Yürek Yarası
...Seyyah Suskunluğu - 4
fatıma zehra — Çar, 10/02/2010 - 09:46
/Yolcuma Mektup…
Düşen Kasım'ların hep öteye ısmarlanan yapraklarında dal dal kuruyarak geliyorum sana. Kızıl düşler aralığında buluta binip giden çocukluğumla. Al bir mektuba başlıyorum, sana al diyerek, sandalına binerek... Suyun çöle dönüştüğü saatlerde, kıvamında hasret dolaşıyor damar damar ayrılığın. Geceye gece olup gizlenen azlaşıyor. Münzevî cemâline cem oluyor ızdırap ve yoğun bakımlarda yoğruluyor sabırlı salât. Hançerini saklayan delikanlılar delip geçiyor maziyi. Tarih atı, binicisini arıyor. Yollar tekmil yolcusunu...
- fatıma zehra yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
gündoğumu
bedran yoldaş — Çar, 27/01/2010 - 09:10
ne gam bilmem
gülmek adına uğraşım
zaman çarkları arasında yorgun bir hisle
alınterine yansır şafkı
dem bu dem mi ki
gülmek istersin kitap sayfalarında
sokaklarda, küçelerde
- bedran yoldaş yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
kalemin mührü çözüldü ya hir!
Bilal Can — Cts, 09/01/2010 - 09:51
ı.
oyundan kaçmış bezgin çocuk yüzleri
yüzümde kapalı bir kutu gibi sevdirir
ölümü
ben ölümü kalemin ucuna sığmış dünyada
üç sokak öteden yazdım
Azrail soluğundan nefesim kesildi.
kalemin mührü çözüldü ya hir!
yaşamak için çokum
ölmek için az
Uzunlamasına Sağ Beke Bir Pas
Faik Salik — Cts, 02/01/2010 - 07:52
Yapağı mıydı o murdar köpeğin tüyleri
Öylece yetimce bakınca gözlerime
Hele çeşmemi de beğendi deyişi kalb dilince
Kaybedince hani ilk haneden sonraki yolu
Öylece dibe çökeldi kalbimdeki bütün kin.
- Faik Salik yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
Ana Yüreği
Mehmet Özkal — Per, 10/12/2009 - 16:59
Ayşe gelin gittikten sonra hepten yalnız kaldı. Zaten ömrünün önemli kısmını yalnız geçirmişti; ama O’nun yokluğuna hiç alışamadı. Yaklaşık üç buçuk sene olmuştu, telli duvaklı evden çıkması.
Oturduğu kerpiç evinden başka bir dikili ağacı bile yoktu. Üç ayda bir aldığı yaşlılık maaşı, bir de yeşil kartı vardı. Köylülerin yardımı olmasaydı, dünyada geçinemezdi.
- Mehmet Özkal yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
…Seyyah Suskunluğu-3
fatıma zehra — Cts, 05/12/2009 - 09:45
/Yolcuma Mektup…
Hüsran demeti ellerinde, kırılmış dalları var yağmurun. Damla kırığı bir gülşene adanmışım, adsızım. Rengi koyu bir kırmızı denize yakın tüm tarlaların. Deniz, bilmem kaçıncı harpten çıkmış gibi davakâr ve suskun. Kan kokusu şehitlikle taçlanırken, yine geldim sana Yolcum...
Sınanmış kavimlerin helâk âyetleri güncemde. Taşkın suların anlattığı, yanardağların patladığı, yerin cesetler celsesinde, vaad olunan yakındır ki Yolcum, gitmelerin de gidişleri var. Arkana bakmayacaksın; en yakının da olsa kadere rızâ göster, sınanacaksın...
Susma Meclisi O ve Ben -1
Mehmet Akif Baltacı — Paz, 25/10/2009 - 06:40
Yürüyorum yine aynı mekanda ona doğru , sokaklardan geçerken baharat kokuları bölüyor nefesimi .Yollar ona çıkıyor ben ona giden yolları adımlıyorum bir seher vakti..Belki vakit geçirmek için yapıyorum bunu, belki de ona olan özlemimi dindirmek için , mesafeler ve Ah zaman diyorum çaresizliğime.Eskiden kalma zamanların tılsımı sarıyor bedenimi ,bu diyorum ,aradığım bu olsa gerek.El değmemiş bir sevdanın en onulmazından olmalı bu.Hicabından iki büklüm bir çift göz.Titreyen sesler ve eller.Susma meclisinde gül sancısı çekiyoruz.Karşımda o ve ben.Bir rüya aralığında her şey durmuş sanki.Konuşursa
- Mehmet Akif Baltacı yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
...Seyyah Suskunluğu-2
fatıma zehra — Cts, 10/10/2009 - 06:29
/ Yolcuma Mektup...
Geçip gitmekteyim bir yalnızlığın ardından ardına. Gece lâcivert kâğıtlarını tutuşturdu elime.
Sanal yazmak canımı incitse de, al bir mektuba başlıyorum yine...
Kime yazıyorsun sorularına, kim'im oluyorsun Yolcum. Yol-yordam iliştiriyorsun ruh diplerime. Sıkı bir düşten beş aylık düşüncelere akıyorum. Hâlbuki bunca zaman ne çok gezindin içimde. Bir çırpıda ele verir miyim seni? Bir yanışta biter misin sanki...
Küskün Kadının Gidişi
Fatma Zehra Arslan — Cum, 02/10/2009 - 06:14
Küsüyor bir kadın,
Kanatlarında melekler ağlıyor
Üşüyor vücudu
Keskin kesilmiş yaraların ilmeklerinden...
- Fatma Zehra Arslan yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
Yağmurla Gelen Mihman
asude zeynep toprak — Salı, 01/09/2009 - 08:27
Hayattan aldığını yağmura vermiş olan Aişe’ye…
“…Çölden aldığını çöle ver
Hayattan aldığını hayata…”*
Yağmuru tükenmiş bir mevsimde geldim sana…
Sen bilmezsin gözleri kapalı bir aşkın güzelliğini, teli kopmuş gibi bağıran bir keman gibi olan hıçkırıklarımı sen bilemezsin. “Hıçkırık hiç bağırır mı?” Sorusunu soracak kadar bilmezsin hem de… Sana bilmediklerini öğretmeye niyet etmiştim oysa. Bu mektup gibi başucunda beklemiştim beni açıp okuman için. Mektup gibi kokuyordum, her gün adını bile bilmediğim çiçekler sürüyordum koynuma. Suç benim, gözüyle birlikte kalbini kapatan birine teslim olmuştum…

Son yorumlar
4 sa. 31 dk. önce
6 sa. 28 dk. önce
23 sa. 44 dk. önce
1 gün 2 sa. önce
1 gün 22 sa. önce
2 gün 7 dk. önce
2 gün 4 sa. önce
2 gün 4 sa. önce
3 gün 6 sa. önce
4 gün 27 dk. önce