Kitaplık
“Bu Ülke”de Yaşamak ve Yazmak
Murat Soyak — Çar, 17/02/2010 - 17:13
Hakikati arayan, sürekli sorgulayan bir “fikir işçisi” Cemil Meriç. Bir ömür düşüncenin bütün renklerini tanıma, bilme ve anlatma çabasında olmuş. Kitaplara yönelmiş dikkat. Keskin bilinç. Işığa doğru adım adım yürüyüş. Sabır ve çile yoldaşı.“Bu Ülke”nin gür sesi, “Bu Ülke”nin vicdanı Cemil Meriç.
Cemil Meriç ta çocukluğundan beri bir kıyıda yalnız ve en çok kitaplara yakın, kitaplar ile dost. “Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaptaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim. Kitap benim has bahçemdi. Hayat yolculuğumun sınır taşları kitaplardı.”
“Bu Ülke” isimli eseri hakkında Cemil Meriç şöyle der: “ Bu Ülke, yarım asırlık bir tetebbuun, bir sanatçı mizacından süzülen usaresi. Bir mesaj, daha doğrusu bir çığlık… Kesif, dertli, derbeder…”
Anıkolik
hatice k — Cum, 14/08/2009 - 08:11
ANIKOLİK
Yazar: Pagan Kennedy
Çeviri: İrem Mirzai
Siren Yayınları- 2. Baskı
Öyle zamanlar olur ki , herşeyden sıkılır insan.
Öyle zamanlar olur ki, yaşadığı en güzel anlara dönüp orda kalamak ister insan.
Öyle zamanlar olur ki bugünün problemlerini çözemeyip , geçmşe, o sorunsuz günlere dönmek ister insan.
- hatice k yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
Kendi Kalemini Kıranlar
Bilal Can — Cum, 31/07/2009 - 07:33
“Gerçekten önemli olan tek bir felsefe sorunu vardır,( o da ) intihar” dır diyor Albert Camus sisifos söyleminde. İntihar bir sonuç mudur yoksa neden midir! Sorularına cevapları olan insanlar bunu çeşitli kategorilerde sıralamıştır. Piskologlara göre ağır depresyon sonucu girilen bir eylemdir. Sosyologlara göre bir toplumdan ve baskıdan bunalan bir insanın yaptığı özkıyımdır. Bütün dallarda bu soruna çözümleme getirilmiştir. İzah edilmeye çalışılmıştır. Her bilimsel ve entelektüel disiplin, intiharı kendi bağlamında çözümlemeye çalışmıştır.Ancak her çözümlemeye rağmen intihar sorunsalı yine de toplumsal gerçeklik olarak etkisini sürdürmüştür.
Freud’a göre ”bilim açısından çözümlenmemiş bir sorun” olan intihar modern insanın ölümle yüzleşmesinin önemli bir basamağı olarak gözükür. Batı dünyasında intihar olgusu Türk toplumundan daha önce var daha kapsamlı bir şekilde araştırılıp tartışılmıştır.
- Bilal Can yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
Fareler ve İnsanlar'a Dair
Murat Soyak — Per, 16/07/2009 - 07:19
“Fareler ve İnsanlar” romanında olayların akışı içinde bireysel ve toplumsal sorunlar dile getirilmiştir. Romanda işlenen sorunları şu başlıklar altında inceleyebiliriz: Yalnızlığa terk edilmiş insanlar, yalnızlık problemi; iç huzursuzluk, kimsesizlik, bencil hayatlar; insan hakları hususunda yaşanan olumsuzluklar, ülkedeki zencilere yapılan haksızlıklar, kötülükler…
George Milton ve Lennie Small, Salinas nehrinin kıyısına bir akşam vakti oturup olup bitenleri konuşurlar. Bir başka çiftlikte yaşanan olay neticesinde oradan ayrılmak zorunda kalmışlardır. George, bir komşusu, bir tanıdığı olan Clara teyzeye verdiği söz üzerine Lennie ile yakınlık kurmuş ve yanına almıştır. Arkadaşlıkları bu şekilde başlar.
