Gül Çiğdem yazıları
Aşkar Dergisi İstanbul buluşması
Gül Çiğdem — Salı, 07/07/2009 - 14:59
9-14 Temmuz arasında bir takım etkinlik düzenleyecek olan Aşkar'ın İstanbuldaki ilk etkinliği Türkiye Yazarlar Birliğinde yapılacaktır.Ali Ayçil, Cevdet Karal, Ömer Erdem, İsmail Kılıçarslan, Selahattin Yusuf, İbrahim Tenekeci gibi isimlerin katılacağı etkinliğimize tüm okurlarımız ve yazarlarımız davetlidir.
Tarih: 09 Temmuz 2009 Perşembe
Zaman: 18:30 - 20:00
Yer: Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi
Telefon: 05067142343
E-posta: azizoncel@gmail.com
Ave, Domavia Argenteria!
Gül Çiğdem — Salı, 07/07/2009 - 09:12

"Srebrenitsa’nın Öyküsü’ne Dair"
Soykırımı yazmaktan çekinmeyen ve en çok okunan Boşnak yazar unvanına sahip olan İsnam Taljiç, savaştan kısa bir süre sonra yayınladığı ‘’Srebrenitsa’nın Öyküsü’’yle dikkatleri Avrupa katliamına çekiyor. Vlasenica doğumlu yazar, o çevrede katliamdan kurtulan tek yazar olması sebebiyle, bu ‘’etnik temizliği’’ (!) yazmak için kendinde sorumluluk duyması muhtemel olan kişidir.
Gazeteciliğinin de getirdiği atılganlık onu savaşın çetin geçtiği yerlerden alıkoymamıştır ve dolayısıyla bir çok olaya tanık olmuştur. Srebrenitsa’nın öyküsü de, bu tanık olunan hallerinin kağıda dökülüşüdür.
Konya'daki ÇIT'ı duyuyor musunuz?
Gül Çiğdem — Pzt, 08/06/2009 - 17:20
Başarılı olan her işin bir hikayesi vardır, diyor Adem Mermerkaya. Öğrencilerini de önüne katarak bir hikayelerinin olduğunu Konya halkına ‘’ÇIT’’latıyor. Her biri karikatür okulundan edindikleri bilgileri canla başla vücuda getirmek için çalışıyor.
Biri logosuyla uğraşırken, bir diğeri tanıtım için çabalıyor. Çizginin diline olan inançlarını dinlemek için onlarla buluştuk atölyelerinde. Bize çıkarmakta oldukları ‘’ÇIT Mizah ve Karikatür Dergisi’’nden söz ettiler.
Adem hocam, biz sizi daha çok tasarımlarınız ve CafCaf’taki çizimlerinizle tanıyoruz. Aynı zamanda Konya’da karikatür dersleri veriyorsunuz. Öğrencilerinizde bu ışığı nasıl yakaladınız? Geçen yıl da karikatür dersleri veriyordunuz; ama öğrencileriniz karşımıza böyle bir projeyle çıkmamışlardı.
Vural Kaya ile…
Gül Çiğdem — Salı, 26/05/2009 - 15:19
1.Nizar Kabbani, “Dostlarım başkaldırmıyorsa neye yarar şiir?” diyor. Size sorsak aynısını, Kabbani’nin ağzından?
Şiiri bunalım ve yalnızca söz sanatlarını ustalıkla kullanabilirliğin ölçütü sayanlar bu çağda kaybettiler. Hep kaybedecekler. Şiir, kendi etrafından başlayarak başkaldırıya çağırır. Dostları da işe dahil eder. Dostlar şiirle irtibatı derecesine göre başkaldırıya kulak verir. Başıbozuğu, kızgınlığı çağrıştırsa da bu başkaldırı şiirin disipline edebildiği bir şeydir. Şiir savrukluğu başkaldırıdan ayırarak müdahale etmek hakkını elinde tutar. Ve fakat şiir yalnızca devrim silahı, başkaldırı aleti değildir. Doğrusu bir alet değil şiir. Bu başka bir şey. Duyarlıktır Kabbani’nin dillendirdiği şey. Duyarlık, hiss-i kablel vuku yoluyla bir bağlanmadır. Başkaldırı böylesi bir içtenlikle başlar o zaman. Toplumsal gerçekçilik gibi basit tanımlamalara tabii tutamayız mesela buradaki dostların başkaldırısını. Şiirin etrafı ve efradıyla kurduğu iletişim de demek mümkün tabii…
Endülüs'te Dergiler Konuşursa...
Gül Çiğdem — Per, 14/05/2009 - 18:12
Endülüs Kitap Kahve’nin rutin olarak her hafta gerçekleştirdikleri etkinliklerde, bu hafta ‘’ Dergiler Geldiler’’ söyleşisi vardı. Mekan sahibi Vural Kaya’nın Konya mahreçli çıkan, profesyonel ve fanzin dergileri kısaca konuklara tanıtmasıyla söyleşi başladı. Amacının hatıratı canlandırmak olmadığını söyleyen Kaya, bu etkinliği gerçekleştirmekteki amacının, Konya’da çıkan dergilerin birbirlerini tanıması ve çıkış amaçlarını birbirlerine anlatması olduğunu belirtti.
