Çocuk Meselesi ve Modern Geçinenler
resul davutoğlu — Cum, 14/03/2008 - 13:25
Bu yasakçı kesim bir tuhaf. Moderniteye kendilerini kaptırmış ve onun gözleri kör bir müridi haline gelmişler. Görünüşte o düşünceleriyle uyuşmayan her şeyi reddediyorlar.
Ve vaveylacılar. Habbeyi kubbe yapmakta üstlerine yok.
Son salvoları Başbakan'ın bir cümlesinden sonra geldi. Başbakan'ın yaptığı bir konuşmada ülkenin gelecekte genç nüfusa olan ihtiyacını gözeterek kadınlardan üç çocuk yapmalarını istemesi üzerine modernite müridleri hemen gürültüye başladılar.
Hepsi nerdeyse bu cümlesiyle "Başbakan'ın gerçekte kadınları eve kapatmak isteğinin açığa çıktığını" yazdı. Burada sözü kesmek geliyor insanın içinden. O cümleden bunu çıkaranlara artık söylenecek her şey sanki gereksizleşiyor.
Basit gerçekler var. Gelişmiş ülkelerde nüfusun yaşlanması önemli bir problem. Avrupa’nın sokaklarında gençlerden çok ihtiyarlar var. Yunanistan’da nüfus azalıyor. Rusya’da da aynı problem mevcut. Bu ülkelerde doğum için teşvikler var. Norveç bugünlerde bizden yüz binden fazla iş elemanı istiyor.
Başbakan muhtemelen bunları düşünerek yukarıdaki cümleyi sarf etti. Ama akılları moderniteye esir olmuş olanlar hemen isyan bayrağını kaldırdılar.
Şablonlarına uymayan hiçbir şeyi o kesime kabul ettirmek mümkün değil. Madem ön kabullerinde modern olmak az çocuk sahibi olmayı gerektiriyor, o zaman o tavsiyeye kesinlikle karşı çıkmaları gerek.
Halbuki dünyada bugün güçlü ülkelerin tümü kalabalık nüfusa sahipler. Çin malum. Hindistan da ondan aşağı değil. Nüfusu 1.200 milyona varmış resmi rakamlara göre. ABD’nin nüfusu 3oo milyon. Rusya’nın ki 143 milyon. Japonya 123 milyon civarında. Güçlü ve sözü geçen bir ülke olmak için kesinlikle azımsanmayacak bir nüfusa sahip olmak lazım.
Kaldı ki Başbakan son derece makul bir rakam telaffuz etti. Aşırılık falan yok. Bundan azı ileride bizi azalan nüfus sorunuyla karşı karşıya bırakır.
İtirazcıların çok kullandıkları bir argüman da "bakabilme meselesi." Hamd olsun Türkiye’nin ekonomisi iyi ve iyiye doğru gidiyor. Yani ailesini düşünüp çalışan bir veli için bugün 3 rakamı söylenildiği gibi kabusvari bir şey değil.
Şu da var. Modern geçinenlere sorulsa "her aile tek çocuk sahibi olsun" derler. Bunda çocuklar için ciddi bir handikap var. Tek çocuk "yalnızlığa duçar çocuk demek." Malum insanın vaktinin çoğu evinde geçer. Günün yarısından çoğunu hanemizde geçiririz. Kardeşsiz bir çocuğun o saatlerde çekeceği çile olmaz mı? Anne babasıyla oynamasına imkan yok. Tek şık kalıyor. Sanalite. Ya bilgisayar başında sıkıntılı zaman geçirecek, ya da televizyon karşısında. Bunların hiçbirisi de çözüm değil.
Tek kardeş olmak ceza gibi bir şey.
Ayrıca bu sadece onunla kalmaz, çocuklarına da sirayet eder. Akrabasız olur onun çocukları. Akrabaların hayata bir renk ve sıcaklık kattıkları ise inkar edilemez.
Bugün Çin'de bir çocuktan fazlasına yasal engel var. Erkek çocuk sahibi olmak isteyen aileler bundan dolayı doğacak çocuklarının kız olacağını öğrendiklerinde kürtaja başvuruyor. Bu da erkek nüfusun kadın nüfusundan fazla olmasına yol açıyor.
Ayrıca en az bunun kadar ciddi bir mesele de "tamamen akrabasız bir nesil yetişiyor." Dayısız, halasız, kuzensiz ve kardeşsiz bir nesil. Uzmanlar bunun da son derece ciddi handikaplara yol açacağını dile getiriyorlar.
Modernite insani değerlere yönelmiş bir ateş. Kesinlikle manevi değerlerle insanlık ona karşı korumaya alınmalı.
- resul davutoğlu yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli




Son yorumlar
2 sa. 10 dk. önce
2 sa. 8 dk. önce
2 sa. 13 dk. önce
4 sa. 23 dk. önce
5 sa. 18 dk. önce
6 sa. 42 dk. önce
9 sa. 4 dk. önce
10 sa. 14 dk. önce
11 sa. 20 dk. önce
1 gün 5 sa. önce