Sayha Dergi

  • ramazan
  • 100 türk büyüğü
  • kimdir, nicedir?
  • ara
  • İletişim
Gelişi Güzel › Bir Anadolu Sabahına Uyanmak

Bir Anadolu Sabahına Uyanmak

Bilal Atış — Salı, 22/07/2008 - 20:11

Altı mayıs, saat yediye on var. Yenibosna sanayi caddesi üzerinde Sadettin kardeşimin muhasebe bürosunda bir işimiz var. Ben vasıl olduğumda daha gelen yoktu. Randevumuz yedide. Çevrede orta ve küçük ölçekli tekstil işletmeleri var. Bunların yanında cadde üzerinde otomobil bakım, tamir, lastik tamir atölyeleri mevcut.

Vakit geçirmek için cadde boyunca yürüyorum. Kuş sesleri ara sıra geçen kamyon sesleriyle bozuluyor. Ara sıra etraftan horoz sesleri duyuluyor. Çevre ağaçlık, mevsim ilkbahar. Son günlerde etkili olan yağmur çevreyi yıkamış, ağaçlar pırıl pırıl. Yazıhaneden fazla uzaklaşmadan ara sokaklara dalıyorum. İstanbul’da dahi olsam yabancı bir semtteyim. Sanki İstanbul içinde Anadolu’dayım. Zihnime işlenmiş sokak görüntülerine benzemiyor buralar. Tek katlı, iki katlı yapıların, sanırım arsa sahiplerinin müstakil binaları olmalı, izin verdiği ölçüde oluşmuş yollar bunlar. Caddeden uzaklaştıkça yavaşça şehirden de uzaklaşıyormuşum hissi doğuyor içime.

Etrafımı kaplayan bu tek katlı, iki katlı müstakil evlerin bahçelerinde serpilen rengârenk güller tüm canlılığıyla etrafa neşe saçıyor. Bazı bahçelerde ortancalar var, daha açmamışlar. Haziranda tekrar gelmek güzel olur. Bir evin ihata duvarının üzerinde tüm haşmetiyle bir horoz çevreye hâkim olan sessizliği bozuyor. Sonra yeniden kuş sesleri etrafa hâkim oluyor. Bir anda babamın Bursa’daki köyündeyim sanki. Az sonra yaşmaklı bir genç kız çıkıyor evden, elinde bir tepsi üzerinde dört adet sade çay bardağı ve bir şekerlik. Şekerlik pembeye yakın bir renk kesme cam, sanırım Paşabahçe. Güllerin güzelliğinden horozun sesiyle kendime geldim. Hanım kızın elindeki çay tepsisi bahçede eğreti bir masaya gidiyor, gözünün birinle de hafifçe bana baktığını hissediyorum. Kaçar gibi eve dönüyor. Elinde demlikle çıkıyor az sonra. Demlikten çıkan buharın içinde kayboluyorum. Şehrin göbeğinde bu ne saadet. Demliği de masaya bırakıp dönerken göz göze geliyoruz. Hafifçe pembeleşiyor çehresi. Ben de utanıyorum. Uzaklaşıyorum evin yanından.

Zaman içerisinde yolculuk mümkün olmasa da, mekân içerisinde bir yolculuktayım sanki. O anki ruh halim çok gerilerde kalmış bir İstanbul’a ait. Bakırköy’ünde eskiden ahşap evlerin bahçelerinde böyle sabah sefaları, kahvaltı keyifleri yaparlardı. Ben yaşamadım. Yaşayanlara yetiştim. Semtimde de kaç tane ahşap ev kaldı ki? Değişik duygular içerisinde geziniyorum, kâh eski İstanbul kartpostallarındayım, kâh bir Anadolu kasabasında. Sokağın sonundaki bir tekstil fabrikasının ucube gürültüsü hemen nerede olduğumu hatırlatıyor. Yenibosna’nın şehirleşmemiş, Anadolu kimliğini muhafazaya çalışan bir noktasındayım.

Yan sokaktan yazıhaneye dönüyorum, gelmiş olabilirler. Yeşillikler içinde bir başka ev. Avluda bir tavuk ve civcivler ha bire toprağı eşeliyorlar. Etraf yemyeşil, bahçeyi kuşatan eğreti çit çiçeklerle bezenmiş. Çiçekleri elimle okşuyorum. Kopartasım gelmiyor. Çiçeklerden yükselen koku yine kendimden geçiriyordu ki, caddeden geçen bir su tankerinin havalı kornasıyla irkiliverdim. Yenibosna’da bir sabah saatinde bu kadar duygusallık yeter. Güne güzel başladım dilerim güzel geçer.

Bilal Atış
b.atış73@gmail.com

  • Gelişi Güzel
  • Bilal Atış yazıları
  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Nerden nereye? ( Kusura bakma İstanbul )

Eshabil ZAVRAK — Per, 24/07/2008 - 21:04

Selam olsun.

