Fildişi Kuleden
Yazı Bizi Bağlar
Halid Aslan — Cts, 28/02/2009 - 17:33
Türkiye bir hızlı tren ile seyahat ediyor. İçerisindeki biz yolcular dışımızda akıp giden manzara karşısında kah taaccüp, kah endişe nazarları ile seyir eyliyoruz. gerçekten o kadar hızlı yaşanıyor ki "yaşadıklarımız", yetişemiyoruz. Bilgi, hatıra, tecrübe... daima en son yaşananı öne alıyor, geçmiş daima puslu görünüyor...
Gazeteler Türkiye'de "vesika" niteliği taşımalıdır, tıpkı dünyada olduğu gibi. Vesika adamı ipe de götürür; ipten de getirir... İpe gidecek adamların gazeteleri "medya" ise ve gündemi oluşturuyorsa... Bizim bahçede bir köpek bağlı. Bekçi. nedense hep yabancılara, tanımadıklarına havlıyor... Malum.
"Değirmene Giren" Misali...
M.Nuri Bingöl — Paz, 20/04/2008 - 21:16
Çok defa yaşamışızdır. Yapılması “zaruri” bir mesele neticeye bağlanacaksa, o yolda çekilecek sıkıntı, ya da –moda deyişle- “gerginliğe” aldırış etmeyiz. Neden? Çünkü o mesele şöyle ya da böyle, mutlaka halledilmelidir de ondan.
Molla Kasım’lığa gerek yok. Oradan buradan nakillerle kimseyi uğraştırmak istemeyiz. Hele bugünlerde?.. Baharın tadını çıkarmak, tabiatın bağrında “tefekkür” seyahatleri yapmak dururken.
Yine de aklımıza takılmadan etmiyor atalarsözü. “Değirmende un, iyice yun.”
