Derkenar
Belgelerin Diliyle Yassıadanın Karakutusu
Mustafa Ali Küç... — Salı, 06/07/2010 - 14:54
14 ekim 1960 da başlayan Yüksek Adalet Divan’ında gerçkleştirilen yargılamalar 11 ay devam etti. 592 sanıktan 228 i için idam cezası istendi.
İlk dava Afgan Kralının Celal Bayar’a hediye ettiği köpeğin hayvanat bahçesine satılmasıyla ilgili köpek davasıydı.
Adnan Menderes’in ilk yargılandığı dava ise Bebek Davasıydı. Ayhan Aydan’dan olduğu iddia edilen çocuğu öldürtmekle suçlanıyordu. Ardından 17 dava daha açıldı.
Temel Mesele Nedir? Karayazı
mustafa celep — Salı, 06/07/2010 - 14:49
Meselesi olan dergi!
Karayazı soruyor: Bu toprakların temel meselesi şiir midir?
Merkezin dışında ‘öteki’ bir dergi
Adana’da Ersun Çıplak ve Cuma Duymaz yönetiminde çıkan iki aylık edebiyat dergisi Karayazı, 11.sayısına ulaştı. Doğrusu şaşırmadım diyemem. Şaşkınlığım şundan: Son dönemde yayınlanan dergilerdeki ‘meselesizlik’ o dergilerin temel karakteristiği haline geldi. İşte ‘merkez’in dışındaki ‘öteki’ dergilerden olan Karayazı, ‘meselesi olan’ dergi durumunu yayınlanan son sayısıyla daha bir belirgin kıldı.
Gazze'de Bir İşgal Yaşanıyor!
mahmutcelalozmen — Pzt, 05/07/2010 - 13:09
31 Haziran 2010'da, işgalci Yahudi varlığı tarafından saldırıya uğrayan İHH. Gemisi Mavi Marmara'da 9 kişinin ölümü ile sonuçlanan olayın üzerinden günler geçmiştir. Dünyayı ayağa kaldıran hararetli ortamdan geriye sadece havada uçuşan, hiçbir yaptırım gücü olmayan, basit, cüce demeçlerin titrek ve korkaksı seslerinin yansımaları kalmıştır.
Gazze'ye düzenlenen insani yardım birileri için iyi niyetler çiziyor olabilir fakat asıl gerçek bu değildir. Duyguların kabardığı ortamlarda insanlar asıl gerçeklerden ya uzak kalır veya gerçekleri görmek istemezler. Bu olayda da böyle olmuştur.
Üstad Ferîd Kam
Nefi Selamoğlu — Çar, 30/06/2010 - 08:15
Ömer Ferit Kam, 1 Şaban 1280/ 11 Ocak 1864'te İstanbul'da Beylerbeyi'nde doğmuştur.
Ülkemizde yetişen ilk doktorlardan Gazi Ahmet Muhtar Paşa'nın oğludur, dedesi ise Çankırılı Deli Kurtoğulları'ndan Sadık Efendi'dir. Annesi, Çankırılı Molla Kuzu ailesinden Emin Efendi'nin kızı Fatma Fıtnat Hanım'dır.
Ahmet Muhtar Paşa, Sultan II. Abdülhamit ile tanışmış ve beraber tavla oynayacak kadar samimiyet kurmuş, daha sonra saray doktorluğuna atanmıştı. Kendisi ilim ve sanat adamlarını sever, onları konağında ağırlardı. Bu toplantılara Giriftzen Âsım Bey, Hacı Faik Bey, Kemençeci Vasilâki, Neyzen Salim Bey ve Tamburî Ali Efendi gibi sanatkârlar katılırdı. Bu toplantıları yakından takip eden Ferit Kam, Tamburî Ali Efendi'den tambur dersleri almıştır. Bu musikî toplantılarının tesiri Ferit Kam'dan onun oğlu Ruşen Ferit Kam'da kendisini göstermiş ve önemli bir kemençe üstadı olmuştur.
Av Partisi
Taha Nevruz — Çar, 23/06/2010 - 09:10
"Siz ne dediğinizi bilmiyorsunuz? diyor Duck karşısındaki adama. Adam cevap veriyor: "Evet" diyor, "Çünkü biz Birleşmiş Milletleriz."
Simon Hunt'un serzenişi de ayrı bir hikaye: "Bizim gazeteci olarak iki günde bulduğumuz bir savaş suçlusunu sizler 5 yıldır nasıl bulamazsınız"
Bosna dramının kısmi yansıması film. Radovan Karadzic yakalanmadan önce çekilmiş olması "gerçeklik" yönünü öne çıkarıyor. Sırp savaş suçlularının yakalanması konusunda başta Abd olmak üzere dünya kamuoyunun önde gelen aktörlerinin ikiyüzlü yaklaşımını eleştiren film, alışılageldikten farklı bir yaklaşım sergilemektedir.
Seyretsek başımız göğe mi erer? Yok, ermez. Seyretmeseniz de ermez. Ama her şeye sağır olmak "dünyaya kapatır" bizi.
