Kişilere Dair
Yakın dönem 'can pazarı'nda erdem arayışı
Ayşenur Bulut — Cum, 01/08/2008 - 00:00
Kitap okumak tutkuya dönüştüğünde artık buna kader dersiniz ve ölene kadar da bu tutkuyla yaşarsınız. Daha detaylı olarak bu tutkuyu irdelemeyeceğim. Herkesin kendi tutkusu/aşkı kendine göre bir tarif içeriyor çünkü. Ancak an olur ki, geçici de olsa, bu tutkunun zayıfladığı olur.
Kitaba karşı bir isteksizlik başgösterir ama yine de ellerinizin boş olma halinin dayanılmaz hafifliğinden kurtulamazsınız. Bu haleti ruhiye kendini bende gösterdiğinde benim bir çözümüm var: Hüseyin Rahmi Gürpınar okumak.
Geçdi Siham-ı Kaza
Nefi Selamoğlu — Cum, 18/07/2008 - 02:58
17. asrın ilk yarısında yaşamış bir cevelan. Kaside üstadı. Erzurum’un Hasan Kal’ası’nda doğduğu için kaynaklarda Erzenü’r – rûmi Ömer Bey veya Erzurumi Ömer Efendi diye kayt altına alınmış. Üstad’ın çocukluğu ve gençliği hakkında hemen hemen hiç bir şey bilmiyoruz. Tıpkı yaşamları ile iz bırakan ve ölümlerinden sonra meşhur olan diğer üstadlar gibi. Eserlerinden ise iyi bir tahsil gördüğü, Arapçayı ve özellikle Farsçayı çok iyi bildiği, o dönem şartlarına rağmen Fars Edebiyatını yakından takip ettiği anlaşılmaktadır.
Tarihçi Ali’nin “Mecma’ul – Bahreyn”inde iyi yetişmiş, zeki bir genç olarak tanıtılan Üstad, önce “Darrî” (zarara mensup, zararlı) mahlasını almışken sonradan “Nef’î” (yarara mensup, yayarlı) mahlasını kullanmaya başlamış. Kim bilir nedir hikmeti?
Doğmunun 800. Yılında Nasreddin Hoca
M.Nihat Malkoç — Salı, 15/07/2008 - 05:28
Türk mizahının tartışmasız en büyük ismi olarak kabul edilen Nasreddin Hoca, insanları gülmekten kırıp geçiren fıkralarıyla özdeşleşmiştir. Onunla kıyaslanabilecek başka bir mizah ustası ne Türkiye’de ne de dünyada vardır. Hoca güldürürken çok kere de düşündürür insanları. Bu açıdan bakınca ona nüktedanlığının yanında filozof da diyebiliriz.
800. doğum yıldönümünü idrak ettiğimiz Nasreddin Hoca’yı yıllar eskitememiştir. Onun mizah yönünü ön plana çıkaranlar İslamî ilimlerdeki birikimini göz ardı ediyor. Oysa O dinî bilgisi ve birikimi temayüz etmiş bir kişidir. Onun içindir ki “hoca” sıfatına layık görülmüştür. İlk gençlik yıllarında Seyyid Mahmud Hayranî ve Seyyid Hacı İbrahim’den dersler almıştır. Daha sonra, aldığı bilgileri “hoca” sıfatıyla öğrencilerine aktardığı söylenir. Kadılık yaptığı da ileri sürülen görüşler arasındadır. Kendisiyle ilgili bilgiler son derece azdır.
Necla Pekolcay da Geçti Dünya Üzerinden…
M.Nihat Malkoç — Pzt, 07/07/2008 - 14:54
Güzel insanlar bizleri dünya gurbetinde yalnız koyup birer birer göçüyor. Doğumlar da devam ediyor bir yandan ama gidenlerin yerleri kolay kolay dolmuyor. Yaşlı dünyamız her geçen gün asaletinden bir şeyler kaybediyor. Yıldızlar güneşini yitirince karanlığa gömülüyor mekân… Dünyamızın yıldızları mesabesinde olan ilim ehlinin göçü, değerlerin de göçünü hızlandırıyor. Onun içindir ki âlimin göçü âlemin göçü olarak görülüyor.
Doktrin
Fatih Özkonyalı — Paz, 15/06/2008 - 18:00
(Güneyli Çocuğa)
işte
kovuldum cennetinden
haram da yemedim üstelik
ardından
üçüncü intihar mevsimine kalkan
bir trene sürgün yedim
aldırmadım
bin gece feda ettim bir fırtınalı denize
ışığı şiiri tedirgin bıraktım
Kayserili Beş Çağdaş Müfessir - 5. Şaban Piriş
Osman Gerçek — Per, 12/06/2008 - 15:52
1965 Yılında Kayseri Hisarcık Beldesinde doğdu. İlk okulu Kayseri’de Orta ve Liseyi Kayseri İmam Hatip Lisesi ve İstanbul Bakırköy İmam Hatip Lisesi’nde tamamladı. İlkokuldan itibaren kendisini ‘İslami Eğitim’ alanında ‘gönüllü’ olarak yetiştirmeye gayret etti. İmam Hatip yıllarında Abdulaziz Beki ve Abdullah Saraçoğlu hocalardan ders aldı, özel gayreti ile Arapça öğrendi.
