Sayha Dergi

  • ramazan
  • 100 türk büyüğü
  • kimdir, nicedir?
  • ara
  • İletişim
Güncel › Adam Dediğin Ufku Geniş Olacak Arkadaş!

Adam Dediğin Ufku Geniş Olacak Arkadaş!

Fatih Mutlu — Cum, 04/04/2008 - 14:30

Kuralar çekildi, “Inter 5 atar, PSV’den 1 puan ancak alır, CSKA’yla 3'ncülük için çekişir” dediler.
Inter’i yendi, “Adamlar yedek kadroyla çıktı” dediler.
PSV’yi dize getirdi, “Kalesinde o kadar tehlike atlattı” dediler.
CSKA’ya kök söktürdü, “En zayıf halkaydı” dediler.
Sevilla’yı devirdi, “Carlos yok, deplasmanda en az 3 yer” dediler.
Torbadan Chelsea çıktı, “Tamam, bu kadarı da fazla” dediler.
Kadıköy’ü ‘Maviler’e dar etti, “Şansları yaver gitmese görürdü gününü” dediler.

Aylar geçti. Konuşanlar konuşmalarına devam ediyor. Gelin görün ki, Fenerbahçe’nin destansı yürüyüşü de tam gaz sürüyor işte.

***

Kimseyi takmıyor Fenerbahçe.
Rüya neymiş, gerçek neymiş, umursamıyor.
Kafasında “galip gelmek”ten başkası yok.
“Temkinli olmak”mış, “beraberlikle şeref duymak”mış, kitabında yazmıyor.
Zihni açık, ufku geniş.
Futbolcular, “Kupaya kadar gideriz” derken o kadar rahatlar ki. Çünkü aylardır “savunma” yapmıyor Fenerbahçe. İçeride de dışarıda da hücuma kalkıyor.
Karşısındaki CSKA iken de, Chelsea iken de bu değişmiyor.
“Falanca takımın kanatları çok güçlü” diyorlar, Fener adamların kanatlarını kırıyor.
“Filanca takım orta sahada süper” diyorlar, Fener işi ortada bitiriyor.

…ve en önemlisi pes etmiyor Fenerbahçe:
İlk yarıda yediyse golü “Bunun ikinci yarısı var” diyor.
Mağlup olmuşsa “Rövanşta görüşürüz” diyerek meydan okuyor.

Bu civarda hala pes etmeyen birilerinin nefes alıp verdiğini bilmek çok güzel.

***

Dünyanın en kıskanç Galatasaraylı’sı olarak Fenerbahçe’nin azmine şapka çıkarıyorum.
Dünyanın en fanatik Galatasaraylı’sı olarak Fenerbahçe’nin pes etmeyişine minnetlerimi sunuyorum.
Dünyanın en azılı Galatasaraylı’sı olarak Fenerbahçe’nin rövanş için yanıp tutuşan altın adamlarını ayakta alkışlıyorum.

***

Bir zamanlar “Avrupa’nın Devleri”nden kaç fark yiyeceğimizin hesaplarını yapanlar vardı, hala da varlar. Fenerbahçe’nin efsanevi yürüyüşünde sıklıkla karşılaşıyoruz onlarla. Ancak, yeni yeni ortaya çıkan ümitvarlık damarı onları da ıslah edecek inşallah.

Ufku geniş adamların küllüsüne selam olsun!

NOT: Bu aslında Türkiye’nin dış politikasını anlatan bir yazıydı, başlığını değiştirmişim farkında olmadan. Okuyucularımdan çok özür dilerim (F.M.)

  • Güncel
  • Fatih Mutlu yazıları
  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Benim maçla muçla işim olmaz.

Nefi Selamoğlu — Paz, 06/04/2008 - 12:43

Benim maçla muçla işim olmaz. (Emekli oldum, bir zamalar takip ederdim) Ne FB'nin ingilizlerle yaptığı maçı seyrettim ne Kayseri ile maçını. Biliyorum siz futbolun öneminden, bir zamanlar şerefli mağlubiyetler dillendirilirken şimdi "adam" gibi duruşlardan filan bahsediyorsunuz. Haklı yönleriniz bir sürü. Maksadım eleştirmek filan değil... de http://www.habervaktim.com/haberoku.php?id=15356 daki görüntülere ve diğer haber yorumlara bakınca bir Kayserili olarak hadise zoruma gitti doğrusu.

Türkiye'nin sadece 3 büyük takıma endeksli olması, her şeyin bu takımlar üzerinden yürütülmesi, Anadolu takımlarının bu "üçlü" karşısında ezilmesi (veya ezdirilmesi)... zoruma gidiyor...

