Sayha Dergi

  • ramazan
  • 100 türk büyüğü
  • kimdir, nicedir?
  • ara
  • İletişim
Mekanlara Dair › “Bursa'da - İkinci - Zaman…”

“Bursa'da - İkinci - Zaman…”

M.Nuri Bingöl — Pzt, 04/08/2008 - 05:55

-Muhterem Recep Altepe ve Servet Hocaoğulları’na-

Bursa’yi ilk gelişim 1978 Yaz’ı. ÖSYM’ye Gaziantep’te bir “dost iklimini” teneffüsle birlikte girdikten sonra, önce Ankara’ya, sonra da Bursa’nın güzide ve tarih kokan , ama ihmal edilmiş, ama “şehirlikten çıkarılmış kozmopolit görünüşüne atmıştık kendimizi.

“ Atmıştık.” diyorum, çünkü yalnız değildim. Ortaöğretimdeki öğrencilik yıllarımda candan dostluğunu çok sık yaslandığım şimdi tıp doktoru (mütehassıs) arkadaşı, Müslüm'ü yol arkadaşı olarak seçmiştim kendime. Şimdiki yolculuğumda, Muhterem M. Ali’yi seçmem gibi tıpkı…

Osmanlı tarafından inşa edilen ya da fethedilen bütün şehirler gibi, Bursa da bir sur içi şehir. Osman Gazi’nin oğlu Orhan Bey’e;

“- Oğul, Prusha’yı al, gülzar et!..” demeden önce, etrafı surlarla kapalı kendi içine yumulmuş bir merkezdi.
Bursa’nın Osmanlı tarihindeki yerini, yeniden inşasını ve – hakiki manada- şehirleşmesini bir roman tadında mevzu alan S. Servet Hocaoğulları’nın “Kül ve Aşk”ı, belki de bu yüzden elimde. Kitaba:

“ Bir düş gördüm: Kırmızı Hat…Mavi Kuşak.

Ey şehir!.. Yüzüne kezzap dökülmüş güzel!... Sana ağıt yakmak bile senin kalbini kırar.

‘ Ruh kanatlarını açabildiği genişlikte beden ister.’

Kim ne istedisenden, bunu (bir tek ben) biliyorum. Çünkü sırrına erdim senin: Çok az şehir senin kadar insanı, hayatı, medeniyeti, imparatorluğu ve ‘şehir’i anlatır. İsmi ile müsemmasın sen.” ( Kül ve Aşk, s. 9) şeklinde yapılan giriş, eserin ruhu sanki, hülasası gibi.

Bursa “ fetih”ten önce, bir mezbelelik gibi olmasa da, yaşanmaz kılınmış bir kent. Sanki bir şehir değilde bir içkalenin insan ruhunu ezici karargah binası. Kişilere, ancak kenti savunan surlara taş olacak bir madde gözüyle bakılır olmuş. İnsan unutulmuş, insanlık unutulmuş.

“Bursa’yı aç, gülzar yap!” emri belki değil, mutlaka bu şuur ve idrakten olmalıdır.

Yine “Kül ve Aşk” eserine dönelim:

“Önce içimizdeki çocuk öldü. Sonra çekildi yüreğimiz gözlerimizden.
Önce içimizdeki çocuk öldü. Sonra çekildi masumluk ellerimizden.
Önce içimizdeki çocuk öldü. Sonra çekildi inancımız benliğimizden.
Önce içimizdeki çocuk öldü. Sonra çekildi mavilik gökyüzünden.
Önce Şehir öldü içimizde. Sonra yeşillik çekildi bahçelerimizden. Önce lekeler düştü şehrin yüzüne. Sonra kuşlarımız bayılır oldu.
Ve önce biz çekildik ahitlerimizden, bizi ağlatan şiirlerimizden, sözleştiğimiz elçilerden, beklediğimiz müjdelerden. Ve önce biz çektik ellerimizi kurmak için bedel ödediğimiz bu şehirden.”
(s. 147)

