M.Nihat Malkoç yazıları
Muhacirlik Yıllarından Bugüne Trabzon
M.Nihat Malkoç — Pzt, 11/08/2008 - 06:18
Trabzon, tarihte pek çok millete beşiklik etmiş, mühim yerleşim yerlerinden biridir. Bu topraklarda pek çok medeniyet filizlenmiştir. Bu medeniyetlerin kalıntıları bugün de apaçık gözlenebilmektedir. Geçmişle bugünü sentezleyen bu eserler sevgi ve hoşgörünün derin çizgilerini şehrin gül çehresinde ebedileştirmektedir.
Doğmunun 800. Yılında Nasreddin Hoca
M.Nihat Malkoç — Salı, 15/07/2008 - 05:28
Türk mizahının tartışmasız en büyük ismi olarak kabul edilen Nasreddin Hoca, insanları gülmekten kırıp geçiren fıkralarıyla özdeşleşmiştir. Onunla kıyaslanabilecek başka bir mizah ustası ne Türkiye’de ne de dünyada vardır. Hoca güldürürken çok kere de düşündürür insanları. Bu açıdan bakınca ona nüktedanlığının yanında filozof da diyebiliriz.
800. doğum yıldönümünü idrak ettiğimiz Nasreddin Hoca’yı yıllar eskitememiştir. Onun mizah yönünü ön plana çıkaranlar İslamî ilimlerdeki birikimini göz ardı ediyor. Oysa O dinî bilgisi ve birikimi temayüz etmiş bir kişidir. Onun içindir ki “hoca” sıfatına layık görülmüştür. İlk gençlik yıllarında Seyyid Mahmud Hayranî ve Seyyid Hacı İbrahim’den dersler almıştır. Daha sonra, aldığı bilgileri “hoca” sıfatıyla öğrencilerine aktardığı söylenir. Kadılık yaptığı da ileri sürülen görüşler arasındadır. Kendisiyle ilgili bilgiler son derece azdır.
Gürcistan İzlenimleri
M.Nihat Malkoç — Per, 10/07/2008 - 14:55
Trabzon’dan Çıktık Yola…
Diyar diyar gezmek, farklı yerler görmek, herkes gibi benim de en büyük isteğimdir. Gezmek söz konusu olunca fırsatları muhakkak değerlendiririm. Fırsatı kaza etmem. Gürcistan’a arkadaşlar tarafından gezi düzenleneceğini duyunca ben de bu geziye dâhil olmak istedim. Geziyi düzenleyenler gönül dostlarımızdı. 23 Mayıs 2008 Cuma gününün ikindi saatlerinde Trabzon’dan bir minibüs dolusu dost insanla Batum’a gitmek üzere yola çıktık. Yola çıkarken yarısı boş olan minibüs sahil şeridindeki ilçeler bir bir geçilirken doldu.
Necla Pekolcay da Geçti Dünya Üzerinden…
M.Nihat Malkoç — Pzt, 07/07/2008 - 14:54
Güzel insanlar bizleri dünya gurbetinde yalnız koyup birer birer göçüyor. Doğumlar da devam ediyor bir yandan ama gidenlerin yerleri kolay kolay dolmuyor. Yaşlı dünyamız her geçen gün asaletinden bir şeyler kaybediyor. Yıldızlar güneşini yitirince karanlığa gömülüyor mekân… Dünyamızın yıldızları mesabesinde olan ilim ehlinin göçü, değerlerin de göçünü hızlandırıyor. Onun içindir ki âlimin göçü âlemin göçü olarak görülüyor.
İlk Atom Mühendisimiz Ahmet Yüksel Özemre’nin Ardından…
M.Nihat Malkoç — Cum, 04/07/2008 - 07:17
Sayıları çok az olan, çağımızın alperenlerinden biri daha göçtü dünyamızdan… Türkiye’nin ilk atom mühendisi Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre’den bahsediyorum. “Âlimin ölümü âlemin ölümüdür” demişti Resulullah Efendimiz… Bu söz ne kadar da doğrudur. Gerçekten de âlimler âleme ışık saçıyorlar. Onlar göç edince âlem karanlıkta kalıyor. Rahmet-i Rahman’a göç eyleyen Ahmet Yüksel Özemre, Türkiye’nin medar-ı iftiharıydı. 34 yaşında profesör olma başarısını göstermişti.