Seneler önce Salih diye bir futbolcu vardı Kayseri'de. Konya'dan alınmıştı ve o zamanlar pek onun gibi abdestl futbolcu namazlı pek yoktu. Ya da haberimiz yoktu diyelim. Kayseri ile FB arasındaki bir maçta (8-0 bitmişti galiba) ve maç esansında hakemin kendilerine "lan, lun" diye hitap ettiğini, FBlilere ise "Oğuz Bey buyrun başlayın, faul kullanın" şeklinde yaklaştığını ifade ediyordu. Salih asla yalan söylemezdi ve sahada nasıl ezildiklerini (Skor ve oyun olarak değil ha) daha bir sürü örnekle anlatmıştı.

Bunların örneklerini çoğaltmak mümkün tabi... GS.nin meşhur avrupa maçlarında ve isviçrelilerle yaşadığı sıkıntılarda nasıl zorumuza gitti ise hadise bunlard da gitmeli. Evet futbol önemli bir iştir ve fakat ve hikmeti neredense hep güçlü, hep baskın taraf için "iyi" sonuçlar veriyor. Kim iyi ise yansin, hakemler ve sair etkenler olmasın. Medya taraflı haber yapmasın (gerçi her şeyde yapıyor ya hırbolar), millet "top" için kafayı yormasın. Kral ve iktidar yanlıları Real Madrid'i ayrılıkçı ve isyancılar Barcelona'yı tutmasın. Her yerde ve her an "ADALET" istiyoruz. Ak Parti bunu parti tüzüğüne koysun inanın oyları yüzde 50 daha artar.

Ey ADALET geldinse kapı filan çalmana gerek yok, baş üzere buyur...

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Nota göre yazılsa idi keşke

Fatih Mutlu — Paz, 06/04/2008 - 12:49

Notta bunun Türkiye'nin dış politikasını ilgilendiren bir yazı olduğunu belirtmiştim; iç politikayla işim olmaz; hele Türkiye ligiyle hiç olmaz. 6-7 yıl oluyor Türkiye ligi hususunda sevinmeyi, üzülmeyi, heyecanlanmayı filan bırakalı.

''Kayseri'nin Fenerbahçe'ye yenildiği'' değil, ''Fenerbahçe'nin Kayseri'yi yendiği'' bir memlekette lige kafa patlatsan ne olur, patlatmasan kim küser.

Hazır iç politkaya da girmişken: ''Durmak yok, yola devam''

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

futbol ciddi iştir fatihcim

Cesur Küçük — Cum, 04/04/2008 - 15:14

futbol ciddi iştir.fenerbahçe ciddi iştir.sivasspor ciddi iştir.

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Sivas'ı katmasak...

Fatih Mutlu — Cum, 04/04/2008 - 15:18

Sivas'ı buraya katıp katmama konusunda kararsızım. Hani, ne bileyim, Bülent Uygun çok ağız değiştiriyor, bir "Şampiyonluğa oynamıyoruz" diyor, bir "Kısıtlı bütçemizle bizi izlemeye devam edin." Eğer şampiyonluğa oynama konusunda ısrarcı olsaydı bu yazıda muhtemelen Fenerbahçe'den değil, Sivasspor'dan bahsediyor olurduk.

Üzgünüm.

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Pakdil Usta'yı burada bir kez

Halid Aslan — Cum, 04/04/2008 - 14:52

Pakdil Usta'yı burada bir kez daha anmanın zamanıdır sanırım. Ne diyordu Üstad: "Futbol önemli bir iştir baylar" Önemini artık her yerde görüyoruz. Bir endüstri halini alan futbolun engellenemez yükselişini (veya yükseltilişini) görmemezlikten gelemeyiz.

Bu işin farklı boyutu. Biz Fatih kardeşimizin yazısındaki samimiyete ve çoşkuya bakalım. Peşin kabul yok. Bunu not edelim bir kenara. Futbol başta olmak üzere oynanmamış hiç bir müsabakada peşin peşin gözde büyütme ve yelkenleri indirmek yok. Maç 3 - 0 aleyhimize ve dakika 90'da olsa hâlâ son düdük çalmamıştır ve uzatmalarda 4 gol atabiliriz. Gerekirse kurumuş ağaçtan düdük çıkarabiliriz. İsteyelim yeter. Anayasa mahkemesi kararları bile anında 8 - 4 değil 0-12 olabilir. Nasıl mı? Ufkunuzu geniş tutun Allah her daim büyüktür. Çok büyük.