Konusu azıcık şöyle:
Ticaretin Ofsayt Golü
Halid Aslan — Pzt, 21/06/2010 - 19:12
“Ticaret aracılığıyla Afrika’yı medenileştiriyoruz” buyuruyordu beyaz efendi.
Kendi kıtası dışındaki kıtaları “ticaret” yaftası ile ehlileştiren Avrupa Beyazı aslında şöyle diyordu: “Medeniyet aracılığıyla Afrika’yı ticarileştiriyoruz.”
Lanet İngilizler kuzeyde Kahire’den başlayıp en güneyde (şimdilerde Dünya Kupası oynanan) Cape Town’a kadar bütün Afrika’yı boydan boya kat eden bir sömürge koridoru oluşturmaya çalışıyordu. Pazarlıklar, pazarlıklar… Kurtarıcı büyük efendiler ve altlarında emirlerine amade koca bir kıta: Afrika.
"Bir tek Muhsin Yazıcıoğlu yoktu"
Fatih Mutlu — Per, 17/06/2010 - 19:23

Filo hareket etmeden önce "Gemiye bir tane Bakan bindirebilsek çok iyi olur" diyordum.
Sonra "Bir iki milletvekili de olur" demeye başladım.
En sonunda Avrupalı vekillerle yetinmem gerektiğini anladım.
Ümmet'e Dair - 1
Yavuz Selim — Cum, 11/06/2010 - 12:14
İngiltere, yüzlerce Afgan çocuğu sınır dışı ediyor
18 yaş altı toplamda 4 bin 200 sahipsiz çocuğun iltica başvurusunda bulunduğu İngiltere'de, bu çocukların geldikleri ülkeleri geri gönderilmeleri için belli bir program takip edilecek. Buna göre İngiliz hükümeti, ayda 12 ilticacı çocuğu Afganistan'daki merkeze yerleştirmeyi planlıyor. Burada çocukların topluma yeniden kazandırılmaları için destek verilecek.
Sezai Karakoç Derse Böyle Der
SayhaDergi.com — Paz, 06/06/2010 - 21:54
Büyük Şair Sezai Karakoç'un son olaylara dair yayınladığı basın bildirisi bir manifesto, bir isyan, bir akl-ı selimin tespitleri, bir gönül berraklığı ve aşk kokuyor. Sayha okurları ile paylaşıyoruz. Lütfen dikkat!... On defa dikkat:
BÜYÜK MİLLETİMİZE
Milletimizin başına sık sık gelen bin bir mûsibetten birini daha yoğun bir şekilde yaşadık. Bu, ne ilk, ve maalesef ne de sondur. İslâm Dünyasında, yönetimleri ve aydınları kuşatan büyük, âdeta sınırsız olan gaflet devam ettiği sürece, başa gelen bu tür belâ ve felâketler azalmaz, artarak çoğalır ve daha tahripkâr olur ve daha çok zarar verir.
Gönüllü insanların ve kuruluşların donatıp yönettiği yardım gemilerine yapılan bu saldırı, sadece, sözüm ona bir devletin kendi başına tertipleyip gerçekleştirdiği saldırısı değil, kendi aralarındaki Soğuk Savaş’ı sona erdirdikten sonra, düşman ilân ettikleri İslâm’a, Batı’nın açtığı TOPYEKÜN SAVAŞ’ın bir gecelik enstantanesi olma özelliğini taşımaktadır.
Bu Apaçık Bir "Fetihtir"
İrfan Setenci — Cts, 05/06/2010 - 08:42
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
إِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحًا مُبِينًا (1)
لِيَغْفِرَ لَكَ اللَّهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِكَ وَمَا تَأَخَّرَ وَيُتِمَّ نِعْمَتَهُ عَلَيْكَ وَيَهْدِيَكَ صِرَاطًا مُسْتَقِيمًا (2)
وَيَنْصُرَكَ اللَّهُ نَصْرًا عَزِيزًا (3)
هُوَ الَّذِي أَنْزَلَ السَّكِينَةَ فِي قُلُوبِ الْمُؤْمِنِينَ لِيَزْدَادُوا إِيمَانًا مَعَ إِيمَانِهِمْ وَلِلَّهِ جُنُودُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَكَانَ اللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا (4)
لِيُدْخِلَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا وَيُكَفِّرَ عَنْهُمْ سَيِّئَاتِهِمْ وَكَانَ ذَلِكَ عِنْدَ اللَّهِ فَوْزًا عَظِيمًا (5)
1. Biz sana doğrusu apaçık bir fetih ihsan ettik.
2. Böylece Allah, senin geçmiş ve gelecek günahını bağışlar. Sana olan nimetini tamamlar ve seni doğru bir yola iletir.
3. Ve sana şanlı bir zaferle yardım eder.
4. İmanlarını bir kat daha arttırsınlar diye müminlerin kalplerine güven indiren O'dur. Göklerin ve yerin orduları Allah'ındır. Allah bilendir, her şeyi hikmetle yapandır.
5. (Bütün bu lütuflar) mümin erkeklerle mümin kadınları, içinde ebedî kalacakları, zemininden ırmaklar akan cennetlere koyması, onların günahlarını örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir kurtuluştur.
