYDINLARA” rağmen büyük bir gerçeğe parmak basıyor.
“Bursa'da - İkinci - Zaman…”
M.Nuri Bingöl — Pzt, 04/08/2008 - 05:55
-Muhterem Recep Altepe ve Servet Hocaoğulları’na-
Bursa’yi ilk gelişim 1978 Yaz’ı. ÖSYM’ye Gaziantep’te bir “dost iklimini” teneffüsle birlikte girdikten sonra, önce Ankara’ya, sonra da Bursa’nın güzide ve tarih kokan , ama ihmal edilmiş, ama “şehirlikten çıkarılmış kozmopolit görünüşüne atmıştık kendimizi.
“ Atmıştık.” diyorum, çünkü yalnız değildim. Ortaöğretimdeki öğrencilik yıllarımda candan dostluğunu çok sık yaslandığım şimdi tıp doktoru (mütehassıs) arkadaşı, Müslüm'ü yol arkadaşı olarak seçmiştim kendime. Şimdiki yolculuğumda, Muhterem M. Ali’yi seçmem gibi tıpkı…
"Sehl-i Mümteni" ve Yapı Nazariyesi
M.Nuri Bingöl — Per, 31/07/2008 - 07:20
Eleştirmenler edebî türlerde belli yapı elemanlarını ifâde eden, göz ve gönüllere türlü mânâları ağdıran, akıl ve idrâk melekesine apayrı fikirleri aksettiren bazı temel unsurları – bildiğiniz gibi- tesbit etmişlerdir. Bu nevi unsurların klasik tanımları çokların karihasında. İşin o yanını “ estet”lere bırakmak, demek istediğimi daha kestirme yollara çevirir.
Cahit Sıtkı Tarancı’nın Şiirlerinde İnsan ve İnsan Psikolojisi
M.Nuri Bingöl — Çar, 23/07/2008 - 06:26
“Şiir, bu tatlı bela, bu ilk göz ağrımız, ilk ve son aşkımız, bu teneffüs saadetimiz, kalp çarpıntımız, ona vardığımız nisbette çok yaşamış, tatmış, kam almış olacağız. Şiir! Şiir!...... Şiir, fikr-i sabitimiz olmalı... ....”, “Ne içtimai mevkide, ne servette gözüm var, tek ihtirasım güzel şiirler söylemektir.
Soru Çengelinin Simsiyah Noktası
M.Nuri Bingöl — Paz, 06/07/2008 - 08:13
Bir kuş geçer yücelerden
Bulutlardan da ak pak
Nazlı boynu gerildikçe gerilir.
O ıssız vatan, toprak
Beden beden abanmış birbirine.
Aşağıda / saç yolup fizar eden
Maviş Fırat / Akkalemiz görülür.
Darbe davetçileri de ölmeyecek mi?
M.Nuri Bingöl — Pzt, 30/06/2008 - 07:26
Ötelerin ötesini -bir muhal farz zorlamasıyla- hele bir tarafa bırakalım da cihanı ve insanlığın o kendine has üstün vasfını bile beş paralık eden gafletimizden biri , belki de en birincisi nerede ve hangi zeminde bulunduğumuza sırt çevirmek değil midir?
Hatırlıyoruz da, böylesi bir “fitne”yi her ağız değişik şekillerde telaffuz edebiliyor, farklı bakış açılarıyla meseleye izah -veya bahane- getirmese kalkma illetinden bizar hale girebiliyor; ama tek noktanın ortak olduğu hadisesi es geçiliyor nedense: Fanilik, bir başka diyara hazırlanma gayesiyle geliş, vazifede beraberlik- “vahdet-i vazife.”
Gökkubbemiz Altında
M.Nuri Bingöl — Çar, 25/06/2008 - 07:49
Birbirimizi bilmenin ötesinde, mutlak hakikatlar dairesi içinde “ muarefe etme” vecibesiyle de karşı karşıyayız.
Köprüler kuruldu, geçitler yapıldı, tüneller açıldı . Ufuklar her gün -kimbilir- kaç renge boyandı; tek gözlerimizin pasını silsin, silebilsin diye...
Kargalar gördük hep beraber, üzülerek ve tiksinerek seyrettik onları; bülbül ötüşlerini iişitmeye niceden beri teşneydik.
İleride Yaşadıkça
M.Nuri Bingöl — Cum, 20/06/2008 - 19:19
Sonbahar bütün ağırlıklarını donanarak gelip çevreye yerleşmişti. Islık ıslık öten rüzgâr, şehirdeki üç beş ağaç dalından söktüğü yaprakları kulübeye kadar ulaştırıyordu. Çevredeki çok canlı gibi, öndeki söğüt filizinin körpe yeşilliği de etrafa veda ediyordu artık. Dünya bir ağaç , insanlar da dalından ayrılan birer yaprak mıydı yoksa?
Mehmet Nuri Bingöl: “Edebiyatçılar tek boyutlu düşünmemeli”
M.Nuri Bingöl — Çar, 21/05/2008 - 09:58
Ali Haydar Yıldırım
Eğitimci yazar Mehmet Nuri Bingöl, edebiyatın değişik türlerinde eser veren değerli bir yazar. Şiirden denemeye, hikâyeden romana, biyografiden incelemeye muhtelif sahalarda kaleme aldığı eserlerle tanınan Bingöl ile genel olarak edebî çalışmaları ve son eseri üzerinde durduk.
YILDIRIM: Çok değişik kaynaklarda, yıllıklarda, röportajlarda hayatınız ve özgeçmişiniz bulunsa bile, bir de sizin ifadelerinizde öğrensek...


Son yorumlar
10 sa. 50 dk. önce
1 gün 6 sa. önce
1 gün 6 sa. önce
1 gün 7 sa. önce
1 gün 7 sa. önce
1 gün 8 sa. önce
1 gün 19 sa. önce
1 gün 19 sa. önce
1 gün 23 sa. önce
2 gün 6 sa. önce