- Murat Soyak yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
Ave, Domavia Argenteria!
Gül Çiğdem — Salı, 07/07/2009 - 09:12

"Srebrenitsa’nın Öyküsü’ne Dair"
Soykırımı yazmaktan çekinmeyen ve en çok okunan Boşnak yazar unvanına sahip olan İsnam Taljiç, savaştan kısa bir süre sonra yayınladığı ‘’Srebrenitsa’nın Öyküsü’’yle dikkatleri Avrupa katliamına çekiyor. Vlasenica doğumlu yazar, o çevrede katliamdan kurtulan tek yazar olması sebebiyle, bu ‘’etnik temizliği’’ (!) yazmak için kendinde sorumluluk duyması muhtemel olan kişidir.
Gazeteciliğinin de getirdiği atılganlık onu savaşın çetin geçtiği yerlerden alıkoymamıştır ve dolayısıyla bir çok olaya tanık olmuştur. Srebrenitsa’nın öyküsü de, bu tanık olunan hallerinin kağıda dökülüşüdür.
Sur Kenti Hikayeleri – Ali Ayçil
Bilal Can — Paz, 14/06/2009 - 13:57
”kırbaç, zaten yola gelecekler için bahane”
Kitap 20 hikâyeden ve bir önsüzden oluşmuş. Denemeleri ve şiirlerine alıştığımız Ayçil’in bu kitabıyla bizde hikâye yazarı olarak isimlendi. Şiirlerindeki ve denemelerindeki doğulu hüznü, doğulu aşkı ve bir ince işçiliğin yansıması olan kelimeleri ‘’sur kenti hikâyeleri” ‘n de açık bir şekilde gördük.
‘Can Ağrısı’ Nedir Doktor?
Yılmaz YILMAZ — Salı, 03/03/2009 - 15:40
Can Ağrısı (Sütun Yayınları, İstanbul Ocak 2007) Recep Şükrü Güngör’ün beşinci öykü kitabı. Samut adlı birinci bölümde dokuz; Tavukçunun Ölümü adlı bölümde beş olmak üzere toplam on dört öyküden oluşuyor kitap.
1971 Kahramanmaraş doğumlu olan yazar Recep Şükrü Güngör’ün öykücülüğünde beşinci durak. Öykülerini Hece Öykü, Kaşgar, Yitik Düşler, Yağmur, Sühan, Yedi İklim gibi dergilerde yayınlayan ve okura sunan Güngör, bu öykülerini 2001’den bu yana kitaplaştırmaya başladı. İlk öykü kitabı Yüreğimin Mevsimi’ni (2001) sırasıyla; Hüsn ile Aşk (2003) Âdem ile Havva (2003), Yas Ayini (2005) takip etti.
"Erdem Bayazıt Kitabı" çıktı !..
Abdullah Birokur — Salı, 24/02/2009 - 17:02
1939'da doğan Erdem Bayazıt'ı 5 Temmuz 2008'de kaybetmiştik. Türkiye Yazarlar Birliği'nin kurucularından olan Erdem Bayazıt'ın geçen sene yazı hayatının 50. yılı idi. TYB'nin İstanbul, Konya ve Erzurum şubeleri münasebetle geniş katılımlı toplantılar yapmıştı.
Erdem Bayazıt Kitabı'nda şairin hayat hikâyesi yanında, eserlerinden seçmeler ve hakkında yazılan yazılar yer alıyor.
Kitap Kahramanmaraş Belediye başkanı ile TYB Başkanının sunuşları ile başlıyor. Kitabın 1. bölümü yazarın hayatına ayrılmış. İkinci bölümün başlığı Maraş ve Erdem Bayazıt. Bu bölümde, Maraşlı Erdem Bayazıt ve Erdem Bayazıt'ı Maraş'a bağlayan konularla ilgili yazılar var. Hüseyin Yorulmaz'ın Erdem Bayazıt'la Maraş üzerine yaptığı konuşma ile Nazif Öztürk'ün yazısı bilhassa dikkati çekici.