Ben, hergün Güneşli-Bakırköy arasında gidip geliyorum. İstikametim boyunca siz gibi zaman ve mekan alemlerinde yolculuğa çıkmışcasına dalıyorum kimi anlarda. Kız kulesine uğruyorum, Kocasinan'dan geçerken ve Galata'yı seyrediyorum E-5 boyunca.. Bir yanda İstanbul, diğer yanda Anadolu. İki gözüm, İki Gözüm topraklara ayrılıyor da gönlüm birinden ayrılıp bir diğerine gidemiyor. İkisinde kalıyorum, ikiye bölünüp..

Güzel oluyor ve kimi zaman acı. Nereden nereye dercesine içerleniyorum kimi zaman, kimi yerde..
Onu bunu bilmem, İstanbul öyle bir mekan ki.. Zaman kafa tutuyor adeta, değişmeyeceğim dercesine. Değiştiremezsin(iz) beni diyor Sultan Ahmet'i, Şeyh Galip'i, Çemberli Taş'ı, Galata'sı ve Lale'lerini daha bir kucaklayarak.

Ama...

Diğer yandan Bana ne yaptınız? diyor. İçerleniyor adeta yıkılmaya, yok olmaya yüz tutmuş ahşap evleriyle. Ve Beton binaların göğe değen başlarıyla.. Nereden, nereye.. ve kim bilir daha nerelere?

Adı bilmem ne ama Fatih yürekli kaç insan yaşar İstanbul'da ve kaç Ulubatlı aynı hissiyat ile burçlara diker gözlerini. Hoş, zaman, o zaman değil. Hal, o hal değil.. Olmasında, olmalı mı yoksa? Orasını bilemem ama bildiğim birşey var;

Sayın Güçer Kafa'nın sözleri geldi aklıma:

'Kusura bakma İstanbul..'

Selam ve dua ile..

Ah Min'el-aşk

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Kategorilerden

Zamana Dair Gelişi Güzel Gül Kokusu Gonca Şiir Makamı Söz Ola Tefekkür Hay Sızı Gülü Gülle Tartarlar Kişilere Dair Haberdar Yürek Yarası Reyhan Hayret Makamı Kara Kalem Yazıları Hür Tefekkürün Kaleleri Sorulunca Söylenenler Hüzün Alanı Düş Vakitleri Güncel Berceste Kimdir Nicedir Tanıtılanlar Ümmet Coğrafyası İçe Dönüş
tamamı

Ey Oruç Tut Bizi

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderilenler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • İletişim
  • Kategoriler

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeniler
Şu an 0 üye ve 0 misafir çevrimiçi.
  • aLi İhsan
  • seeral
  • aayse
  • sayha78
  • Leyla Karaca

Anket

Coca Cola, Pepsi vb. Ramazan Sömürüsü Yapıyor mu?:

Ramazan 2008

  • Konya Mescid Notları...
  • Geçmiş Ramazanlara Zeyl
  • Yeni Bir Dirim Habercisi: Oruç ve Ramazan
  • Selam Sana Ey Ramazan!...
  • Ramazan-ı Şerîf ve Oruç
more

Son yorumlar

  • şiire uyumak böyle bir şey olmalı
    7 sa. 59 dk. önce
  • sevgili aynur yavuz, bir
    8 sa. 19 dk. önce
  • sayın kani çınar, teveccüh
    8 sa. 22 dk. önce
  • halid abi teşekkür ederim
    8 sa. 23 dk. önce
  • şükran kesiran
    12 sa. 11 dk. önce
  • Gayet özgün bir şiir
    12 sa. 47 dk. önce
  • Memleket Çocuklarına İthaf
    15 sa. 23 dk. önce
  • Herkesin düşündüğü "bilinen"i
    15 sa. 29 dk. önce
  • "Her insanda" diyor Montaigne
    15 sa. 39 dk. önce
  • Konya'nın ruhu bir
    1 gün 7 sa. önce

Dostlarımız

  • Dostlar
  • Bunlar da Dostlar

Tarık Tufan
Cemaat
Yenilgi
İstisnai
Kurtuba
Kâinata Mektup
Pata-Gonya
Öyküzen
Dergi-lik
Arşivdesiniz
Sanat Akademi

  • Kuşluk Vakti
  • Mecazz
  • Akabe
  • Sadık Yalsızuçanlar
  • Dergibi
  • Zemheri Edebiyat
  • Blog Dergibi
  • İsmet Özel
  • Gök Ekin
  • Edebistan
  • Yazıhane
  • Parmakucu Edebiyat
  • Duyuru - Etkinlik

  • -Temrin Eylül Sayısı
  • - Değirmen Dergisi 15. sayısında kapak konusu "Teknoloji ve İnsan" yeni
  • - "Yedi İklim" edebiyat dergisi
  • -“Bir nokta” edebiyat dergisi
  • - "Ölümsüzlüğü Tattık Bize Ne Yapsın Ölüm…"
  • - dogudan 1 YASINDA…
  • - Bir Ricamız Var!..
  • ... Devamı
  • Rehber gezintisi

    • FAQ - Sık Sorulan Sorular
    • Katılım ve Telif Bilgisi
    • Künye

    Gözdeler

    Bugün:

    • İki Nur İki Serzeniş
    • Merhamet Belleten Kedi
    • j'ye kınalı diller

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2008

    • ramazan
    • 100 türk büyüğü
    • kimdir, nicedir?
    • ara
    • İletişim