Ahir Zaman Şairi…
Kâni Çınar — Çar, 11/06/2008 - 09:32
“Kendinden sonra yazmaya başlayan genç müslüman şairlere hangi özellikleriyle yol göstermiş olursa olsun, O'ndan sonrakiler O'nda ders alınacak bir taraf bulacaklardır. Hem şiirin kendine mahsus kaliteleri bakımından, hem müslüman bir şairin dünya hayatındaki temayülleri bakımından.”
İsmet Özel’in bu çok bilinen ve maksadı tam ifade eden düşüncelerindeki bir husus, uzun seneler Zarifoğlu adı anılınca hemen ictimaya koştu yüreğimde. Kendinden sonrakiler… Ne kadar düşündüm Zarifoğlu’nun, “kendinden sonra gelen”ler için bu kadar “biz”den olmasının sebeplerini. Yazar gibi yaşaması mı, ansızın aramızdan sıyrılıp gitmesi mi, “Okuyucularla “ bölümünde yazdıkları mı, “Yaşamak” mı, “Şiirler” mi… Sebep? Ben Zarifoğlu okumalarıma “Bir Değirmendir Bu Dünya” ile başladım. Nice zaman sonra peşine takılıp gitmelerimin sebebini de burada buldum. İbrahim Tenekeci’nin Süleyman Çobanoğlu şiiri için bulduğu sebepten başkası değildi bu: Samimiyet.
Kayserili Beş Çağdaş Müfessir - 4. Kemal Ersözlü
Osman Gerçek — Salı, 03/06/2008 - 11:58
Aslen Kayserili bir aileden olup, 1962 yılında Pınarbaşı’nda doğdu. Sümer Lisesi’nden sonra 1985 yılında Fırat Ün. Veterinerlik Fakültesi’ni bitirdi. Üniversite yıllarında sistemli olarak başlattığı ‘Kur’an okumaları’nı Kayseri’de de devam ettirdi. 1988 Yılında onbeş günlük yerel olarak yayınlanan Kayseri Gündem Gazetesinde fikir yazıları yazdı. 1988 yılında evlendi, bir yıl sonra kızı, Solingen’de dünyaya geldi. 1990 Yılında Almanya’ya yerleşti. Kısa bir süre işçi olarak çalıştıktan sonra, Avrupa Müslümanlarıyla beraber, ‘Kur’an Okumalarını’ sürdürdü.
Kara Kıtanın Özgürlük Savaşçısı: Malcolm X
adige batur — Cts, 31/05/2008 - 08:22
“Aslanlar kendi tarihçilerini çıkarana kadar, av hikâyeleri
her zaman avcıyı övecektir”
(Afrika atasözü)
Malik El- Şahbaz… Onu ilk gördüğümde bir sinema sahnesinin tam ortasındaydı. Kendi filminin içinde, siyahın en öfkeli tonunda… Denzel Washington, Molcolm X rolündeki unutulmaz performansıyla o filmde bana çok şey anlatmıştı. Sonra hayatını okudum, resimlerini gördüm. Muhammed Ali, ringlerde fırtına gibi eserken Malcolm arkasında dimdik duruyordu…
Kayserili Beş Çağdaş Müfessir - 3. Recep İhsan Eliaçık
Osman Gerçek — Salı, 27/05/2008 - 15:29
1961 Yılında İncesu’da doğdu. Yörede sevilen Kerimoğlu Hoca’nın torunu. İlk, orta, lise tahsilini Kayseri ve Kırşehir’deki değişik okullarda tamamladı. Aile içinde başladığı İslami eğitimini arkadaşlarıyla beraber sürdürdü. Ortaokul ve Lise yıllarında MTTB ve Akıncılar gibi İslami gençlik grupları içinde aktif rol üstlendi. 12 Eylül’ün hemen öncesinde Yahyalı Gençlik Kampında bir grup arkadaşıyla basıldı ve en çetin darbe döneminde bir yıl Mamak Askeri Cezaevi’nde kaldı. İlk çıkarıldığı mahkemede beraat etti (1981).




Son yorumlar
10 sa. 36 dk. önce
14 sa. 18 dk. önce
14 sa. 26 dk. önce
15 sa. 6 dk. önce
1 gün 3 sa. önce
1 gün 3 sa. önce
1 gün 11 sa. önce
2 gün 4 sa. önce
2 gün 4 sa. önce
2 gün 7 sa. önce