Dünden Bugüne Vakıf Medeniyeti
M.Nihat Malkoç — Çar, 25/06/2008 - 07:49
İslam inancında mülkün sahibi Allah’tır. İnsanlar sadece emanetçidirler. Belli bir süre imtihan edilmek için dünyaya gönderilen insan, bütün davranışlarından sorumludur. Malımızı nasıl kazandığımız ve nerede harcadığımız elbette sorgulanacaktır. Helal yollardan kazanılmayan ve yerinde kullanılmayan para, kişinin başına dert olabilmektedir. Malvarlığımızı insanların hayrına kullanmak manevi mertebemizi yükseltir.
Üstüme Yağan Yıllar
M.Nihat Malkoç — Çar, 12/03/2008 - 19:27
Hayat üstümüze abanan çıngıraklı bir yılandır. Gölgesinde bin bir hayali barındıran yıllar, çıngıraklı yılanın desenleri misali hoş görünse de, ister istemez ürkütür bizi. Renk çizgileri içerisinde dalar gider gözlerimiz. Tonlar koyulaştıkça hissiyat karamsar, açıldıkça da iyimser bir hâle bürünür. Bir su misali, menziline koşar adım gider zaman. Tepeler ırak görünür yaklaştıkça.
Şair Erdem Bayazıt’ın Zor Zamanları
M.Nihat Malkoç — Per, 06/03/2008 - 21:20
Türk şiirinden nice kalem erbapları geldi geçti. Herkes kendi ahvalini yazdı. Daha sonra da hoş bir seda bırakıp göçtüler. Arkalarında katlar, yatlar, tapu kayıtları değil, sanat şaheserleri bıraktılar. Onlar sevgiye, aşka, hoşgörüye talip oldular. O, tok gönüllü ve engin yürekli şahsiyet abideleri, kaplarını sevgi çeşmesinin berrak suyundan doldurdular. Yazdıklarıyla zamana kayıt düştüler. Ebedilik nakışını satır aralarına kazıdılar.
Geceden Taşanlar
M.Nihat Malkoç — Paz, 24/02/2008 - 13:07
Aynalar söyleyin nedir bu boşluk?
Büyüdükçe büyür yürekte matem
Aydınlığımıza düşerken loşluk
Gecelerden taşar kuşluğa sitem
Mavi gözlerime morluklar düşer
Mevsimlerden hazan yoldaşım olur
Sabır kazanında nedamet pişer
Solgun fotoğraflar maziyi solur
Hayallerimize sinerken hüzün
Acılar dağ olur, yüreğim kanar
Birkaç kırışıktan ibaret yüzün
Gönül mahzeninde hissiyat yanar
Gölgeler yabancı izlerimize
Gün gelir gizemler olur aşikâr
Vefatının 30. Yılında Trabzonlu Tarihçi Osman Turan
M.Nihat Malkoç — Salı, 22/01/2008 - 00:00
Değerlerimiz ve değerlilerimiz ne çabuk unutuldu. Sanki gözlerimiz bağlandı, kulaklarımız tıkandı, idraklerimiz zincire vuruldu. Son senelerde büyüğü küçüğü tanımaz olduk. Tarihimize ve bu ülkenin temel dinamiklerine sırt çevirdik. Bu memleket için gece gündüz fikir üreten ve çalışan kişiler ölünce kimse onları hatırlamaz oldu. Aslında kişi maddeden dünyadan ayrıldığı zaman değil, hafızalardan silindiği, hatırlanmadığı zaman ölür.




Son yorumlar
1 sa. 40 dk. önce
1 sa. 38 dk. önce
1 sa. 43 dk. önce
3 sa. 53 dk. önce
4 sa. 48 dk. önce
6 sa. 12 dk. önce
8 sa. 34 dk. önce
9 sa. 44 dk. önce
10 sa. 50 dk. önce
1 gün 5 sa. önce