hasanparlak yazıları
Her Hayat Bir Yıldız
hasanparlak — Per, 07/08/2008 - 08:15
Eski Urfa evlerinin avlu ya da damlarında karşılanan huzurlu yaz akşamları. Seyyar ampul ışıklarının altında yenilen yemek, içilen soğuk su ve sonrasında demlenen çaylar. Aile büyüklerinin yalnızlığa terk edilmediği, sohbet ortamının eksik olmadığı, dış etkilerin bölemediği bir hayat bütünlüğü. Televizyonun egemenliğinden azade, güzel insan ilişkileri.
Hayal Baba
hasanparlak — Cts, 24/05/2008 - 14:32
Vapur iskelesinin jetonlu geçiş turnikelerine henüz varmıştı ki, görevlinin, ikinci ve son kapıyı da kapatıp, yetişmek umuduyla seğirten üç kişiye sırtını dönüverdiğini gördü. Kısa bir duraksamanın ardından, isteksiz ve keyfi kaçmış bir halde bekleme salonuna girdi. Sürgülenmiş kapının gerisinde çaresiz beklemeye koyulan o üç kişinin durdukları yere doğru ilerledi. İki cepheden Boğazı gören ve bel hizasından tavana kadar çepeçevre geniş camlarla kaplı ferah bölmenin, hemen dibinde duruverdi.
Densizlikler Komedyası
hasanparlak — Cum, 02/05/2008 - 13:15
Üniversiteli Kadınlar Derneği ilgilisi yaşı geçkin bir kadın, elinde mikrofonuyla konuşuyor. Arka plandaki geniş kürsüde, kendi akranı başka bayanlar oturmuşlar. Ciddiyetin gergin hatları yüz ifadelerine sinmiş olarak, yapılmakta olan konuşmayı dinliyorlar. Kamera kayıtlarından görüldüğü kadarıyla bu önemli toplantılarına yoğun bir katılım olmasa da, azimlerinden hiçbir şey kaybetmedikleri gözleniyor. Herhalde, “madem tehlike büyük, görevden kaçmayalım” idealine sahip çıkan mücadele kadrosundan, kendileri…
Bir Ülke Var Yeryüzünde
hasanparlak — Per, 03/04/2008 - 12:01
Bir ülke var, üstünde hepimizin yaşadığı.
Bir ülke; bağrında saklı nice şehit evlatlarıyla, mahzun ama onurlu.
Bir ülke ismi güzel, kendi şirin bir diyar…
Bir ülke: Türkiye!
Bir ülke var, bize Vatan… Şeref sayfalarıyla, zaferlerle, destanlarla donanmış şanlı mazisi. Erenler, gönül sultanları, Hak aşıkları şereflendirmiş bu değerli toprakları asırlar boyu.
Yalnızlığın İki Yüzü
hasanparlak — Salı, 18/03/2008 - 14:13
“Ne yanar kimse bana ateş-i dilden özge
Ne açar kimse kapım bad-ı sabadan gayrı”
Gönül şairi Fuzuli, bu mısralara emanet eder hüzün ve teslimiyetini. Bir sitem hali söyletse de onu, bu buruk serzenişin adını vermese de; yalnızlık, artık bürümüştür kaderini. İsyan değil tevekkül, yürek kırgınlığından öte kendi haline çekiliş, sabrın gölgesine sığınıştır bütün yapabildiği.
Baskı Üstüne Düşünceler
hasanparlak — Per, 28/02/2008 - 12:15
Hem zulmeden hem de zulme uğrayan kendileriymiş gibi feryat eden güruhu tekrar hatırlara getiren bir haber okudum. Başı örtülü öğrenci kızların, üniversitedeki başı açık arkadaşlarına baskı uygulayacağı kehanetini ileri sürenlerin kahramanlıklarına bir yenisinin eklenişiydi kamuoyuna duyurulan.
Bulutlar
hasanparlak — Cum, 30/11/2007 - 00:00
"Şu Bakır zirvelerin ardından
Bir süvari geliyor kan rengi
Başlıyor şimdi melül akşamda
Son ışıklarla bulutlar cengi " - AHMET HAŞİM
Neredeyse, ilk duyuşumda ezberlediğim bir şiirin ilk kıtası. Zamanı, özellikle akşam vakitlerini; renk, ışık ve hülya ile kaynaştıran unutulmaz mısralar. İlk okuyuşun ahengi ve hatıralarımdaki tazeliği.


Son yorumlar
7 sa. 45 dk. önce
7 sa. 58 dk. önce
8 sa. 7 dk. önce
8 sa. 10 dk. önce
9 sa. 29 dk. önce
20 sa. 10 dk. önce
20 sa. 13 dk. önce
1 gün 8 dk. önce
1 gün 7 sa. önce
1 gün 8 sa. önce