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Hadi gelin

Selman Maltaş — Cts, 05/04/2008 - 15:09

Fatih'e öncelikle bu yazı için teşekkür ederim.

Bir önerim var.
Hadi gelin bu vakıaya; "El İttihad'ın uğuru" diyelim. Nasıl olur sizce?

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

El İttihad'ın rövanşı

Kerem Dağlı — Cts, 05/04/2008 - 17:22

El İttihad'ın rövanşı İstanbul'da yapılsa gerisini hayal edebilir misiniz? Yürü bre Bolu Beyi... Köroğlu merdi var. yürü...

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

El İttihat için

Fatih Mutlu — Cts, 05/04/2008 - 21:19

Bir zamanlar şöyle demişiz ''beklenen'' Fenerbahçe - El İttihat maçı için:

El-İttihat – Fenerbahçe tamam;
FENERBAHÇE – EL İTTİHAT NE ZAMAN?

3 Nisan 2007. Halep'te bir gece. Muhteşem bir gece. Onbinlerce insanın yer bulabilmek için koşuşturduğu bir stadyum. Muhteşem bir stadyum. Türkiye'den bir futbol takımıyla Suriye'den bir futbol takımı arasında oynanan bir maç. Muhteşem bir maç.

Fenerbahçe - El İttihat maçı, küçük pencereden Türkiye-Suriye ilişkileri, büyük pencereden İttihad-ı İslam ülkümüz açısından akustik bir dönüm noktasıydı. Beşar Esad'ın ve Naci Itrî'nin her zamanki zarif üslupları, Tayyip Erdoğan'ın her zamanki mütevazi aracılığı ve Aziz Yıldırım'ın hiçbir zaman unutulmayacak icabeti tarihi bir gece yaşamamıza vesile olmuştu. Tribünlerdeki Fenerbahçe bayrağının ucuna takılmış Suriye bayrağı görüntüsü fonetik bir şahlanmanın en manidar fotoğrafıydı.

Çok önceleri, Türkiye-Suriye ilişkilerinin bu seviyeye gelemeyeceği reelpolitiğe bakarak “açıklandı.” Sonra mevcut yakınlaşmanın, anlatıldığı kadar hacimli olmadığı istatistiklerle dayanarak küçümsendi. Ancak tribünlerdeki, stad dışındaki o isimsiz kalabalık [gerçek kalabalık] reelpolitik fetişistlerine de istatistik manyaklarına da hijyenik bir cevaptı.

Rüya gibi geldi geçti. Günlerce konuştuk. Havalara uçtuk. Birbirimizi kaç defa telefonla aradık bu eşsiz geceyi bir kez daha hatırlamak için. Ama yetmedi, yetmiyor, yetmeyecek, yetmemeli.

Ne zaman üç arkadaş bir araya gelsek, “bu maçın rövanşı ne zaman yapılacak?” diye sorup duruyoruz. Hakikaten, bu maçın rövanşı ne zaman yapılacak?

Âkil gazeteciler, ehil bürokratlar, yerli spor adamları harekete geçip bu maçın Türkiye ayağı için kamuoyu oluştursalar ya.

Ezeli rekabetin öbür kolu Galatasaray'ın yöneticileri “nasıl olur da Fenerbahçe gider biz gidemeyiz? Biz de Suriye'ye gitmeliyiz” deseler ya.

Futbol Federasyonu haber ajanslarına “harika bir geceydi, stadyum şahaneydi; devre arasında birkaç Türk takımıyla oraya gidip bir dostluk turnuvası düzenleyeceğiz” diye faks çekse ya.

Ve el-ân kuruluşunun yüzüncü yılını kutlayan Fenerbahçe, kutlamalar dahilinde Kadıköy'de yapılacak bir dostluk maçı için El İttihat'ı davet etse ya.

Şairin de dediği gibi bizim acelemiz yok; çok acelemiz var. Futbolun tırıvırıdan ibaret olduğunu sananlarla uğraşacak hiç mi hiç vaktimiz yok. Elimizde fosforlu kalemler, şimdiden pankartları hazırlamaya başladık:

“RÖVANŞ İÇİN YANIP TUTUŞANLARA SELAM OLSUN!”

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Galatasaray Yönetimi'ne çağrımdır!

salih demirhan — Cts, 05/04/2008 - 22:37

Her yıl Antalya'da Almanya 4. ligi takımlarıyla oynayacağınıza gelin İran, Suriye,Mısır ve Irak takımlarıyla oynayalım. Galatasaray geçmiş yıllarda bir kez Mısır Milli Takımı ile hazırlık maçı yapmıştı ama orda kaldı. Gelin bizim yani bu toprakların takımlarıyla maç yapalım.

