Berceste
Elma kurdu
gürbüz ünal — Per, 07/08/2008 - 08:12
Elma kurdu zavallıcık
Merhamet de takınır hemencecik insanoğlu
Bir azcık sevdiğinde
Bir de çok dövdüğünde
Vurunca vurulur
Sevince sevilir
Ne iyi silah
Savaşlarımıza sulh.
Dille silah,silahtan dil
Namlusuna sürerse merhametini
Ölmeyen nemiz kalır ki,
Ölmeyen, temiz kalır.
Ezher ve Serçeye dair
Şahan Çoker — Pzt, 21/07/2008 - 08:18
Hangi göğe anlatsam şimdi seni
Desem ki o bir çılgın
Menekşeye benzetiyor geceyi
Şu yıldızı da güya
o koymuş buraya
Kim inanır
Zaten yoklardan,
Bir var
Çıkar mı Ezher
sobe
gürbüz ünal — Paz, 20/07/2008 - 06:10
Kibrin kafiri
Hangi libaslasın
El değirmeni dönen çark
Ufalan ufuktan
Afaki can teli
Ciğersiz kediler
Ete rağbet ete hürmet
Zulmün ayak sesleri
Evler beton denizi
Balık adam nefesi
Ciğerparesi bir kül kedisi.
- gürbüz ünal yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
Çocuk Haklıydı
Hasan Erkan Karaman — Çar, 16/07/2008 - 06:29
Çocuk haklıydı
Kapıyı kırarken
Kapı denen illet
Her gün kapatılmaz ki
Suçu buysa elbette haklı
Suya düşen bir parça ekmek
Suyu kirletmez ki
Telmihe cevap
gürbüz ünal — Cum, 04/07/2008 - 07:19
Arayıp da bulmak seni
Kasvetli gündüzler doğuran bu şehirde
Üç kelimeyle varlığını söyleyivermek, seni
Varlığın ritmi
Varlığın ateşi
Varlığın suyu.
Karşı ins
gürbüz ünal — Cum, 13/06/2008 - 13:46
Karşılar , hey karşılar!
Beyzademin düğünü var,duydunuz mu;
Lalelerle süslenmiş gelin arabası
Namazlığa oturtulmuş naylon bebek
Kalabalıkla civelek işte
Kendinde bulamadığını arıyor ins.
Yavan laflar def çalar
Ilgıtıyla esir düşer mahşerine
Dokunak yine de salkım söğüt
Ya da iblisle sırdaş bu böğür.
Kırmızı kuşak bağlarız
Tasasız bir ömür
Ayransız tas da ned’ceen!
Zılgıtlarla şişer avurtlar
Gece kesilirken gün esir
Yaman bellenir bulgurun üstünde yenilen
Hoşaf zahmetsiz,hemen yerine geçer.
Üç Anahtar (II.Bölüm)
Şahan Çoker — Cts, 07/06/2008 - 23:05
Köşe başına bırakılmış, şüpheli bir paket gibi bakma bana öyle... Ben artık pimi çekilmiş bir bombayım...
Sokulup anılarına hıçkırıyordun
Gözlerinden duydum seni
Şiirin sıcak döşüne yaslayıp ismini
Üç anahtarın,üç kapısını
Gösterdim sana,
Gösterdim, içimde kabaran cenneti
Sanmıştım gelensin
O gelen ki bize Tanrı emaneti
- Şahan Çoker yazıları
- yorumlamak için giriş/kayıt gerekli
- tamamı
Kırkından Sonra
Hasan Erkan Karaman — Cum, 30/05/2008 - 11:36
Bütün utançların bir hışımla durur yüzünde
Öylece yol alır
Binbir meşakkatli tövbelerde
Kırkından sonra
Kırkından sonra taş ve pamuk aynıdır
Yare ulaşır diye tutturduğun türküler
Yürek sızlatmaz olur
Delikanlılıkta bağrını verdiğin rüzgar
Hayallerini yıkar başına
Kırkından sonra
Çıldırtan Şiir
Şahan Çoker — Çar, 21/05/2008 - 10:00
Ben tütün sarısı,
Sen göz karası
Bizdedir artık, çıldırmanın sırası
Biliyoruz
Çıldırırsak Mısralarımızı yakıp
Gazete kupürlerine tapacaklar
Ama kanırtacak varlığımız körfezi
Sırf Sabah Tez Olsun Diye
Şahan Çoker — Çar, 07/05/2008 - 12:47
Sırf sabah tez olsun diye
Anlatıyorum bu hikayeyi
Bir ırmak yavrusuna
Deniz nasıl tarif edilirse
Öyle anlatıyorum
Nefesim esiyor dumanında dağların
Okşayabilir mi diye saçlarını
Zaten yok aşıkların




Son yorumlar
10 sa. 42 dk. önce
14 sa. 24 dk. önce
14 sa. 32 dk. önce
15 sa. 12 dk. önce
1 gün 3 sa. önce
1 gün 3 sa. önce
1 gün 11 sa. önce
2 gün 4 sa. önce
2 gün 4 sa. önce
2 gün 7 sa. önce