“Özgürlük Şiirleri” İki Kapak Arasında
M.Nihat Malkoç — Pzt, 26/01/2009 - 09:18
Ne türküler yakılmıştır, ne şiirler yazılmıştır özgürlük üstüne. Bazıları özgürlüğü insanlıkla, aşkla, umutla ve hayata tutunmakla özdeşleştirmiştir. Güvercin ve zeytin dalı barış ve özgürlüğün sembolü olmuştur kültürümüzde. Bütçelerinin yarısını silahlanmaya ayıranlar da barış ve özgürlük lafını ağızlarında sakız etmekten geri durmamışlardır yine de.
"Menekşeli Mektup" Üzerine Bir Tahlil Denemesi
Senem Gezeroğlu — Salı, 30/12/2008 - 14:08
“Menekşeli Mektup” günümüz Türk hikâyeciliğinde önemli bir yere sahip olan Mustafa Kutlu’nun klâsik hikâye anlayışıyla kaleme aldığı eserlerinden biridir. Adı geçen hikâye, yazarın yine “Menekşeli Mektup” adını taşıyan dördüncü kitabından alınmıştır.
Menekşeli Mektup, kendi dünyasında farklı bir aşk zihniyeti büyüten Postacı’nın dünyasına kapılar aralar. Hikâyede ilk eşinden ayrılan Postacı, kendi köyünden kendinden yaşça küçük bir bayanla evlenir. Eşine farklı ve gerçek bir aşkla bağlanan Postacı, evlilikleri sürecinde eşine hiç dokunmaz; çünkü nefsanî ve cismanî arzuların değil hakîkî duyguların peşindedir. Ancak Postacı’nın eşi askerden dönen eski sevgilisini aklından çıkarmamıştır ve ilk fırsatta evden kaçar. Postacı bu olaydan sonra biraz daha içine kapanır; fakat kısa bir süre sonra sevdâsını içinde saklayıp hayata kaldığı yerden devam eder. Bu esnada sürekli mektup bıraktığı evlerden birinde evin büyük hanımı aracılığıyla İncilâ Hanım’ı tanır. Gün geçtikçe İncilâ Hanım’ı kendisini terk eden eşinin yerine koyan Postacı, ilerleyen sürede bahsi geçen hanıma âşık olur. Ne var ki İncilâ Hanım, iş seyahati adı altında Almanya’ya yerleşen ve kendisini terk eden kocası Ahmet Bey’in aşkıyla, hasretiyle yanmaktadır. Her hafta eşinden geldiğine inandığı menekşeli mektupları Postacı’nın elinden alır. Ancak bir süre sonra mektuplar kesilir ve İncilâ Hanım aklını yitirir. Bunun üzerine Postacı, Almanya’ya giderek Ahmet Bey’in izini sürer. Ahmet Bey’in orada bir kadına âşık olup onun peşinden gittiğini ve mektupları Ahmet Bey’in komşusunun yazdığını öğrenir. Bu olaydan sonra memlekete döner fakat İncilâ Hanım’ın karşısına çıkamaz ve çilesini çekmeye devam eder. Ancak yağmurlu bir günde, uğruna kocasını terk ettiği adam tarafından dövülen eşini kapısının önünde ağlarken bulur. Alınyazısının döndüğüne inanan Postacı “aşk”ı seçer ve hikâye nihayete erer.



Son yorumlar
14 sa. 29 dk. önce
14 sa. 52 dk. önce
15 sa. 34 dk. önce
18 sa. 51 dk. önce
19 sa. 36 dk. önce
1 gün 5 sa. önce
1 gün 16 sa. önce
1 gün 17 sa. önce
1 gün 18 sa. önce
1 gün 23 sa. önce