Asya’ya vurgunum doktor, elimde değil
Afrika’ya da içim gidiyor
buram buram Buhara kokuyor düşlerim
ve çöl
ve Madagaskar
vesaire

anlıyorum doktor, Arupa bizim kaderimiz
külahım heyecanla dinliyor seni
Nil’de bir sandal olmak geçiyor içimden
ve çöl
ve Madagaskar
vesaire

Ben Galatasaray yönetimine sesleniyorum , çünkü yazardan daha azılı, daha kıskanç ve daha fanatik Galatasaraylıyım. İsterlerse Beşiktaş ve diğer takım yönetimleride üzerine alabilir

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Kategorilerden

Molla Kasım'ın Sahih Rüyaları Gülü Gülle Tartarlar Gül Kokusu Söz Ola Kişilere Dair Güncel Sorulunca Söylenenler Gonca İçe Dönüş Haberdar Tefekkür Hüzün Alanı Hür Tefekkürün Kaleleri Kimdir Nicedir Yürek Yarası Şiir Makamı Zamana Dair Hay Sızı Tanıtılanlar Kara Kalem Yazıları Berceste Gelişi Güzel Ümmet Coğrafyası Düş Vakitleri Reyhan
tamamı

Ey Oruç Tut Bizi

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderilenler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • İletişim
  • Kategoriler

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeniler
Şu an 2 üye ve 8 misafir çevrimiçi.

Çevrimiçi üyeler

  • Halid Aslan
  • Leyla Karaca
  • aayse
  • sayha78
  • Leyla Karaca
  • müşabih
  • göğe bakma durağı

Anket

Coca Cola, Pepsi vb. Ramazan Sömürüsü Yapıyor mu?:

Ramazan 2008

  • Konya Mescid Notları...
  • Geçmiş Ramazanlara Zeyl
  • Yeni Bir Dirim Habercisi: Oruç ve Ramazan
  • Ramazan-ı Şerîf ve Oruç
  • Belki Bu Bizim Son Ramazanımız Olacak
more

Son yorumlar

  • Konya'nın ruhu bir
    10 sa. 52 dk. önce
  • çocukluk işte... yazı ıçin
    11 sa. 8 dk. önce
  • Sevdanın Saf Yürekleri
    18 sa. 8 dk. önce
  • Eski ramazanları bir de
    18 sa. 11 dk. önce
  • İlk orucunu tutan bir çocuğun
    18 sa. 13 dk. önce
  • şükran kesiran mücella Ablam,
    18 sa. 23 dk. önce
  • Dişlileri yağlayarak "milli öğütüm"e devam
    18 sa. 27 dk. önce
  • aradığınız buldunuz ise
    1 gün 1 sa. önce
  • Suavi kurban niye ?çünkü sen
    1 gün 14 sa. önce
  • sorun abdülhamid değil
    1 gün 19 sa. önce

Dostlarımız

  • Dostlar
  • Bunlar da Dostlar

Tarık Tufan
Cemaat
Yenilgi
İstisnai
Kurtuba
Kâinata Mektup
Pata-Gonya
Öyküzen
Dergi-lik
Arşivdesiniz
Sanat Akademi

  • Kuşluk Vakti
  • Mecazz
  • Akabe
  • Sadık Yalsızuçanlar
  • Dergibi
  • Zemheri Edebiyat
  • Blog Dergibi
  • İsmet Özel
  • Gök Ekin
  • Edebistan
  • Yazıhane
  • Parmakucu Edebiyat
  • Duyuru - Etkinlik

  • -Temrin Eylül Sayısı
  • - Değirmen Dergisi 15. sayısında kapak konusu "Teknoloji ve İnsan" yeni
  • - "Yedi İklim" edebiyat dergisi
  • -“Bir nokta” edebiyat dergisi
  • - "Ölümsüzlüğü Tattık Bize Ne Yapsın Ölüm…"
  • - dogudan 1 YASINDA…
  • - Bir Ricamız Var!..
  • ... Devamı
  • Rehber gezintisi

    • FAQ - Sık Sorulan Sorular
    • Katılım ve Telif Bilgisi
    • Künye

    Gözdeler

    Bugün:

    • Merhamet Belleten Kedi
    • İkinci Yılında Kurtuba Dergisi
    • Ramazan-ı Şerîf ve Oruç

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2008

    • ramazan
    • 100 türk büyüğü
    • kimdir, nicedir?
    • ara
    • İletişim