Zamana Dair
Doğu’nun “Batı” Tutulması
Nadir Marmara — Per, 24/07/2008 - 06:20
Günümüz Müslümanlarını, XVIII-XIX. Yüzyılın Müslüman seleflerinden ayıran özellik hem çok kaba, hem de pek anlaşılabilir içerik göstermemektedir. En büyük kabalık şudur: XVIII. Yüzyılın Müslümanları için “gelişme”nin önünde bir engel olarak görülen şeyler; günümüz Müslümanlar için gelişmeyi destekleyen bir etken olarak görülmektedir. Anlaşılması bir yığın güçlüklere bağlı olan şey ise, günümüz Müslümanlarının XVIII. Yüzyıl Müslümanlarıyla “Müslüman” ismi dışında hiçbir bağlarının olmadığıdır. Çağdaş Müslümanlık asla tekil anlam taşımıyor. Yani bugün için “bir İslam alemi” hayali bir coğrafya olmasa da; hayali bir söylemdir.
Hayatın Kapalı Anlatımları
herguncel — Salı, 01/07/2008 - 07:25
Gidiyoruz gündüz gece. Zaman ne kadar eli çabuk, bir çırpıda görüveriyor işini. Değişimleri bile fark edemiyoruz. Sihirbazlar zamanın bu hünerini kıskanıyor olmalı. Dün bir bugün iki, dünyada olduğumuzu daha yeni anlamaya başlamıştık ki; yol çoktan yarılanmış, ellerimiz ilişkilerimizin kanına bulanmış, düşler darmadağın edilmiş, geride kaç cevapsız soru bırakmışız, kimmişiz neymişiz bilememişiz.
Birden bire büyüdük, güle oynaya hem de. İple çektik okul bitimini, bir işe girmeyi, evlenmeyi; çocuğumuzu bekledik, ardından onun büyümesini, daha neler neler bekledik.
Dünden Bugüne Vakıf Medeniyeti
M.Nihat Malkoç — Çar, 25/06/2008 - 07:49
İslam inancında mülkün sahibi Allah’tır. İnsanlar sadece emanetçidirler. Belli bir süre imtihan edilmek için dünyaya gönderilen insan, bütün davranışlarından sorumludur. Malımızı nasıl kazandığımız ve nerede harcadığımız elbette sorgulanacaktır. Helal yollardan kazanılmayan ve yerinde kullanılmayan para, kişinin başına dert olabilmektedir. Malvarlığımızı insanların hayrına kullanmak manevi mertebemizi yükseltir.
Eylül
sükûti — Paz, 22/06/2008 - 11:13
Yüzün gibi soldu bütün yapraklar
Anlaşıldı mevsim seni de aşar
Gözünün feri gibi söndü yıldızlar
Zannetme ki akar boşuna zaman...
- sükûti yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
Görüntülerimin Görüntüsü
Mehlika Toyga — Paz, 01/06/2008 - 09:12
“Taşta
bir görüntü uyuklar, görüntülerimin görüntüsü,, Nietzsche
Sensizlik bir şehir olsaydı dedim,
Sensizdim, o şehri yakmaya geldim…
Ya Susarsa
herguncel — Pzt, 26/05/2008 - 14:45
Durdum ve ufka bakıyorum. Ne muhteşem bir belirsizlik bu! Şu uzaktaki ince şeffaf çizgiyi görmesem; denizle göğün birleştiği, denizin gök olduğu bir yer olduğunu tüm cehaletimle savunabilirdim. İşte o çizgi, beni sıyırmanın eşiğinden geri döndürüyor. Orada, ufukta bir yerlerde denizin ve göğün birleşerek, iç içe geçerek birbirine karıştıkları inancına o şeffaflık engel oluyor. Suskuyla çığlık arasındaki o zar, o kıldan ince sırat…
Kapılar
Zehra Arslan — Pzt, 19/05/2008 - 13:10
zikrin melul bir hançere saplanmış kelam
yiğitliğin, sus olduğum gözlerinde hicran
yokluğun acılığı hayatıma ziyan.
kapıların kapanma ruhunu akledemeyen isyan
zindanın kalbine aşkın hallerini hapseden sen...
beklenmedik bir anda kalbime nisyanı yükleyenken
suretin , ahvalin tüm benliğime hükmederken.
gecenin suskunluğuna ayrılık gözyaşlarını ekerken
Mahşer
Kâni Çınar — Çar, 14/05/2008 - 10:22
Köşebaşına bırakılmış şüpheli bir paket gibi bakıyorsun bana.
Avucumda bir resim. Rüzgar estikçe çoğalıyor. Acı bir öykü anlatır gibi bakıyor rüzgara.
Herkes taş kesiliyor. Işıklar sönüyor. Yıldızlar sönüyor. Oysa titreyen ayaklarım çığlık atarak sürgüne duran bir daldan başkasına ram olmamıştı.
Sıkıntım artıyor.
Temmuz, ter ve tuz.
Kaf'ın Ardından Geldi Yaz
Kâni Çınar — Cts, 12/04/2008 - 09:26
Yaz geldi, ne güzel!..
Nice güzelliklerle geldi yaz.
Ne güzel şey hissetmek ve hissettiğinin farkına varmak!
Neden yaz beni sert rüzgarlara tutulmuş uçurtma kılıp ta uzaklara çocukluğuma götürür? Neden yazla beraber oruclu ağızlarla serin cami şadırvanlarına, bir ikindi vakti atıverir beni? Hâlâ ayrımına varamam çocukluğum mu güzeldi, çocukluğumun yazları mı?
Yaş Kemale Eriyor
Halid Aslan — Paz, 23/03/2008 - 07:27
Fazla yazamıyor artık. Bir sigara dumanı gibi gelip gidiyor düşünceler. Sımsıkı yapışıyor aslında mısralar birbiri ardınca yüreğin bamteline. Dokunamıyorum. Dokunsam incinecek korkusu sarıyor bakışlarımı. Göçmen kuşlar neden yüksek uçar, neden ses vermez ansızın gelen ölüm? Mezar taşları daha kaç baharı büyütür yosun tutan yüzlerine? Bilmiyorum.




Son yorumlar
10 sa. 45 dk. önce
14 sa. 27 dk. önce
14 sa. 35 dk. önce
15 sa. 15 dk. önce
1 gün 3 sa. önce
1 gün 3 sa. önce
1 gün 11 sa. önce
2 gün 4 sa. önce
2 gün 4 sa. önce
2 gün 7 sa. önce