Bu satırlar söylemek istediğimin tam bir enmuzeci. Bursa’nın fetihten sonraki imar hamlesinin bir menzeri de son beş yılda hayat sahnesine geri döndürülen ve “hayata kazandırılan” Gökdere Medresesi, Muradiye Hamamı, Timurtaşpaşa Külliyesi, Irdandı Köprüsü, Karabaş-i Veli Tekkesi, Eski İpek Han’ı, Orhan ve Osman gazi türbelerini, restore edilen Uzun Çarşı’yı gezerken, “Bursa’da zaman”ı tekrar okuyor gibi olduk.

Buraları incelerken bize – ailemle beraber- rehberlik eden, Kayınbiraderim Hüseyin Bozkan ve eşine teşekkürü bir borç biliyorum.İkisi de Bursa’da mukim olduklarından, rehberliğimizi seve seve yaptılar.

“ Bursa gibi bir şehirde yaşamak, üstelik de yönetici olarak yaşamak herkes için büyük bir sorumluluktur. Çünkü Bursa, bu şehirde olduğu kadarşehrin dışında da yaşamakta, temsil edilmektedir. Daha çok Bursa dışında yaşayan bir kente hizmet etmek, ancak bu yönünü kavramakla mümkün olacaktır. Bu bilinçle yaklaşık 4 yıl içinde hem Bursa, hem de Türkiye sınırlarını aşan çalışmalara imza attık. Bu gün artık bu şehir, eskiden olduğu gibi bugün de Bursa’dan çok Bursa dışında yaşamakta, temsil edilmektedir. Ama ne ile?.. Elbette, yüzyıllardan süzülüp gelen evrensel manası ile. Gerek Osmanlı medeniyetini teşkil eden atalarımızın torunları, gerekse Osmanlı’dan önceki medeniyetlerin mirasçıları olarak bizler, Bursa’yı Bursa yapan bu bilinci iyi kavramalıyız. Üzerinde oturduğumuz bu mirasın sorumluluğu, bu kentte yaşayan herkesin ortak sorumluluğudur.” ( Bursa’da İkinci zaman, s. 3)

Osman Gazi İlçesi Belediye Başkanı Muhterem Recep ALTEPE’nin, belediye yayını eserin önsözünde izah ettiği bir hal ile karşı karşıyayız. “Aşığa Bağdat yakındır.” İnsan bir işe “muhabbetle” ve “şevk” ile girişmeyegörsün, son yıllardaki ülkemizin umumi manzarası gibi, Bursa’nın da, bilhassa Bursa’nın “esas” merkezi “suriçi”ni de ( Tophane ve civarı) barındıran Osman Gazi İlçesi’ndeki “farklılaşma”, çok insan gibi şahsımı da şaşırtıp şükre yolluyor. YAPTIĞIMIZ PEK ÇOK - maddi ya da manevi- FEDAKARLIKLARI HELAL ETTİRİYOR.

Muhterep Altepe ile danışmanlarını “bu kentle alakalı” daha fazla iktidar gerektiren vazifelerde görmeyi istemek de gönül ve vicdan vecibemiz.

  • Mekanlara Dair
  • M.Nuri Bingöl yazıları
  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

BURSADA ZAMAN

canan — Pzt, 04/08/2008 - 13:47

Yeşil Türbesini gezdik dün akşam,
Duyduk Bir musikî gibi zamandan
Çinilere sinmiş Kur'an sesini.
Fetih günlerinin saf neşesini
Aydınlanmış buldum tebessümünle.

