Zehra Arslan yazıları
Ampul Kimleri Aydınlatıyor...
Zehra Arslan — Salı, 05/08/2008 - 12:27
Ampulun aydınlığı, odalar içinde karanlığın kasvetinde, Kasım ayının hengamesinde... Seçmenler, şeçilenler, seçilemeyenler kaos ortamları...Laiklik tehlikede , başörtüsü köşkte. Kasım ayından geçtik parmaklardaki mühürlerle bir de Ekim ayından geçtik üçyüzaltmışyedilerle...Sabahlara uyandık halen daha gün ışımıyordu! Kara bulutların lakırtısıyla başağrılarım nüksediyor. Önüne gecen çıkıyordu kürsüye. Palavralar, ahkamler diz boyu olup, borsalar fırlıyor, ani düşüşler yaşıyor, Ahmet'in babası ekmeğinin derdine düşüyordu. Çeteler ürüyor, darbeler büyüyor, laiklik elden gidiyor...Haziran ayı yaklaşıyor bir peruk mideme yapışıyor, anayasa mahkemesi soluksuz tartışılıyor. Trafik akıyor, yeşil, sarı, kırmızı ışık yanıyor... Bekliyorum, geçiyorum tozlara bulanıyorum...Yılgınlığım, suskunluklarım perde perde...Gözler anayasa mahkemesinde.
Sukünetin Töresi
Zehra Arslan — Salı, 29/07/2008 - 04:44
"Kara yazgı karalara boyanmış dünyanın hangi bucağında nefes alamaz olur"
Orta boylu bir kadıncağızdı. Eline poşetini takar her gün alışverişlerine çıkardı. Uzun süreli konuşmalarına kimse şahit olmamıştı...Beliydi ki kadın kısmı konuşmaz lakırtıları onun da hayatına yeleştirilmişti. Belki de yareni, kocası lal olduğu için miydi bu sukünet hali? Hergün karşılışıyorduk sokağın bucağında tek bir kelam etmiyordu ne kadar utangaç bakıyordu hayata. İki tane yavrucağı vardı...Büyülü bir ismi vardı Elmas. Kara kaşlı, kara gözlü Elmas Abla. Beyaz başörtüsünü başına doluyor yaşmağı ne kadar da çok yakışıyordu...
Gittin mi Sahi
Zehra Arslan — Paz, 20/07/2008 - 05:52
yağmur yağıyor kirpiklerine
gözlerin şehirden akıyor
serçenin üşüyen vücuduna bezeniyorum
fatihin kuzey tarafındaki serçeleri hatırladın mı
bir çift gözle beslediğimiz serçeleri
gözlerin diyorum gözlerimiz diyorum...
Gece Yıldızı
Zehra Arslan — Cum, 11/07/2008 - 08:06
"Ben gözlerinin karasına yusuf derim"
Sönmeyen gece yıldızı,
gözlerini hicran belası esir almış
kuyudaki ip yüreğine çengel olmuş
suskun zamanda ki tiryakiliklerin
hayatımın bucağına hasıl olmuş...
Ergenekon Uykusu
Zehra Arslan — Cts, 05/07/2008 - 00:20
Uzun bir uyku hali. Şimdilerde uykunun rüya halindeyiz ama kabuslar kapıda! Bir destan vardı edebiyat tarihinde ergenekon destanı. Bir destan da (sözde destan) Türkiye tarihinde oluştu son zamanlarda. Sahi kim bunlar? Her tutuklanan kişiyi duyunca ağzımız iki metre açık kalıyor. Tam ağzımızı kapatacakken bu sefer üç metreye varıyor ağzımızın açıklığı...sarı kızlar, kara kızlar ortalıkta "darbe darbe" lakırtılar dolaşıyor aleni bir şekilde. Yıl ikibindörtmüş acaba mevsim kış mıydı? Ki bu uyku hali...
Ey ki Ayrılık
Zehra Arslan — Paz, 29/06/2008 - 05:20
Vakit ilkindi,
El örgüleri bir kenara saçılmış
nefessiz bir beden
ayrılık yine mi sardın evimizin dört bir yanını
ölümü kendine dost mu edindin
ya örgüler, ya gözyaşları...
ey ki ayrılık!
Darbelere Dur De!
Zehra Arslan — Paz, 22/06/2008 - 11:17
Askeriyenin, çizdiği kader çizgisinden kaymış topluma bir çeki düzen verme ve haddini bildirme girişimi olarak darbeler, militarizmin en görünür ve en şiddetli hallerinden biridir.Toplumun, üstüne giydirilmiş deli gömleğinden çırpına çırpına çıkarttığı uvuzların budanmasıdır."Ve yarattığı tahribat buradaki hiçbirimiz için bir muamma değil."
Toplanıyoruz
Zehra Arslan — Paz, 15/06/2008 - 00:00
Laikliğin deneyini yapacağız
laiklik için gerekli olan denekler
başörtülü bir kız, vicdansız bir lider
başörtü ve laiklik ana malzemeler
lider sayıklamalara başlar
kızım, çıkar başörtünü tak laikliği başına
çıkar laikliği, tak başörtünü
karanlık odaya gir kızım sessiz ol
insanlığımı duyamayacak kadar sessiz
hadi kızım sinir harbi geçirmene gerek yok vanda, istanbulda,orda,burda, şurda.
daha mahkemeye çıkacağız
Külsünüz Bayım
Zehra Arslan — Cts, 07/06/2008 - 12:19
Gözünüz aydın, gönlünüz kara olsun bayım
deryalarda yalanlarla boğuldunuz mu hiç
fikriyatınızın yalanlarını dehliz gemilerine mi sakladınız
yalan saklanır mı bayım suyla yıkanır mı
saçınızı hangi renge boyadınız kızıla mı
ya gönlünüzü bayım onu hangi renge boyadınız
kara renklere mi bulandınız
hayatınızın kaçıncı ömründesiniz bayım
ömür yetiyor mu hayatınıza
geçmeyin bayım kendinizden geçmeyin
ömrünüzün perdesini aralayın
soldurduğunuz çiceklere bakın
boynunu büktüklerinize
Bahar mevsiminden göçüş
Zehra Arslan — Çar, 28/05/2008 - 16:03
Aşkın meczup hallerinde yitirilirken yüreğimizdeki sevgi dipdiriydi...
suların bulanık lahzalarında vaktin bir hayli vakit olduğu anlarda
kırık kalbin üzerinde büyüyen hüzünler nefesin ömrünü daraltıyordu...
sökük bir kazak işlemesini andırıyordu yarin bakışları
sökük yorgun ve suskun.
hayallerim dar ağacında asılı bir hengame zırhı
zamanı kanatan, ruha dokunan.




Son yorumlar
10 sa. 31 dk. önce
14 sa. 12 dk. önce
14 sa. 21 dk. önce
15 sa. 1 dk. önce
1 gün 3 sa. önce
1 gün 3 sa. önce
1 gün 11 sa. önce
2 gün 4 sa. önce
2 gün 4 sa. önce
2 gün 7 sa. önce