Uzağa Düşülmüş Düşünceler…(Filistin)
Osman Nuri Öz — Paz, 11/05/2008 - 06:24
Aniden yankılanan bir sada kulağımda
Şeyh Ahmed Yasin’in ağzından dökülen
Barekallahu fi cuhûdikum, mu’minûn…
Filistinli kız ses verir ardından babamı istiyorum anne
Kız bir ses verir, bir daha, ardından Filistinli
Ümmî urîdu ebi, urîdu ebî, urîdu ebî…
Kapı eşiklerinde bari sen ağlama anne
Ağlama anne kapı eşiklerinde
Senin yerin gönüllerdeki tahttır
Boş ver anne, boş ver…
Vazgeçelim de biz dünyadan
Tek vazgeçmesin Rabbimiz bizden
Güneşler hep fecr-i kazib olsun
Senin yerin Cenab-ı Aşk’ın otağıdır anne
Hasreti törpüler yüreğimizi derinden,
Bizim beklediğimiz, son istasyonda
Beklediğimiz aydınlık gerçekçi güneşlerin
Güneşler yalan söyler mi anne her sabah
Masallardaki güneşi özledim anne
Hani doğunca her yer aydınlanırdı,
Anne masal güneşim nerede
Uyandığımda sahici güneşim olur musun anne?
Kılınan namaz namaz değildir fecr-i kazibte
Oyalanma olsa gerek, belki niyete göre nafile
Yalancı baharlarda yağmur gibi üşütür insanı
Narına dayanılmaz cehennem ortasında bile
Kılınan namaz namaz değildir fecr-i kazibte anne
Yalancı soytarısına inanan garip padişah gibi
Güler durur ağlayacağı yerde belki kendi haline
Tek koklamayla solan manolya misali
Anlayamaz o anda zihni şamarlayan fekeyfe kane nekiri
Öyle değil mi anne…
- Osman Nuri Öz yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli




Bizim adamlığımız adamlık
Halid Aslan — Pzt, 12/05/2008 - 17:21Bizim adamlığımız adamlık değildir fecr-i kazibte üstad. Ne kadar uzak kaldık, ne kadar benimsedik acıları. Rutine dönüştü Filistin. Sevgili dost Tarık Tufan'ın deyişiyle: "Biz çocukların öldüğü her yere Gazze diyoruz" artık. Filistin orada, acılar içinde, ölümle nefes nefese... Biz diri bir kahvaltı ile tekmil akşam yemeği arasında akşam ajansına kadar kendimiz ve kısa bir Filistin haberi ile "vah" makamındayız. Yazık.