Bismi Hayy
cihad meriç — Çar, 26/03/2008 - 04:45
Hâlâ kara kalem mektuplaşanlara hediye edilmiştir
Uzun zaman oldu posta kutum yazılı mektup görmeyeli. Yazılı diyorum; çünkü mail kutumuza az çok mektuplar düşüyor. Değerli bir dostun kaleminden satırlar okumak gönlümüzü genişletti. Hasretine tam olarak teselli olmasada bir katre de olsa yüreğimizin acısını dindirdi. Önce Yüce Dost’a, sonra Habibine, Erenlere ve 21. yüzyılda dostluğun yaşanılır olduğunu hatırlatan yol arkadaşıma selam olsun.
Bu zamanda yüksek paylaşımlar yaşamak her ademin harcı değil. Bir şeyler perde oluyor paylaşıma ve arınamıyoruz. Zamanla kirli ellerimiz birbirine muhabbeti geçirmiyor. Yanlış anlaşılmasın hatasız dost aramıyoruz; samimi, güvenilir yaren arıyoruz. İnsandır hata yapar; fakat insan bir gün hatırlar ve eksiklerini düzeltir. Yanlışta ısrar etmeyen kişi kurtuluşa erer. Ama önce yol almak için Aşk-ı Muhabbet gerekiyor. Tek azığımız aşk ve muhabbet, bizi daha iyi yapacak olan, birbirimize yakın kılacak olan tek sermayemiz.
“Elhamdülillah” diyorum; çünkü Rabbim öyle nimetler verdi ki ne kadar şükretsek azdır. Ancak en çok insan nimetine şükrediyorum. Bana yaren kıldığı güzel insanlara, telefonu kaldırdığımda ulaşacağım veya yürüdüğümde ulaşacağım güzel dostlara. Kendimi çok zengin hissediyorum.Ve bugünün bütçelerinin karşılayamayacağı rakamlara sahibim. Evet anladığın gibi ben insan zenginiyim. Rabbim sayılarını çoğaltsın. Çok güzel insanlar tanıdım ve bir bir hayatıma iyi insanlar girmeye devam ediyor.
İşte sevgili dostum bunlardan biri de sensin. Oturup sesli veya sessiz saatlerce konuşabileceğim nadir insanlardan birisin. İki alemde de yan yana oluruz inşallah.
Türlü imtihanlardan geçiyoruz. İman etmekle başlıyor büyük imtihan.Ve inandığın gibi yaşama gayreti sınavı zorlaştırıyor. Farklı olana talipsen zorluklar olacak, bazen kaybettim sanacaksın, aslında tam da o gün kazanacaksın.
Hep rayına girecek bir hayat istedim; fakat olmuyor. Demek ki tren değiliz, kuyruk olamadık. Hakikat yolu bazen otoban gibidir; Fakat bilmediğin bir anda ya viraj veya daralma olabilir. İşin cilvesi bu, naz makamının güzelliği. Çok rahat bir yaşamda ne kadar Hakikati düşüneceksin. Kuş tüyü yastıklarda, yediğin önünde yemediğin arkanda nasıl düşünceye gebe olabilirsin. Doğum hep sancılıdır.Kendimizi tekrar doğurabilmemiz için bütün sancılara hazır olmamız gerekir.
Hakikat yolunda mısın, yaşayacak geçimliğin var mı, hayatı paylaşacak dosta ve dostlara sahip misin? Kulluğunu arttır, bilmediklerini öğrenme yolunda ol.
Allah aşkını ara, nereye gizlendiği belli olmaz.
Bir nefes çek ve gelsin huzur.
Bırakma tut ve dinlen.
Sürekli tutamazsın.
Kaçtı mı bir daha çek.
Soluk alman ne zaman nefes makamına gelir.
İşte o zaman huzur dostun olur.
Her soluk “Allah” der.
Selam ve muhabbetle dostum.
(Konya “Alaaddin-Su Deposu” tramvay hattında yazılmıştır.)
- cihad meriç yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli




İki dostun arasına girmek
Halid Aslan — Cum, 28/03/2008 - 16:29İki dostun arasına girmek yakışık almaz ama üstad sağolsun bir eksik yanımızı daha hem yüzümüze vurur gibi hem bir hakiki eğitmenin dersi gibi gösteriyor bize.
Önce Yüce Dost’a, sonra Habibine, Erenlere ve 21. yüzyılda dostluğun yaşanılır olduğunu hatırlatan yol arkadaşıma selam olsun.
Bizim bizi bize bırakmayan, hatırlatıcı, ikaz edici arkadaşlara ihtiyacımız var. Allah iyilerle hemhal kılsın bizi. Dostun dostlarına selam olsun
"Aramakla bulunmaz; fakat bulanlar arayanlarmış."demiş büyükler.
cihad meriç — Cts, 29/03/2008 - 06:59Biz dost olmaya talipsek Yüce Dost kapıları açacaktır. Çünkü Yüce Kitaptan anladığımız kadarıyla O' nun makamında selamdan başka söz, dostluktan daha yüce makam yok. Yine de en doğrusunu Allah bilir.
Dostluğun yitik mal haline geldiği bilinen bir gerçek; fakat kalmadı demek de doğru değil. Dostlar tükendiğinde kıyamet kopmuş olacak.
Aynı Dosta yaren olma derdi varsa halka geniştir ve araya girmek rahmettir. Biz mektuplarımızı kağıda yazmıştık ve en güzel şekilde saklayabilirdik; fakat köreltilmeye çalışılan güzel yanlarımızın artık bir kabul gibi "güven yok", "dostluk yok", "insanlık öldü" gibi kelimelerle bize empoze edildiği bu çağda, kötülük kadar iyilikte anlatılmalı ki hak bilinsin.
Çağımızda iletişim araçları ile insanların gönüllerine, beyinlerine ve bedenlerine şekil verilmeye çalışılıyor. Her şeyin ortalıkta olduğu ve bu sebeple kirli havayı solumak zorunda olduğumuz bir zaman diliminde bizlerde en yüksek şekilde hakikat bildiğimizi dillendirmeliyiz.
Böyle güzel bir paylaşım ortamı oluşturanlar elbette iki alemde de nasiplerini alacaklardır. Sanaldan hakiki dostluklarda çıkar ve çıktığını görüyoruz yeter ki samimi olalım.
Dostun, dostluğuna talip olanlar selam sözü ile kapıdan girebilir. Dostları ağırlamakta bize en büyük şereftir, yolu Aşkın ve Muhabbetin Merkezi Mevlana diyarına düşen bize ulaşsın.
Arayın bulabilirsiniz.
Selam ve dua ile...