İsterdim bu eski yerde seninle
Başbaşa uyumak son uykumuzu,
Bu hayal içinde... ve ufkumuzu
Çepçevre kaplasın bu ziya, bu renk,
Havayı dolduran uhrevi ahenk.
Bir ilah uykusu olur elbette
Ölüm bu tılsımlı ebediyette
Belki de rüyası büyük cetlerin,
Beyaz bahçesinde su seslerinin

  • yorumlamak için giriş/kayıt gerekli

Kategorilerden

Tefekkür Hüzün Alanı Berceste Gonca Tanıtılanlar Güncel Hür Tefekkürün Kaleleri Ümmet Coğrafyası Gelişi Güzel Gül Kokusu Kimdir Nicedir Yürek Yarası Reyhan Kara Kalem Yazıları Söz Ola Gülü Gülle Tartarlar Haberdar Zamana Dair Kişilere Dair Hayret Makamı İçe Dönüş Düş Vakitleri Sorulunca Söylenenler Şiir Makamı Hay Sızı
tamamı

Ey Oruç Tut Bizi

Üye girişi

  • Üyelik başvurusu
  • Şifremi unuttum

Gezinti

  • Son Gönderilenler
  • Site Rehberi (Yol Haritası)
  • İletişim
  • Kategoriler

Üyelerimiz

  • Çevrimiçi
  • Yeniler
Şu an 1 üye ve 0 misafir çevrimiçi.

Çevrimiçi üyeler

  • Murat Soyak
  • aLi İhsan
  • seeral
  • aayse
  • sayha78
  • Leyla Karaca

Anket

Coca Cola, Pepsi vb. Ramazan Sömürüsü Yapıyor mu?:

Ramazan 2008

  • Konya Mescid Notları...
  • Geçmiş Ramazanlara Zeyl
  • Yeni Bir Dirim Habercisi: Oruç ve Ramazan
  • Selam Sana Ey Ramazan!...
  • Ramazan-ı Şerîf ve Oruç
more

Son yorumlar

  • şiire uyumak böyle bir şey olmalı
    8 sa. 16 dk. önce
  • sevgili aynur yavuz, bir
    8 sa. 36 dk. önce
  • sayın kani çınar, teveccüh
    8 sa. 39 dk. önce
  • halid abi teşekkür ederim
    8 sa. 40 dk. önce
  • şükran kesiran
    12 sa. 28 dk. önce
  • Gayet özgün bir şiir
    13 sa. 4 dk. önce
  • Memleket Çocuklarına İthaf
    15 sa. 40 dk. önce
  • Herkesin düşündüğü "bilinen"i
    15 sa. 46 dk. önce
  • "Her insanda" diyor Montaigne
    15 sa. 56 dk. önce
  • Konya'nın ruhu bir
    1 gün 7 sa. önce

Dostlarımız

  • Dostlar
  • Bunlar da Dostlar

Tarık Tufan
Cemaat
Yenilgi
İstisnai
Kurtuba
Kâinata Mektup
Pata-Gonya
Öyküzen
Dergi-lik
Arşivdesiniz
Sanat Akademi

  • Kuşluk Vakti
  • Mecazz
  • Akabe
  • Sadık Yalsızuçanlar
  • Dergibi
  • Zemheri Edebiyat
  • Blog Dergibi
  • İsmet Özel
  • Gök Ekin
  • Edebistan
  • Yazıhane
  • Parmakucu Edebiyat
  • Duyuru - Etkinlik

  • -Temrin Eylül Sayısı
  • - Değirmen Dergisi 15. sayısında kapak konusu "Teknoloji ve İnsan" yeni
  • - "Yedi İklim" edebiyat dergisi
  • -“Bir nokta” edebiyat dergisi
  • - "Ölümsüzlüğü Tattık Bize Ne Yapsın Ölüm…"
  • - dogudan 1 YASINDA…
  • - Bir Ricamız Var!..
  • ... Devamı
  • Rehber gezintisi

    • FAQ - Sık Sorulan Sorular
    • Katılım ve Telif Bilgisi
    • Künye

    Gözdeler

    Bugün:

    • İki Nur İki Serzeniş
    • Merhamet Belleten Kedi
    • j'ye kınalı diller

    Sayha Dergi © (1990) 1998 - 2008

    • ramazan
    • 100 türk büyüğü
    • kimdir, nicedir?
    • ara
    • İletişim