“Irmaklarca” Şiir
bedran yoldaş — Per, 29/05/2008 - 12:32
Irmaklarca, Murat Soyak’ın ilk göz ağrısı. Yılların birikimlerini mısralara aktaran şair taşralı. Niğdeli. Niğde de doğup büyümüş. Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyat bölümü mezunu. Bir dönem “gül aydınlığı” adlı bir dergi çıkarmış. Gazetelerde kültür, sanat, edebiyat yazıları da yazmış olan şair; Yedi İklim, Düş Çınarı, Çerağ, Yitik Düşler, Ay Vakti,Likâ, Mavi Yeşil, Eğitim, Türk Dili, Yağmur, Bir Nokta, Ardıç gibi dergilerde şiir ve yazıları yayınlanmış.
Irmaklarca; İlk Kitap yayınlarının 7. kitabı olarak çıktı. Kitabın arka kapağındaki tanıtım yazısı Reşit Göngür Kalkan’ın şair hakkındaki izlenimlerine ayrılmış: “Murat Soyak’ın şiirlerinde lirik bir iyimserlik hali salıverir sizi.hayatın kısacık özetine adeta nazire yaparcasına yazdığı mısralar arasında soluklanırken alabildiğine iyimser olabilirsiniz.bununla birlikte şiirinde çağa bakış, şiiriyle çağını yorumlayış sözünü ettiğim bu iyimserlik halini gölgede bırakacak kadar yoğun ve gerçeği alabildiğine somut gözle değerlendiren bir dirilik taşır. Uzun bir zaman aralığında yazdığı bu şiirlerin ilk tanıklarından biri olarak güçlü bir şairle baş başa olduğumuzu gönül rahatlığı içinde belirtmekten kıvanç duyarım.”
Sade basit bir dille kaleme alınan şiirleri arasında gezindiğinizde, sizlerin yaşadığınızdan çok farklı olmadığını göreceksiniz. Duygu ve düşüncelerine ortak olarak yaşadıklarınızın katsayısını artıracaksınız.
Ömür sürülen coğrafyada yaşayıp gördüklerini, özlemlerini, geçmişte yaşanan ancak bugün göz ardı edilen güzel hasletlerin insan hayatından uzaklaşmasına serzenişte bulunur şair;
“bir kitap vardı evimizde/ kendi yağımızla kavrulduk/ve yandık ha koşun desek/ sesimize ses veren olurdu…”(7)
Bugün seslensek de yardıma koşanların azlığından yakınır.Beton bloklara sığdırılan Kent hayatına olan itirazını da okuyabilirsiniz:
“nasıl döneceğim bugüne / nasıl döneceğim bahçeli evden/kibrit kutusu apartman dairesine…” (9)
“ aşka kara çalan arsız çağda/bahçelerde yağmalandı/ yanlış çoğaldı kat kat…”(26)
“çok odalı yüksek evlerin var/ama yok çiçek toprak…” (12)
“can sıkıntısı ve pas çoğalmakta/ sesler çekilmiş yorgun şehir/ ev sahibi ne der / kapıları yavaş kapat”(18)
“insanı da yutar elbet/ bir hiç veren beton”(31)
diyerek dilet getirir. Modern zamanlara olan kırgınlığını dile getirirken aynı zamanda köy evleri olarak adlandırabileceğimiz bahçeli evlere olan özlemini de dile getirir, doğaya olan hayranlığını da : “ne hesap ne kaygı/ gülümseyen dost doğaya…”(38) dizeleri böyledir mesela.
Şehir yaşamının bir parçası olan tüketim savurganlığını ve özlemini şu dizelerle tenkid eder:
“tuzak vitrinlerde oynaşır…”(29)
“baba, şu yeşil araba bizim olsa..”(19)
Çocukların bisiklet özlemini ise: “zahire pazarında bir hurdacı/pas yemiş her yanı ve kırık yama/olsun,uzaktan bisiklet işte/hem binince dünyalar senin.” (45)
“…haftalıklar birikince mavi bisiklet…
… birazcık da biz binelim bisiklete…”(46)
dizeleri ile dile getirirken, bisiklet alamamanın ezikliğini çocukların içinde kalan uhde olarak yansıtmaktadır.
Şair, gelecek adına yapılması gereken şeyler olduğunu hatırlatırken hayattaki değişimin kalıcı olması gerektiğine vurgu yapar. Değişimim köklü bir şekilde yapılmadığı takdirde hiçbir anlam ifade edemeyeceğini, hem oyalama taktiği ile insanlara umut vaat edenlere hem de kendisine seslenerek şu dizelerle biz aktarır:
“sevgisizlik büyüyor insana karşı…”(13)
“uzakları yakın eden/iyi insan sıcaklığı..” (54)
“yarın diyorsun/ güzel olacakmış/ bugün güzel yaşadık mı?” (11)
Tabiata olan sevgisini kullandığı imgelerle pekiştiren şair, gelecek için de ümitvar olmamız gerektiğini vurgular mısralarında:
“susmanın vebal olduğu bilinsin
*
her vakit diri tut yüreğini”(15)
Sonuç olarak “ doğru kılığında /kanlı kelimeler çağındayız”(55) diyen şair için Reşit Güngör Kalkan’ın izlenimlerine katılmamak mümkün değil: “Güçlü bir şairle baş başa olduğumuzu gönül rahatlığı içinde belirtmekten kıvanç duyarım.”
- bedran yoldaş yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli




Murat Soyak bizim coğrafyanın
Kâni Çınar — Cum, 30/05/2008 - 19:19Murat Soyak bizim coğrafyanın genç ve güçlü kalemlerinden. Hem dost hem samimi... İnsan daha ne ister Allah'tan.
Irmaklarca yayınlandığında sağolsun Murak kardeşim imzalı bir nüsha göndermişti. İlk okuduğumda da yazınız vesilesi ile tekrar gözden geçirdiğimde de aynı tadı yani Anadolu'nun ücra bir köyünden rahmet saça saça geçen bir ırmağın; bu ırmaktan tarlalara, ağaçlara, yüreklere, kuşlara serinlik sunan bir dirliğin tadına şahit olmuştum. Sanki Mustafa Kutlu'nun şiir yazanı Murat Soyak.
Allah ikisini de bizle daim kılsın.