Katılan dergiler: Çalı, Ücra, Sosyologos, Müsvedde, La Litterature, Kırkbirkere Edebiyat, Gözardı, A’raf, Hanzala, Perde, Kavil…
Fakülte kökenli dergilerden olan Kırkbirkere Edebiyat’ın editörleri Eyüp Tosun ve Mustafa Binkökten, dergiyi üçüncü sayıdan itibaren devraldıklarını ve şuan yedinci sayısı çıkacak olan dergiyi edebiyat bölümü birinci sınıf öğrencilerine devredeceklerini ifade ettiler. Bunun bir bayrak yarışı olduğuna dikkat çeken Eyüp Tosun, derginin devamının geleceğini ekledi ve yeni bir dergiyle selamladı oradakileri : Müsvedde. Müsvedde’nin ikinci sayısını verdiğini söyleyen Eyüp Tosun, görseli ön plana aldığını, okuyucuların artık görseli olmayan yazıya çok değer vermediğini ifade etti. Müsvedde’nin ismiyle müsemma kapak yazılarına dikkat çeken editör, dergiyi aylık çıkarmaya özen göstereceklerinin altını çizdi.
Fransız Sinemasının Modern Masalı: AMELIE
Gül Çiğdem — Pzt, 11/05/2009 - 15:02
Dünya sinema endüstrisine öncülük eden ve kendine has üslubuyla günümüzde hala ağırlığını gösteren, zaman zaman realist, bazen şiirsel, dahası ticari kaygılardan uzak sinema filmleriyle ünlü olan Fransız sineması, geçen yıllarda sinema potasını daha da geliştirip daha fazla özgün filmler yetiştirdi bünyesinde. Bunlardan biri, ‘’Şarküteri’’, ‘’Kayıp Çocuklar Şehri’’ ve ‘’Alien 4’’ isimli birbirinden başarılı filmlerin yönetmeni Jean Jeunet’den Fransız modern hayatını ti’ye alan modern bir masal görünümünde olan Amelie filmiydi. Orijinal adı “Le Fabuleux destin d'Amélie Poulain” olan film, gösterime çıktığı 2001 yılında izleyiciler tarafından büyük bir beğeni kazanmıştı. Kendine has karakteristik stiliyle kafalarda evrensel bir tip oluşturan Jean Jeunet hayatı boyunca gözlemlediği ve kendi Montmartre’nındaki özgün dünyasına dair notları derlediği bu filmle, sinema endüstrisinde üslubuna ilginç bir tarz kazandırmayı amaçladı ve başardı da. Film “Tüm dünyada en büyük başarıyı kazanan Fransız filmi” adlandırılmasıyla dünya sinema tarihinde yer almayı başardı. Bu, bir sinemacının kendi ülkesinde edindiği en büyük başarı olmalı.
Camilerine Kar Düşen Şehir: Srebrenitsa
Gül Çiğdem — Salı, 28/04/2009 - 14:00
“...Düşmanlarımız sadece tek bir ırk tanıyorlar; kendi ırkları, tek bir din tanıyorlar; kendi dinleri, tek bir siyasi parti tanıyorlar; kendi partileri. Kendilerinden olmayan ne varsa onlar açısından yok edilmeye mahkumdur...”
Aliya İzzetbegoviç
Elida Taljiç, ‘’Srebrenitsa’nın Öyküsü’’ ne yazdığı önsözde ‘’ Bosna’daki savaşı hatırlıyor musun, Srebrenitsa kelimesi sana tanıdık geliyor mu? ’’ diyordu. Bir çoğumuza bugün hala yabancı gelen bir şehirden bahsediyorum: Srebrenitsa.
Hay/al(dım) II
Gül Çiğdem — Cts, 25/04/2009 - 08:02
-Saçılan hayal tezgahımdan-
I
her şey kırklar meclisinde
‘’la’’nın manasını çözmekle baslar
olumsuz replikler yüklersin
kelam kasana
Karun’a fakirhane muhabbeti
Nemrut’a sivrisinek acizliği
hediye edersin...
Aşkar dergisinin 8. sayısı üzerinedir bu diyeceklerim!
Gül Çiğdem — Çar, 25/03/2009 - 14:11
Aşkar dergisi Mart ayında yeni bir solukla tekrar karşımıza çıktı. Yine dopdoluydu.
Kapakta Aziz Mahmut Öncel'in ''kill me'' şiiri bizi karşılıyor. İki kısıma ayırmış Öncel şiirini: ''must'' ve ''death''. Vurucu cümleleri var eserinin.
''you must kill me
yoksa
kimse dirimin farkına varmayacak''
Nazlı Gelin İstanbul
Gül Çiğdem — Per, 12/03/2009 - 13:55
/bir masal güzellemesi/
…ve İstanbul
Eyüp’ün semasında bir başka güzel, bulutların kıskandığı Galata kulesinde bir başka... Anlamazsın. Kutlu bir peygamber hadisine nağme olmuş.
Kutsallık perdesine gizlenmiş bir peygamber sözü kadar sahih yedi tepe.
Topkapısı’nda yedi düvele söz geçmiş ve Yıldız sarayında masum bir 30 yıllık saltanat işlenmiş Hamit haliyle
ve katibin deyişiyle...

Son yorumlar
1 sa. 35 dk. önce
4 sa. 8 dk. önce
1 gün 45 dk. önce
1 gün 1 sa. önce
1 gün 6 sa. önce
1 gün 6 sa. önce
2 gün 7 sa. önce
3 gün 2 sa. önce
3 gün 8 sa. önce
3 gün 12 sa. önce